| Konu: | Barış Pınarı Harekâtı bölgesinde şehit düşen Piyade Uzman Onbaşı Harun Çınar ile Pençe-3 Harekâtı'nda şehit düşen Piyade Sözleşmeli Er Alpaslan Kurt'a ve Hakkâri ilinde silah kazası sonucu yaralanarak şehit olan jandarma personeline Allah'tan rahmet dilediğine, kazalar neticesinde hayatını kaybedenlerin şehit sayılmaması ya da uzuv kaybına uğrayanların gazilik haklarından birebir yararlanamaması sorununu Meclisin dikkatine sunduğuna, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü'ne, Dünya Down Sendromlular Judo Şampiyonası'nda altın madalya kazanan Talha Ahmet Erdem ile Doğukan Coşar'a ve gümüş madalya kazanan Mehmet Can Topal'a teşekkürlerini sunduklarına, 27 Kasımda Türkiye ile Libya arasında imzalanan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası'na, Anayasa Mahkemesinin verdiği kararlara, HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'a rahatsızlığı nedeniyle yapılan uygulama özelinde cezaevlerindeki sağlık hakkını mercek altına alacaklarına, termik santrallere filtre takılma |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 25 |
| Tarih: | 03.12.2019 |
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, size ve Meclisimize başarılı, verimli bir hafta dileyerek sözlerime başlamak istiyorum.
Barış Pınarı Harekâtı bölgesinde şehit olan Piyade Uzman Çavuş Harun Çınar ile Irak'ta devam eden Pençe-3 Harekâtı sırasında şehit olan Piyade Sözleşmeli Er Alparslan Kurt'un ve yine bugün, Hakkâri'de, yol kontrolünde bir jandarma personelinin silah kazası sonucunda yaşamını yitirdiğini öğrenmiş bulunuyoruz. Her 3 şehidimize de Allah'tan rahmet diliyorum.
Tam bu aşamada, çatışmaların dışında, birliklerinde kazalar sonucunda hayatını kaybedenlerin şehit sayılmaması gibi bir sorun ve yine benzer durumlarda uzuv kaybına uğrayan kişilerin gazilik haklarından aynen yararlanamaması gibi bir sorun çok sıkça iletiliyor. Bu konuyu da bir kez daha Meclisimizin dikkatine sunuyorum.
Yine bugün, Dünya Engelliler Günü. Bugün, elbette bu konuya dikkat çekecek konuşmalar olacak ama en çok engellilerle ilgili dikkat çeken, yüzümüzü güldüren, göğsümüzü kabartan haberler aldık. Dünya Down Sendromlular Judo Şampiyonası'nda judocularımız Portekiz'de 2 altın, 1 gümüş madalya kazandılar. Altın madalya kazanan Sevgili Talha Ahmet Erdem ve Doğukan Coşar'a ve gümüş madalya kazanarak göğsümüzü kabartan Mehmet Can Topal'a teşekkürlerimizi sunuyoruz.
Bugün Dünya Engelliler Günü, 3 Aralık. Bugün grup toplantımızda Sayın Genel Başkanımız kürsüye çıktığında, kürsüye Engelliler Konfederasyonu Başkanı Sayın Turhan İçli de çıktı ve Sayın Genel Başkanımıza engellilerin sorunlarıyla ilgili bir dosyayla, çözüm önerilerini ve partimizden, siyasetten bu konudaki beklentilerini ilettiler. Sayın Genel Başkanımıza iletilen dosya grubumuzun ev ödevidir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bu konuda gerekli çalışmaları yapıp gerekli kanun değişikliklerini teklif ettikten sonra, daha önceki yıllarda olduğu gibi, siz Değerli Başkanlık Divanımızın da takdirleriyle, yönlendirmeleriyle, katkılarıyla 5 grubun bu konuda el birliğiyle, güç birliğiyle bu sorunları çözmesi gerekmektedir. Bu konuda grubumuzun kararlılığını buradan tutanaklara geçirmek isterim.
Sayın Başkan, geçen hafta Libya'yla yapılan bir anlaşma Türkiye'nin ve dünyanın gündemine geldi. Yaptığımız çeşitli açıklamalarda da bu anlaşmayı son derece olumlu bulduğumuzu belirttik. Bunun Meclis'e gelecek olmasını önemsiyoruz. Meclis'e gelecek olan bu anlaşmanın, gerek Dışişleri Komisyonunda gerek Meclis'te yapılacak görüşmelerinde olumlu katkı vereceğimizi ve bu konunun bir an önce Birleşmiş Milletler gündemine alınmasının, orada okunmasının Türkiye'ye stratejik ve taktik bir hamle üstünlüğü sağlayacağı öngörüsüyle bu konuda grubumuzun kararlılığını ifade ediyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Özellikle Adalet ve Kalkınma Partisi Grubunun bu konuda hassasiyet göstermesini, ilgili teklifin bir an önce Dışişleri Komisyonuna ulaştırılmasını önemsediğimizi ifade etmek istiyorum.
Geçtiğimiz hafta, Anayasa Mahkemesi bir dizi karar verdi. Vermediği kararlara üzüldük, verdiği kararları, partimizi haklı çıkardığı için, Adalet ve Kalkınma Partisini tarih önünde mahkûm ettiği için değil, Türkiye hukuksuzluktan hukuk devletine doğru, en azından bir adım hukuk devletine doğru yaklaştığı için önemsiyoruz. Özellikle güvenlik soruşturması gibi konularda, iktidara yakın basının, partimizi ve Anayasa Mahkemesi üyelerini hedef gösteren açıklamalarını ayıpladığımız söylüyoruz. O Anayasa Mahkemesi, OHAL'de, istedikleri her kararı "Sen OHAL diyorsan ben içine bakmam." deyip, o olağanüstü hâl dönemindeki hukuk dışı uygulamalarına yol açarken alkışlayanların...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Devam edin Sayın Özel.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - ...yüzlerce maddeden "Bu kadar da olmaz." dedirten maddeleri reddediyor olmasına ve iptal ediyor olmasına karşın, bu tahammülsüzlüğü anlamak mümkün değildir. O Anayasa Mahkemesi ki çoğunluk üyeleri tarafınızdan seçilmiş, tarafınızdan önerilmiş ve Meclis ya da halk tarafından seçilmiş Cumhurbaşkanları tarafından atanmıştır, bunun da altını çizmek isteriz.
Bir diğer konu, Halkların Demokratik Partisinin seçilmiş Eş Genel Başkanı Sayın Selahattin Demirtaş'ın büyük bir sağlık sorunu yaşadığını, sağlık sorununa kendisine hücresinde refakat eden arkadaşının müdahale ettiğini, daha sonra da bir hafta süreyle kendisinin sağlık hakkından mahrum bırakıldığını dün öğrenmiş bulunduk. Merkez Yönetim Kurulu toplantısında gelen bu bilgi üzerine, MYK'mizin kararıyla bir genel başkan yardımcısı, bir kardiyolog milletvekilimiz ve bir hukukçu milletvekilimiz görevlendirildi.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Devam edelim.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bugün heyetimiz Edirne'de gerekli çalışmaları yapıyor ve Sayın Demirtaş'ın ziyaretinde bulunmayı ve bu konudaki hassasiyetimizi kendisine iletmeyi, kamuoyuyla paylaşmayı önceliyor. Cezaevi komisyonu raporuyla, hasta tutuklu ve hükümlüler konusunda yıllarca çalışmış bir milletvekili ve bir grup başkan vekili olarak, sağlık hakkının ve özellikle mahkûmların sağlık hakkına erişiminin Türkiye'nin en önemli insan hakları sorunlarından bir tanesi olduğunun altını çiziyor, Sayın Demirtaş'a yapılan uygulama özelinde, cezaevlerindeki sağlık sorunları ve sağlık hakkına, ilaca erişimle ilgili bütün uygulamaları yeniden mercek altına alacağımızı, yeniden bu konuyla ilgili çalışmaları başlattığımızı ifade etmek istiyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayalım.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, son olarak, dün Cumhurbaşkanı ve Adalet ve Kalkınma Partisinin Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan beş buçuk yıllık görev süresi boyunca kendisine tanınan bir anayasal hakkı ilk kez kullandı ve bir kanunu veto etti. Öyle bir kanunu veto etti ki sekiz yıldır kendi partisinin kendi bakanları tarafından ilçelerimizi, illerimizi zehirleyen termik santrallere baca takılmasıyla ilgili "Bu, son süre uzatma." denmesine rağmen, hep son gün gelen, muhalefetin itiraz ettiği ama iktidar partisinin "Takmamışlar. Ne yapalım? Enerji de lazım. İşsizlik mi olsun? Bir kere daha uzatıyoruz." dediği bir kanunu on gün önce aynı yakarışlarla biz söylerken... "Bu maddeyi geri çekin." diyorsunuz, Sayın Grup Başkan Vekili Mehmet Muş'un "Uzatılmazsa 15 bin kişi işsiz kalır, bunun vebali var." "Efendim, uzatılmazsa elektriksiz kalırız, bunun vebali var..."
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayalım Sayın Özel.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - "...Bakanlık çalışma istiyor. Bu sene termin koyduk, süre koyacağız. Aksini istemek millî menfaatlere aykırıdır." sözleri ve kendisini destekleyen diğer bir grubun da "Efendim, süre verilmek zorunda. Nasıl verilmemesi düşünülür?" söylemleri içinde, algı operasyonlarıyla, manşetten desteklerle, onunla, bununla burada büyük bir öz güvenle bu maddeye Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu oy verdi. Yalvardık, oy verdi; yakardık, oy verdi; "Yapmayın." dedik, oy verdi. Bizim milletvekillerimiz kendi ilçelerinde, Afşin Elbistan'da, Seyitömer'de, Tunçbilek'te, Orhaneli'de, Yatağan'da, Soma'da, Kangal'da, Çayırhan'da, Kemerköy'de, Yeniköy'de yaşayan bebeğin ciğerini hatırlattı; o ciğeri bazı kalpler düşünmedi, bazı beyinler orada devreye girmedi; o parmak KOAH hastaları için kalkmadı, kanser tehlikesi için kalkmadı.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlıyoruz.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Mehmet Muş kaldırdı -saraydan gelen talimat- hep beraber oy verdiler. Sonra bir infial oldu, bir tepki oldu; millet dedi ki: "İYİ PARTİ, Halkların Demokratik Partisi, CHP bu kadar duyarlı davranıyor da benim seçip yolladığım milletvekili neden buna uygun oy kullanmıyor?" Ve yapılan tüm kamuoyu çalışmalarında bu konuda Adalet ve Kalkınma Partisine duyulan tepki... "Neyse, bir imkân var canım, Meclis grubunu da biz oluşturduk, yürütmenin başı da biziz, veto ederiz, bu işten sıyrılırız..." Veto edildi... Vallahi, vetonun kendisinden memnunuz ama mesele demokratik açıdan ele alındığında hepimizin, bütün Meclisin demokratik bir alzaymır olması lazım.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Özel, tamamlıyoruz.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sizin "Ya, arkadaşlar, evet, haklısınız." demeniz için... Çünkü bir bakıyorsunuz, geçen gün burada şevkle el kaldıranlar dün akşam Twitter'dan Cumhurbaşkanına teşekkür ediyor. Kardeşim, maddenin iptali doğruysa on gün önce niye el kaldırdın? On gün önce vicdanınla karar veriyorsan on gün sonra Cumhurbaşkanına hangi vicdanla alkış tutuyorsun? Yaşanan mesele, siyasi şizofrenik bir hâldir. Ya, nasıl oluyor? Ne değişiyor? Nasıl oluyor da aynı maddeye on gün önce yalvarmamıza rağmen "evet" oyu kullananlar on gün sonra kişilik değiştiriyor? Siyasi şizofreni... (AK PARTİ sıralarından gürültüler)
AYŞE KEŞİR (Düzce) - Güçler ayrılığı...
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Ben öneriyi saraydan...
BAŞKAN - Lütfen tamamlayalım Sayın Özel.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Burada hanginize sorsak "Efendim, yürütmenin de bir bildiği var, elektrik lazım." Son bir kez olsun termin koyacakmışız, iyi olacakmış.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Son kez söz veriyorum, lütfen toparlayalım Sayın Özel.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Vatandaşın yüzüne bakamaz hâle gelince "Minareden at beni; in aşağı, tut beni." Saraydan talimat, "evet" oyuna kalkan eller sarayı alkışlıyor, vetoyu alkışlıyor. (CHP ve İYİ PARTİ sıralarından alkışlar) Bu kabul edilemez.
Bakın, biz, veto eden Cumhurbaşkanına, bu gruba yaptığınız yanlış yönlendirme, termik santral lobisine teslimiyetiniz, sizin bakanlarınızın yaptığı iş yanlıştı, grubunuzu yanlış yönlendirdiniz, verilen bu son imza doğrudur diyoruz.
Peki, siz ya, yüz yüze bakıyoruz, şu İYİ PARTİ Grubuna, şu CHP, şu HDP Grubuna bakıp da bir kere olsun ya "Bu sefer de siz haklısınız. Biz, gelen talimata uyduk ama gerçekten siz doğruyu söylüyormuşsunuz, bizim aklımız ancak saraydan gelen talimatla vicdanımızı..."
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bitiriyorum Başkan, son...
BAŞKAN - Lütfen Sayın Özel...
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - "Biz, milletvekili gibi, elimizi vicdanımıza koyup parmağımızı özgürce kaldırmadığımız için, sizin milletin menfaatine sözlerinize kulağımızı kapattığımız için, sizin halksever duruşunuzu görmediğimiz için sizin yüzünüze bakmakta zorlanıyoruz." mu diyeceksiniz yoksa, sarayın parmak vekilleri olarak, verilen talimata göre kalbinizi, aklınızı dinlemeden parmak kaldırmaya devam mı edeceksiniz; bunu merak ediyoruz. (CHP ve İYİ PARTİ sıralarından alkışlar)