| Konu: | HDP Grubu önerisi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 23 |
| Tarih: | 27.11.2019 |
HDP GRUBU ADINA MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Tahir Elçi, barışın elçisi, barışı isterken dört yıl önce -yarın 4'üncü yılı doluyor- 28 Kasım 2015 tarihinde, kameraların önünde katledildi.
Dört yılda ne oldu? Fail bulundu mu; hayır. Şüpheli var mı; hayır. Dava açıldı mı; hayır. Peki, bu konuda Hükûmetin o dönemin Başbakanı Davutoğlu, Adalet Bakanı, Başbakan Yardımcısının yapmış olduğu açıklamalar orta yerde duruyor mu; evet. İşte bu nedenle, bu önergemizi kabul etmenizi gerçekten çok önemsiyoruz. Neden? Tahir Elçi, vurulmadan dakikalar önce "Biz, bu tarihî bölgede, birçok medeniyete beşiklik etmiş, ev sahipliği yapmış bu kadim bölgede, insanlığın bu ortak mekânında silah, çatışma, operasyon istemiyoruz." dedikten sonra katledildi. Evet, dört yıl değil, aslında dört saatte bu cinayet aydınlatılabilir çünkü kameralar var, bütün basın mensupları orada ve veriler, şu anda bile istense dört saatte bulunabilir.
Tahir Elçi, benim 1987'den beri arkadaşım. Ben Dicle Üniversitesine 1986 girişliyim, o 1987 yılında girdi. Biz birlikte okuduk, birlikte avukatlık yaptık, birlikte Diyarbakır Barosu yönetiminde görev yaptık, birlikte insan hakları mücadelesi verdik, birlikte "adalet" "hak" "hukuk" dedik ve ölümünden bir gün önce de üç saatlik bir sohbetimiz olmuştu, daha dün gibi hafızamda.
Tahir Elçi önce ne yapıldı? Bu topraklarda Hrant Dink'ten bildiğimiz bir formülle, önce hedef göster, sonra linç et, sonra ölsün, suikasta kurban gitsin.
İşte, şu var ya, linçten bir tanesi: "Doğan'ın Terör Propagandası Yaptığı RTÜK Tarafından Belgelendi."
Yüzlerce, binlerce yıldır hukukçular "terör" kavramını reddederler ama "terör" kavramı üzerinden bir linç kampanyası yapıldı. Şu anda Demirören bu linçe maruz kalmaz ama şu, o dönemde Tahir Elçi'nin CNN Türk'te katıldığı televizyon programından sonraki linç görüntüleri.
Hele şu paçavra! Hele şu paçavra! Ölümünden sonra "Al Sana Terör" diye manşet attı. Aslında "Biz öldürdük." dedi. Aslında, bu manşet öldürmenin itirafıdır. Tahir Elçi'nin daha kanı yerdeydi, daha defnedilmemişti.
Değerli milletvekilleri, olay tarihinde Davutoğlu bir açıklama yaptı, aynen söylüyorum: "Bu olay mutlak surette aydınlatılacak, bizim dönemimizde faili meçhullere izin vermeyiz. Hedef sadece Tahir Elçi değil, Türkiye'dir." dedi. Bekir Bozdağ bizzat eşini ziyaret etti. Numan Kurtulmuş "Failleri bulacağız, bu hunharca suikastı kabul etmiyoruz." dedi.
Ama ne oldu? Soruşturmada, şu ana kadar... Avukat arkadaşlarla sürekli görüşüyoruz. En son İngiltere merkezli bir uzman kuruluşa bir rapor hazırlatıldı geçen yıl, daha bir yılı dolmadı ve o raporda bütün ayrıntılar tetkik edilerek Tahir Elçi'yi vuran kurşunun 3 polis memurundan 1'ine ait olduğu söylendi yani aslında şüphelileri aydınlattı. Bu dilekçe verildi. Bu polis memurlarını tanık olarak dinleyen bir savcılık var. Henüz sanık değiller, sanığı bırakın şüpheli bile değiller fakat bir yıldır o dilekçe dosyada ve daha o polis memurlarının şüpheli sıfatıyla ifadeleri alınmadı.
Geçenlerde kamuoyuna çok önemli bir bilgi yansıdı -ne kadar biliyorsunuz bilmiyorum- Adli Tıp raporuna ilişkin. Hem de -basından aldım bunu, doğruluğu teyitlidir- Adli Tıp Kurumu Adli Bilimlerde Genetik Doktoru olarak çalışan Mehtap Altuğ bir açıklama yaptı. Çok uzun bir açıklaması var DNA incelemesine ilişkin, eküvyon çubuklarına ilişkin ve son bölümü şöyle, diyor ki: "Biz, UYAP veri sistemine girdik çıkan bilgileri ama Ömer..." İsim veriyor ama ben isimleri burada söylemeyeyim cevap hakkı doğmasın diye. "Kurum Başkanının verdiği talimatla bu DNA tespitleri dosyadan ve UYAP sisteminden çıkarıldı." diyor. Hâlâ bu konuda da bir yanıt verilmiş değil.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla) - Başkan, buna biraz müsamaha gösterseniz...
BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.
Buyurunuz.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla) - Tahir Elçi cinayetini yargı ortaya çıkarmıyor ama biz araştırabiliriz. Ona ilişkin bütün kamera kayıtları karartıldı. Polis kamerasında on üç saniyelik bölüm yok. Olay yerini gören tek kamera ortadan kaldırıldı ve bütün taleplere rağmen açığa çıkarılmıyor. Ben iki gün önce Adalet Bakanına Plan ve Bütçe Komisyonunda sordum, direkt sordum. Tahir Elçi dosyasına ilişkin gelişmelerden haberdar mısınız, neden faili meçhule doğru gidiyor dedim. Sayın Bakanın açıklaması: "Savcılarımıza güveniyoruz, soruşturma gizlidir ve devam ediyor." Şimdi bu açıklamayı ben bizi izleyen yurttaşların takdirine bırakıyorum.
Eğer bir ülkede bir cinayet işlenmişse ve bu bir baro başkanıysa, bu daha önce hedef gösterilip linç edilmişse, Hrant Dink ve yüzlercesi gibi sonra da hayatından olmuşsa ve fail bulunmuyorsa fail devlettir, fail korunuyordur, fail açıklanmıyordur. Bunun başka hiçbir izahı yok.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla) - Gerçekten bitireceğim.
BAŞKAN - Tabii, buyurun, tamamlayın.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla) - Tahir Elçi bütün hayatını cezasızlıkla mücadeleye ayırdı. İnsan hakları, cezasızlıkla mücadele ve barış savunucusu. Şu anda, onun şahsında barış katlediliyor, cezasızlık tırmanıyor. Onun takip ettiği dava dosyaları tek tek beraatle sonuçlanıyor. Ben bütün milletvekillerine parti ayrımı gözetmeksizin söylüyorum: Lütfen, barışa, barış sözlerine atılan bu silaha hayır diyelim. Lütfen, Tahir Elçi'nin katillerinin korunmasına izin vermeyelim. Bu araştırma önergesiyle araştırma komisyonu kuralım ve olay yerine hep birlikte gidelim, orayı araştıralım, o Dört Ayaklı Minarede'ki açıları birlikte tespit edelim.
Son olarak, Tahir Elçi'nin çok sevdiği bir sözle, seni unutmayacağız...(x)
Teşekkür ediyorum. (HDP sıralarından alkışlar)