GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Dijital Hizmet Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:19
Tarih:19.11.2019

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Ülkenin an itibarıyla ekonomisini çok fazla konuşmaya gerek yok aslında. İşçilerimizden, emeklilerimizden iş adamlarımıza kadar büyük bir kriz içerisindeyiz. Milyonlarca vatandaşımız, şirketler icrada. Ama çok daha büyük bir sıkıntı var, çek mağdurları. Şimdi, Meclisle bazı verileri paylaşmak istiyorum: 2018 yılı sonu itibarıyla 589 bin karşılıksız çek var. Bu çeklerin tekil kişi sayısı 52 bin. 2019 yılı Eylül ayı itibarıyla 456 bin karşılıksız çek var, yine 46 bin tekil kişi var. 2018 yılı sonu itibarıyla 456 bin icra ceza davası açılmış, bu davaların 225 bini karara bağlanmış, 190 bin dava diğer yıla devrolmuş ve bugün bu davalarda 31.790 kişi mahkûm edilmiş.

Çek mağdurlarından bir örnek vermek istiyorum: Bakın, çek sahibi. 275 tane çek kullanmış, 265 tanesini ödemiş, 10 tanesini ödememiş, beş yıl hapis cezası almış. Bu adil bir durum değil. Eğer ki 265 çekin tamamını ödemeseydi Ceza Kanunu'nda hüküm açık, dolandırıcılıktı ama çeklerinin birçoğunu ödeyip kriz nedeniyle bir iki tanesini ödeyememesinden dolayı insanların beş yıl ceza alması bu ülkeye yakışan bir durum asla değil; bunu düzeltmek zorundayız. Burada bu sıkıntıyı çek mağdurları çekmesin; burada bir sorumlu varsa ekonominin "e"sinden haberi olmayan, Erdoğan ailesinin damadı olmasından başka bir özelliği bulunmayan Berat Albayrak çeksin. Ekonomi bugün bu durumdaysa onun suçu.

Diğer bir konu, vergi kanununu konuşuyoruz. Bakın, vergiyi kimlerden alıyoruz? Evet, kazanç sahiplerinden, mal varlığı olan insanlardan alıyoruz. Vergi borcu olanların banka hesaplarına, taşınmazlarına, devletteki alacaklarına el koyuyoruz. Demek ki devlet insanların mal varlığını, banka hesaplarını takip ediyor. Bu ülkede vergide ciddi sıkıntıların olduğunu söylüyoruz. On yedi yıl, hatta ondan önceki dönemlerde ciddi bir kara para var, insanların mal varlığında haksız artış var. Bakın, bu konuşuluyor. Kara paranın hesabını veremiyor belli aileler. Mal varlığındaki artışların, vakıflardaki ilişkilerin hesabını veremiyor belli aileler. Ama elin Amerikalısı Erdoğan ailesinin mal varlığını sorguluyor. Evet, bunu sorgulamak bu onurlu Meclise mi düşer yoksa Trump'a mı düşer? Biz şunu söylüyoruz on yedi yıldır: Gelin, 2002'den bugüne kadar on yedi yılda görev yapmış milletvekilleri, bakanlar, bürokratlar, Meclis üyeleri, başbakanlar, Cumhurbaşkanı, aileleri, birinci, ikinci, üçüncü derece akrabalarının mal varlığını bir komisyon kuralım araştıralım; arkadaşlarını, hesap ilişkilerini, şirketleri araştıralım.

Şimdi, bu sistem, bunu yapmadığımız sürece hepinizi töhmet altında bırakıyor, herkese pislik bulaşıyor. Bakın, bunu bu Meclis yapabilir. Komisyonu kuralım, her partiden 2 milletvekili gelsin, altı ay çalışalım, hesaplara bakalım -hatta Cumhurbaşkanı, ailesi, çocukları, sizler, bizler- İsviçre'deki, adalardaki bankalara biz yazı yazdıralım; vekâlet versinler, gerçek ortaya çıksın. Eminim, altı ayda bu ülkede her şey düzlüğe çıkacaktır.

Kayıt dışı paranın, yurt dışındaki paranın 200 milyar, 300 milyar dolar civarında olduğu söyleniyor. AKP'ye yakın birçok şirketin haksız mal edindiği söyleniyor. Cumhurbaşkanının, ailesinin mal varlığı dünyada konuşuluyor. Bunu araştırmak, çözmek bu onurlu Meclise düşer. Cumhurbaşkanı ne diyor? "Bize yeni Ömerler lazım." diyor. Bugüne kadar yok muydu? İşte, yeni Ömerler, Hazreti Ömer, onun adaleti bu Mecliste.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, toparlayalım.

ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - Toparlıyorum.

Ama ben merak ediyorum: Bugüne kadar Hazreti Ömerlerle yürümüyordu, Ebu Cehillerle mi yürüyordu; bunu çok merak ediyorum.

VEDAT DEMİRÖZ (İstanbul) - O nasıl laf ya?

ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - Bu lafı söyleme ihtiyacını nereden duydu? Evet, bunu çok ciddi olarak hepimiz düşünmek zorundayız.

Meclisin, ülkenin itibarını hep beraber koruyalım. Genel başkanlarımızın, bizim mal varlıklarımızı araştıralım. Eğer ki mal varlığında haksız olarak bir fazlalık olan varsa on yedi yılda, iki yılda, üç yılda hem yargılansın hem bu varlığına el koyalım hem de Allah belasını versin!

Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)