| Konu: | Kayyum atamalarına ilişkin gündem dışı konuşması |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 18 |
| Tarih: | 14.11.2019 |
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyoruz.
Evet, konumuz kayyum, kayyum darbesi. Çünkü her gün sabah uyandığımızda birkaç belediyemize el konulduğunu, gasbedildiğini yeniden öğreniyoruz. Aslında şuraya bakmak lazım: Bir iktidar, neden kayyum uygulamasından medet umar? Çünkü iflas bayrağını çekmiştir artık. Yönettiği halk giderek yoksullaşıyorsa, çaresizliğe sürükleniyorsa, sistem tükenmişse, hazine boşalmışsa güveneceği hiçbir şey kalmamış demektir. Aslında kayyum darbesi, iktidar partisinin iflas bayrağını çekme anlamından başka hiçbir şey değildir. Bugüne kadar sahte delilleri, dava dosyalarını çok anlattık.
Sayın Başkan, o kadar gürültü var ki...
(Uğultular)
BAŞKAN - Değerli milletvekilleri, hatip kürsüde, konuşmasını yapıyor. Lütfen sessizliği sağlayalım.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla) - Size 2 belediyemizin eş başkanlarının dava dosyasından sahte 2 delili açıklamakla başlayayım. Selçuk Mızraklı hakkında bir itirafçı tanık beyanı var. Üç yıldır cezaevinde, seçime on gün kala ifadesi alınıyor Selçuk Bey aleyhine ve bu zat -adı bizde saklı, isteyene verebilirim- diyor ki: "Ben aynı hastanede çalışıyordum, işte, şunu yaptı." Bir ameliyattan söz ediyor. Dün, avukat arkadaşların başvurusuyla SGK kayıtlarında, o hastanede çalışmadığı ortaya çıktı yani biz sahte ve gerçek dışı olduğunu biliyorduk ama resmî kayıtlarla da o itirafçı tanığın bir sahteciliğe ikna edildiğini ve sonra da ödülünü aldığını ve tahliye edildiğini ifade etmek isterim.
Diğer bir belediyemiz, 17 Eylülde tutuklanan Yüksekova Belediyesi Eş Başkanlarımız Remziye Yaşar ve İrfan Sarı aleyhine ifade veren "S.K." isimli şahıs, kaç yıldır cezaevindeymiş biliyor musunuz? Dokuz yıldır.
Keşke dinleseniz... Fotoğraf çektirmek güzel bir şey ama burada kayyumu anlatıyorum ve gerçekten çok önemli bir şey söylüyorum.
OYA ERONAT (Diyarbakır) - Dinlerim dinlemem, o benim sorunum.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla) - Bir daha söylüyorum: Yüksekova Belediyesi Başkanlarımız aleyhine ifade veren "S.K." isimli şahıs, dokuz yıldır cezaevindeymiş, dokuz yıl arkadaşlar. Ve dokuz yılın sonunda gidip bir ifade alıyorlar Yüksekova Belediyesi Eş Başkanları aleyhine ve şu anda o gerekçeyle arkadaşlarımız tutuklu. Ya "sahtecilik" kavramı karşılamıyor, sahte delil üretiliyor. Kayyum atamaya meşruiyet kazandırmak için bu deliller yaratılıyor ve bütün dava dosyaları bu şekilde.
Halkımıza söylüyorum: Bakmayın iktidar partisinin her gün bize "saldırı, terör, terörizm" üzerinden sataşmalarına. Kendilerinin ellerinde bile veri yok. Sahte ifadelerle -isimler, dosyalar ortada- belediye başkanlarımız tutuklanıyor. Neden? Çünkü kayyum atamaları lazım.
BÜLENT TURAN (Çanakkale) - Öyle değil ama.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla) - Ben size anlattım Sayın Turan.
Diğer bir mesele var: Yolsuzluk. Kayyum atamanın diğer adı yolsuzluklara devam etme isteğidir.
Değerli milletvekilleri, bu yolsuzlukları size çok anlattık. Bu, bizim kazandığımız belediyeler. Bu, büyükşehir belediyesinin banyosu. Hanginizin evinde böyle bir banyo var bilmiyorum, fiyatını da birazdan söyleyeceğim; 1,5 milyona bir banyo yapılmış.
Şu, Sur Belediyemizin, bir ilçemizin banyosu arkadaşlar. Kayyum, kendisine bolca banyo inşa etmiş.
Şu, bizim oy oranımız; yüzde 77'den başlıyor kayyum atanan belediyeler. Yüzde 77'den başlayan oylarla kazandığımız belediyelere kayyum atanıyor. İşte "Halk iradesinin gasbıdır." derken bunu söylüyoruz.
Bu manzara, Diyarbakır HDP il binasının önü. Aylardır kolluk gücü hem belediye binamızda hem kayyum atandıktan sonra belediyelerin etrafında darbeci olarak, aslında darbeyi yürütenler olarak orada nöbet tutuyorlar, bizim siyasi faaliyetlerimizi engelliyorlar ve her gün bu görüntüyü biz il binamızın önünde görüyoruz. İlimize gidemiyoruz çünkü yol kapatılıyor, fiilen parti çalışılamaz hâle getiriliyor.
Birkaç rakam: Ne yapmış kayyum? Binlerce var, 3 tanesini söyleyeyim: Bismil Belediyesi kayyumu, kendi binasını Emniyete devretmiş arkadaşlar, belediye binası yok Bismil'de. Yolsuzluğu, hırsızlığı o kadar abartmış ki belediye binasını hibe etmiş. Yine başka bir belediyemiz, Van Belediyesinde kayyum, halıyı götürmüş, halı yok ortada, yani belediye başkanlarımız seçildikten sonra halıyı almış.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, sözlerinizi bağlayın lütfen Sayın Danış Beştaş.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla) - Diyarbakır Belediyesi bütçesinden 1 ton 600 kilogram fıstıklı kadayıf yenmiş, 92 bin TL tutarında fincan takımı hediye edilmiş. Kime acaba? Bu fincan masrafı, 460 ailenin bir aylık masrafıdır. Belediye makam odası ve lüks banyo için 2 milyon 127 bin 725 lira harcanmış.
Bir de Van Valisi var, Van kayyumu var. Ne yapmış? Bazı bakanlara verdikleri hediyeleri -burası önemli arkadaşlar- faturalandırmış. Hediyeleri faturalandırmış ve bu faturaların tutarı 600 bin TL'den fazla. Neymiş? Gümüş ve altın hediye etmiş.
Şimdi, şu görüntü, kamuoyuna çok yansıdı, İçişleri Bakanının, kendisine hediye seçerkenki görüntüleri. Açıklama yaptılar, dediler ki: "Biz kesinlikle hediye almadık." Biz buna itibar etmek istiyoruz, ediyoruz da diyelim, varsayalım. Peki, bu faturalar ne? Hangi bakanlara ne kadarlık hediye verildiği faturalandırılmış. Ya faturalar sahte...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Danış Beştaş, bağlayın sözlerinizi lütfen.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla) - Sayın milletvekilleri, ortada 2 seçenek var, 3'üncü seçenek yok. Bu yüz binlerce liralık altın ve gümüş hediye edilmişse sorun yok, hediye edilmiş. Eğer hediye edilmemiş ve faturalandırılmışsa kayyum daha büyük bir yolsuzluğa daha imza atmış. Türkiye yurttaşlarının bunları duymaya hakkı var. Kayyum, sadece yolsuzluk, hırsızlık, halka karşı kendi lüks odalarında şatafat içinde orada gününü gün ederken yüz binlerce, milyonlarca insanın iradesi de ayaklar altına alınıyor. Kayyum, demokrasiyle bağdaşmaz; kayyum, hukukla bağdaşmaz; kayyum, asla asla seçme ve seçilme hakkıyla bağdaşmaz. "Kayyum bir darbedir." dedik ve iktidar da darbeci olarak tarihe geçiyor. Tarihe geçmekten vazgeçmek istiyorsa hâlâ yolu var; yol yakınken gelin şu belediye başkanlarımız görevlerine devam etsin ve yeni belediyelerimizden de ellerinizi çekin diyorum.
Teşekkür ediyorum. (HDP sıralarından alkışlar)