GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: İstanbul Milletvekili Mustafa Demir'in 117 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin birinci bölümü üzerinde şahsı adına yaptığı konuşmasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:3
Birleşim:14
Tarih:06.11.2019

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, eğer İstanbul'u -ta Jüstinyen'den başlayarak- bir sonra yönetenler bir önce yönetenlerden daha iyi hizmet etti, eser bıraktılarsa emin olun Ekrem İmamoğlu İstanbul'a sizden çok daha iyi eserler bırakacak, bundan emin olabilirsiniz. (CHP sıralarından alkışlar)

Karşımızda, ne idiği belirsiz cemaatlerin, ne idiği belirsiz projelerle tamamı kaçak bir şekilde yerleştiği ve oranın yerel yönetiminden sorumlu olup Fatih'te yapılan o kaçak cemaat külliyelerine açıklama getiremeyen birisinin kürsüye çıkıp da "Jüstinyen'den bugüne kadar gelirken kimse bir şey yapmadı Osmanlı'dan beri, Recep Tayyip Erdoğan yaptı." şeklindeki heyecanı ve hezeyanı, kendisini liderine yeniden beğendirtme çabasından başka bir şey değildir. (CHP sıralarından alkışlar)

MEHMET ŞÜKRÜ ERDİNÇ (Adana) - Boş konuşuyorsun! Boş konuşuyorsun!

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Ancak her şeyin en büyüğü güzel anlayışı diktatöryal bir anlayıştır. Her şeyin en büyüğünü diktatörler ister, krallar ister, demokrasiler istemez. Demokrasiler, mümkün olduğu kadar, iş görecek kadar büyük, ihtiyaç kadar büyük, olabildiğince küçük efektif yapılar üretmek ister.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen Sayın Özel.

Arkadaşlar, sisteme giren arkadaşlar ayrılmasın, soru-cevap işlemi yapacağız.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Siz, örneğin, şehir hastaneleri yapacağız, benim büyük hayalim, benim 5 büyük yandaş firmam en çok betonu döksün çünkü inşaata çıkan her yol mübahtır derseniz, devasa şehir hastaneleriniz olur. "Teyze, şu tahlili yaptır." diye eline verildi mi, o ayağı aksayan, romatizmalı, 76 yaşındaki Rukiye teyze 1.600 adım atar. Oysa dünya böyle hastaneler değil, ihtiyaç kadar büyük, mümkün oluğu kadar küçük, efektif hizmet sunan yerler ister.

RECEP ŞEKER (Karaman) - Yapamayınca öyle oluyor.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Diktatörler en büyük saraylarda oturur, demokrasi kahramanları mütevazı dairelerde oturur. Bir diktatörün hevesini kendisine en önemli meziyet olarak onu övmeyi almış birisinin siyasi varlığını yerelde de bu Parlamentoda da o tek adama borçlu olduğunun diyetini kürsüden ödeyişini izledik.

Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)