GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: 24 Ekim Türkiye'nin Paris eski Büyükelçisi İsmail Erez'in katledilişinin 44'üncü, Osmaniye'nin il oluşunun 23'üncü yıl dönümü ile Anayasa Profesörü Mümtaz Soysal'ın hapse mahkûm edilişinin 47'nci yıl dönümü vesilesiyle başta İbrahim Kaboğlu olmak üzere FETÖ örgütünün hedefinde olmuş akademisyenlerin kürsülerinden, üniversitelerinden uzaklaştırılmasının kabul edilemez olduğuna, İç Tüzük değişikliğiyle Meclis araştırması komisyonlarının ortaya koyduğu raporların Genel Kurulda dönemi içinde görüşülmemesi hâlinde kadük olmasının önüne geçilebilmesi gerektiğine, 25 Ekim İYİ PARTİ'nin kuruluşunun 2'nci yıl dönümüne ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:3
Birleşim:10
Tarih:24.10.2019

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

24 Ekim 1975'te, Paris Büyükelçimiz İsmail Erez terör örgütü ASALA tarafından şehit edilmişti. Başta ölüm yıl dönümü olan İsmail Erez olmak üzere, 31 diplomatımızı ve 58 aile mensubunu bir kez daha rahmetle ve minnetle anıyoruz.

24 Ekim tarihi, Anayasa Profesörü Mümtaz Soysal'ın "Anayasaya Giriş" kitabında Marksizm propagandası yaptığı iddiasıyla Ankara Sıkıyönetim Askerî Mahkemesince altı ay hapse mahkûm edildiği gündür. Ara rejimlerde, demokrasiyi özümsemeyen rejimlerde bilim adamlarına, akademisyenlere baskıların yapılmasına çok sık tanık olduk.

Adalet ve Kalkınma Partisi, serbest seçimlerle gelmiş olduğu iktidarda ilan ettiği OHAL sonrasında takındığı tutumla, ara rejimlerin, darbe sonrası dönemlerin tutumlarını tekrar etmekte ve bunu siyasi tarihimize kara bir leke olarak sürmektedir.

Mümtaz Hocanın mahkûm edilişinden yıllar sonra, Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı, bir başka Anayasa Profesörü İbrahim Kaboğlu'nu rejime kasteden Anayasa değişikliğine karşı tutumu nedeniyle görevinden ihraç etmiştir. Ele alınan OHAL yetkisiyle "FETÖ'yle mücadele edeceğiz." derken FETÖ terör örgütüyle uzaktan yakından ilişkisi olmayan, doğal olarak bu örgütle taban tabana zıt politikaları savunan ve bu örgütün hedefinde olmuş çok sayıda akademisyenin kürsülerinden, akademiden, üniversiteden uzaklaştırılmış olması kabul edilebilir değildir. Bu konuda Anayasa Mahkemesinin almış olduğu karara rağmen, hâlâ görevlerine dönüşlerin yapılmaması da Adalet ve Kalkınma Partisinin kuvvetler ayrılığına ve hukukun üstünlüğüne nasıl yaklaştığını gözler önüne sermektedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Özel.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, bugün 24 Ekim Osmaniye'nin il oluşunun yıl dönümü. Geçtiğimiz sekiz yıl boyunca -beşi yılında resmen, sekiz yılında da fiilen- Osmaniye milletvekilimiz olmadığı için orada fahri milletvekilliği görevini yapmış birisi olarak -burada, Osmaniye'nin il olmasını hep kutluyorduk- ne mutlu ki bana artık, Osmaniye'ye sadece ziyaret için gitmek durumundayım, yılın on iki ayında ayın iki gününü orada geçirmiyorum çünkü yapmış olduğumuz siyaset ve partimizin Türkiye'de yakaladığı yüksek başarı, partimize gösterilen yüksek teveccüh Osmaniye'den Baha Ünlü'yü Milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisine kazandırdı. Son seçimlerde Osmaniye'nin Cumhuriyet Halk Partisine de bir temsil görevi vermesinin Osmaniye halkının ve Türkiye halkının CHP'nin ortaya koyduğu siyasete nasıl yaklaştığı yönünden çok önemli olduğunu görüyor ve Osmaniye halkını bir kez daha saygıyla selamlıyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Yarın Meclis kapalı, çalışmayacak ve son seçimlerdeki ittifak ortağımız İYİ PARTİ'nin kuruluş yıl dönümü. İyi insanların partisi İYİ PARTİ. Bir itiraz kültüründen geliyor, yaşananlara duyduğu tepkiyi ve duruşunu değiştirmeden siyasetini sürdüren insanların kurmuş oldukları bir parti. Biz, onlarla yaptığımız ittifakın bugün de Meclis çatısı altında karşılıklı iyi ilişkilerle sürüyor olmasından son derece memnunuz ve İYİ PARTİ'ye uzun yıllar siyaset hayatında başarılar diliyoruz. (CHP ve İYİ PARTİ sıralarından alkışlar)

Sayın Başkan, çok önemli gördüğümüz bir konuyu hem sizin vasıtanızla Başkanlık Divanına hem de diğer siyasi partilerin dikkatine sunmak isterim. Yapmış olduğumuz bir çalışma var. Biliyorsunuz, Meclis araştırması komisyonları kuruluyor, Meclisteki bütün partiler temsil oranlarına göre yer alıyorlar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Ciddi harcamalar yapılıyor; yurt içi, yurt dışı ziyaretler gerekiyor. Stenografından tüm Türkiye'den görevlendirilen uzmanlarına kadar, harcırahlara kadar, konaklama bedellerine kadar önemli harcamalar yapıldığı gibi çok ciddi emekler veriliyor. Sonra, bir rapor ortaya çıkıyor. Bu raporun Genel Kurulda değerlendirilmesi lazım ancak İç Tüzük'ümüze göre o dönem içinde rapor görüşülemezse bir sonraki dönem bu rapor görüşülemiyor. Bu, ne sonuç doğurdu? Örneğin, Adana'nın Aladağ ilçesindeki kız öğrenci yurdundaki yangını hep birlikte araştırdılar, raporlarını çıkardılar ama o raporu burada görüşemiyoruz. 24'üncü Yasama Döneminde, Soma maden faciasını araştıran komisyonun raporu, mevsimlik tarım işçilerinin ölümlerini araştıran komisyonun raporu, doping araştırma komisyonunun raporu, toplumsal barış ve darbeleri araştırma amacıyla kurulan komisyonun raporu dâhil, 6 tane rapor görüşülemeden kadük kaldı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarının tamamında, 2002'den bugüne kadar 63 komisyon kurulmuş, bunların 20'sinin raporu ele alınamamış Sayın Başkan. Bunda milletin vergileriyle harcanan para, milletin vekillerinin emekleri var. Üç ay boyunca bazen haftada beş gün, günde on iki saate, on dört saate varan çalışmalar rapor hâline geliyor ama görüşülemiyor. Adalet ve Kalkınma Partisinin bir muhasebe yapması gerekirse çok eleştirdiği, koalisyonların en yoğun olduğu dönem 20'nci Yasama Döneminde -baktım ben- 4 ayrı koalisyon 29 araştırma komisyonu kurmuş, 26'sının raporunu görüşmüş. Adalet ve Kalkınma Partisi 63'te 20. Biri yüzde 90 oranında başarmış, biri yüzde 59-60'larda kalmış. Bu, Meclise duyulan saygının bir göstergesi. Bu kadar emeğe karşılık bunları gündeme almamak kötü. Bunun için bir İç Tüzük değişikliği öneriyoruz. Bunu hep birlikte yaparsak çok daha doğru olur.

Ortaya çıkmış raporlar bir sonraki dönem Danışma Kurulu kararıyla ele alınabilsin. Biz, Aladağ yangınının o koca raporunu burada niye görüşemeyelim, dopingi niye görüşemeyelim, Soma faciasının raporunu niye görüşemeyelim?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bitiriyorum Sayın Başkan.

Bunların görüşülmesi yapılacak küçük bir İç Tüzük değişikliğiyle olur. Ha kaygı... "Efendim, darbe raporu da oluşturuldu ama biz oluşmamış kabul ediyoruz, o da gündeme gelir." diyorsanız, darbe raporu meselesini ayrı bir yere koyalım, onu ayrı konuşalım ama 20 tane hazır rapor varken bundan, bu birikimden bu Meclis mahrum olmasın diyorum.

Teşekkür ediyorum. (CHP ve İYİ PARTİ sıralarından alkışlar)