| Konu: | Gümrük Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 9 |
| Tarih: | 23.10.2019 |
ÇETİN OSMAN BUDAK (Antalya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Bugün gümrüklerle ilgili uzun konuşmalar yaptık ama konuşmaların içinde gümrüğü çok ilgilendiren, yakından ilgilendiren çok da bir şey yoktu. Netice itibarıyla 31 Aralık 2020'de zaten şu anki mevzuat, şu anki kanun tamamen sıfırlanacak. Bugün bu kanunun gelmesinin niye olduğunu anlamak istiyorum, izah etmenizi bekliyorum, dikkatle dinliyorum ama hiçbir şey anlamadım. Sadece birkaç değişiklik ve bu değişiklikle neyi azaltıyoruz burada? Cezaları. Kimin cezasını azaltıyoruz, bunu da bilmiyoruz. Yani sanki adrese teslim gibi, bugün Meclisin bütün gündemini bu kapladı. Hâlbuki önümüzdeki aylarda biz bu gümrük mevzuatını konuşacağız. Bakanlıklara, özellikle de Ticaret Bakanlığına bu konuyla ilgili birçok çalışma geldiğini biliyoruz, detaylarını bilmiyoruz. 30 kere gelmiş, 30 kere gitmiş ve hazırlığın ne olduğunu bilen yok.
Şimdi, özellikle gümrükte öyle ciddi sorunlar var ki. Örneğin yaş meyve sebze ihracatında demir ihracatına benzer uygulamalar yapılıyor. O kadar yavaş ki gümrük, geçen ay Balıkesir'den -biraz önce milletvekilimiz değindi çiftçinin durumuna- 1 konteyner, 1 tır ürün -bamya- Edirne Gümrük Kapısı'nda dört beş gün boyunca bekletiliyor. Yandım Allah, bizi arıyor; biz birilerine, bir yetkiliye ulaşmaya çalışıyoruz; yetkiliye ulaşamıyoruz, bir hafta on gün orada bekledikten sonra ürün çöp. Seçim bölgem Antalya'dan da gelen bunun gibi o kadar çok şikâyet var ki mandalina, portakal, domates ihracatında gümrüklerde inanılmaz yavaş işlem yürütülmesinden dolayı çok ciddi sıkıntılar yaşanıyor. Bunları tartışmak gerekirken biz burada üç beş tane cezanın hafifletilmesi, cezanın düşürülmesiyle ilgili çalışma yapıyoruz; bunu anlamak mümkün değil.
Şimdi, tabii ki "gümrük" deyince dış ticaretle ilgili birtakım konuların altını çizmek gerekiyor. Dış ticaretle ilgili biraz önce konuşan Konya Milletvekilimiz önceki dönemde Müsteşardı, konuları yakından bilir, bürokrattır, ihracattaki artışın, şu anki artışın geçtiğimiz yıllara bakıldığı zaman ne kadar düşük olduğunu kendisi de gayet iyi biliyor; yüzde 3 civarında bir artış olmuş. Biraz önce Balıkesir Milletvekilimiz de bu ihracat artışlarıyla ilgili bir dizi soru sordu, bu soruların cevapları yok. İthalat yüzde 17 düşmüş. Dönüyoruz, bakıyoruz bütün sanayicilerin, her sektörden sanayicinin stoklarına, stoklar erimiş yani öyle bir duruma gelmiş ki sanayi kuruluşlarımız, ellerindeki stokları sıfıra indirene kadar satışlarını devam ettirmişler. Şimdi, önümüzdeki aydan itibaren, önümüzdeki aylardan itibaren ihracat yapmak için ithalat yapacak yani ara mal, makine, sermaye yatırımı, bunları ithal edecek ki ihracat yapabilsin çünkü ithalat bağımlısıyız. Özellikle de şunu ifade etmek isterim: Bizim ihracat rakamlarımız kilogram başına 1,6-1,7 dolar civarında yani yüksek teknoloji ihracatımız yok. Bunun tamamını neredeyse ithal ediyoruz ve oradaki, aradaki o küçücük farklar o kadar büyük bir meblağ tutuyor ki döviz fakiri bir ülkeyiz.
Şimdi, yabancı yatırımcı Türkiye'ye gelmiyor, yabancı yatırımcı doğrudan yatırım yapmaya Türkiye'ye gelmiyor, sıcak para gelmiyor; o yüzden faizler çok yüksek, bu faizlerle de yatırım yapılmaz. Öyle mi? İşin aslı öyle mi? Hayır, işin aslı şudur: İnsanlar kendini güvende hissetmiyor. Ekonomi öyle bir şeydir ki çok ürkektir, yatırımcı da öyledir, para da öyledir, çok ürkektir; dokunduğunuz zaman, elinizi çırptığınız zaman uçar gider.
Bakın, önümüzdeki günlerde IMF ve Dünya Bankasının her yıl tekrarlanan bir toplantısı var. Ekimin ikinci yarısında olur, ekimin ikinci yarısında dünyada üye olan bütün ülkeler ekonomi bakanı seviyesinde ve merkez bankası seviyesinde oraya katılırlar. Aşağı yukarı elli yıldır Türkiye de bu düzeyde kişilerle katılıyor. Bu yıl bizim ne Maliye Bakanımız Amerika'ya, Washington'a gidiyor ne de Merkez Bankası Başkanımız gidiyor. Merkez Bankası Başkanı, Halk Bankasının eski Genel Müdür Yardımcısı.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ÇETİN OSMAN BUDAK (Devamla) - Şu anki Bakanımız Berat Albayrak da devlet bankalarından sorumlu Maliye Bakanı. Geçtiğimiz günlerde basından takip ettik, niye bu bakanlarımız acaba Washington'a gitmiyor diye. Yani bu kadar yatırıma ihtiyacımız olduğu bir dönemde neden Amerika Birleşik Devletleri'ne, neden Washington'a bizim Maliye Bakanımız ve Merkez Bankası Başkanımız gitmiyor? Bakın, elli yıldır bu düzeyde temsil ediliyor Türkiye.
Bunun önemi ne? Dünyadaki bütün yatırımcılar oraya gelirler, yatırım arayışı içindedirler, devletler de giderler, orada kendi ülkelerinin 2020 perspektifini, 2021 perspektifini, yatırımlarını söyler, oradan yatırımcı getirirler. Ama maalesef biz bu yıl, IMF ve Dünya Bankasının üyesi olmamıza rağmen, orada temsil edilmiyoruz. Bu ülkenin bu kadar yatırıma ihtiyacı varken, 8 milyon civarında işsizimiz varken şunu ben merak ediyorum: Niye katılmadık, neden katılmıyoruz, oraya hangi düzeyde bir katılım oldu? Bunların da sizden cevabını bekliyorum.
Dinlediğiniz için teşekkür ederim.
Saygılar sunarım. (CHP sıralarından alkışlar)