GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Barış Pınarı Operasyonu'nda şehit olan askerlerimiz ile vatandaşlara, vefat eden MHP Genel Başkan Yardımcısı İstanbul Milletvekili Edip Semih Yalçın'ın oğlu Turan İlteber Yalçın'a Allah'tan rahmet, rahatsızlığı nedeniyle İstanbul Milletvekili Markar Eseyan'a şifa dilediklerine, 21 Ekim Ahmet Taner Kışlalı'nın katledilişinin 20'nci yıl dönümüne, Diyarbakır, Van, Mardin Büyükşehir Belediye Başkanlarıyla başlayan ve ilçe belediyelerine sıçrayan kayyum operasyonlarının izahının mümkün olmadığına, TCDD'nin Haydarpaşa ve Sirkeci gar alanlarının ihalesine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:3
Birleşim:8
Tarih:22.10.2019

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, Barış Pınarı Operasyonu'nda 9 Ekimden bugüne kadar 7 Türk Silahlı Kuvvetleri personelimiz şehit oldu, bunun yanında sivil şehitlerimiz de var. Hepsine Allah'tan rahmet diliyoruz ve bunların son şehitlerimiz olmasını, vatan evlatlarımızın annelerinin bundan sonra bu acı duruma gözyaşı dökmemesini temenni ediyoruz.

Sayın Başkan, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 2 mensubundan iki acı haber aldık. Bir tanesi, Milliyetçi Hareket Partisinin Genel Başkan Yardımcısı Sayın Semih Yalçın'ın oğlunun vefatıydı. Bu vesileyle bir kez daha duyduğumuz üzüntüyü ifade ediyoruz. Ayrıca, Adalet ve Kalkınma Partisi Milletvekili Markar Eseyan'ın da önemli bir sağlık sorunuyla meşgul olduğunu kendi açıklamasından da öğrendik; kendisine acil şifalar diliyoruz.

21 Ekim, Ahmet Taner Kışlalı'nın bir suikasta kurban gidişinin 20'nci yıl dönümüydü. 1990'larda Türkiye tarihinin en karanlık dönemlerinden birini yaşarken geçmişimize de kara bir leke olarak sürüldü bu cinayet. Bu cinayetin aydınlatılması sürecinde Parlamentonun faaliyetlerinin boşa çıkarıldığının ve dönemin Emniyet Müdürü Mehmet Ağar'ın Uğur Mumcu cinayetinden sonra Parlamentoda birlikte görev yaptığımız, Meclis Başkan Vekilliği görevinde de bulunmuş olan Sayın Güldal Mumcu'ya "Bir tuğla çekersem duvar yıkılır." dediğinin ve o tuğlayı o günden bugüne kimsenin çekmeye cesaret edemediğinin altını bir kez daha çiziyor, Ahmet Taner Kışlalı'nın ölümü nedeniyle hem bu çağrımızı bir kez daha hatırlatıyor hem de tüm faili meçhul cinayetlerde hayatını kaybedenleri saygıyla ve minnetle bir kez daha anıyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - 22 Ekim, bu Parlamentoya İstanbul Milletvekili olarak hizmet etmiş olan Çetin Altan'ın ölüm yıl dönümüydü; Çetin Altan'ı rahmetle anıyoruz.

Yine 22 Ekim, Hüseyin Daniş Tunalıgil'in Türkiye'nin Viyana Büyükelçiliğini yaptığı sırada ASALA militanları tarafından şehit edilişinin yıl dönümüdür. Onun şahsında, onun hatırasının önünde, benzer eylemlerde şehit edilen 31 diplomatımızı ve aile mensubu 58 Türkiye Cumhuriyeti vatandaşını bir kez daha rahmetle anıyoruz.

Sayın Başkan, 31 Mart seçimlerinin hemen ardından, ertesi gün başlatılan ve seçimle gelenin seçimle gitmesini hazmedemeyenlerin yaptıkları bir düzenle büyükşehir belediye başkanları görevlerinden alınmışlardı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bu konuda Diyarbakır, Van ve Mardin Büyükşehir Belediye Başkanlarıyla başlayan kayyum operasyonlarının ilçe belediyelerine de yöneldiğini görüyoruz. Belediye başkanını halk seçiyor, görevden alınıyor, daha sonra kayyum atanıyor; yerine tekrar aday gösteriliyor, o kayyum kaybediyor ve halk yine belediye başkanını seçiyor ama ertesi gün bu belediye başkanlarıyla ilgili geçmişe dayalı bir suçtan değil, o günle ilgili bir işlem başlatılıyor. Arıza, sıkıntı buradadır. Bunun Türkiye'ye izahı, dünyaya izahı mümkün değildir. Bunun altını çizmek istiyoruz.

Sayın Başkanım, bir kısmını da bir grup önerisi vasıtasıyla gündeme getireceğiz ama son olarak... İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İstanbul'un bağrında ve gönlünde yer alan tarihî ve son derece önemli iki mekâna sahip çıkmak istedi.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Dedi ki: "Haydarpaşa ve Sirkeci ihalelerine öyle şirketler mirketler, onlar bunlar girip, bunları alıp bir şirketin lehine, menfaatine işletmesin de İstanbul'un menfaatine biz işletelim." Belediye şirketi başvuru yaptı, uygunluk verildi; ihaleye girdi, ihale sırasında İstanbul Büyükşehir Belediyesinin iştirakleri sudan sebeplerle ihaleden elendiler. Sebepleri ifade etmeye insan utanıyor. Mesela, "müştereken ve müteselsilen" ifadesinin "ortaklaşa ve birlikte" yazılmasını yani Arapça yerine kelimelerin Türkçesinin kullanılmasını ihalede yetersizlik gerekçesi görecek kadar akıldan ve vicdandan müstesna, buradan uzak tutan bir yaklaşım var.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, bitirelim.

Yine sonrasında diyor ki: "'Müştereken ve müteselsilen' yazmanız lazımdı, Türkçesini yazdınız 'ortaklaşa ve birlikte.' Bu olmaz, elendiniz." Bir de diyor ki: "Sizin tecrübeniz yok." İstanbul Büyükşehir Belediyesinin iştirakine "Sen bu ihaleye giremezsin, tecrüben yok." diyor. Kimin tecrübesi varmış? Okçular Vakfının eski genel müdürünün varmış Sayın Başkan. Kimmiş o? O, ülkeyi yöneten birisinin oğlunun en yakınıymış. Peki, bu sermeye nereden varmış? Geçmişte İBB'de 3 bin lira maaşla çalışırmış. Peki, bu beyefendinin yeterliliği neredenmiş? Bir bakıyorsunuz, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan'la makamında bu konuları görüşmüş arkadaş birkaç gün önce. Burnunuza eğer pis kokular gelmiyorsa, eğer bu rezaletten utanmıyorsanız, eğer bu aile kayırmacılığını "İstanbul'u kaybettik ama damadımız üzerinden, oğlumuz üzerinden..."

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bitiyor Sayın Başkanım.

BAŞKAN - Peki.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - "İstanbul'u kaybettik ama hazmedemedik, seçimi tekrarlattık, 13 binlik fark oldu 806 bin. Milletle didişmeden ders almadık, millete kafa tutmadan ders almadık. Oğlanın vakfının genel müdürü..." 3 bin lira maaş alan adama bu koca koca ihaleleri veriyorsunuz. Koca İstanbul Büyükşehir Belediyesi yetersiz, Hüseyin Avni Önder yeterli çünkü o "müştereken ve müteselsilen" yazmış; bizimkiler onun Türkçesini yazmış diye eliyorsunuz. Bundan utanç duyulur. Eğer AK PARTİ Grubunun vicdanlı vekilleri bundan utanç duymuyorsa çok büyük bir yapısal sorun vardır. Tuz kokmuştur, bu vakitten sonra memlekete verilecek hiçbir şey yoktur. Gölge etmeyin, daha çok kirletmeyin, başka ihsan istemeyiz. (CHP sıralarından alkışlar)