| Konu: | Srebrenitsa soykırımının 24'üncü yıl dönümüne, Fikret Hakan ile Bedrettin Cömert'in ölüm yıl dönümlerine, Fatsa operasyonunun yıl dönümüne, Muğla Dalaman'da meydana gelen orman yangınına ve demokratik güçlü parlamenter sistemlerde darbe olmayacağına ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 2 |
| Birleşim: | 101 |
| Tarih: | 11.07.2019 |
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Yirmi dört yıl önce gerçekleşmiş olan ve İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra yaşanan en büyük insanlık trajedisi Srebrenitsa soykırımını, bu katliamı, bu insanlık suçunu bir kez daha lanetliyoruz.
Aradan yirmi dört yıl geçmiş olmasına rağmen hâlen kurbanların mezarlarına kavuşma süreci devam ediyor çünkü kemiklerin ayrıştırılması işlemi sürüyor. Bugün 33 kurban daha toprağa verilecek. Tüm ailelerin başlarında dua edebilecekleri ayrı mezarlara sahip olmalarını ümit ediyoruz.
"Ne yaparsak yapalım, ne yaparsanız yapın ama soykırımları unutturmayın." diyen Aliya İzzetbegoviç'i bir kez daha buradan anıyoruz.
Ve katliamdan üç yıl önce yaklaşmakta olan bu tip katliamlara karşı orada bulunanlarla dayanışmak için Sırp kuşatması altındaki Bosna'ya, ateş altındaki Mostar'a ilk ziyareti gerçekleştiren dönemin Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Deniz Baykal'ı buradan bir kez daha minnetle anıyor, kendisine acil şifalar diliyoruz. (CHP sıralarından alkışlar) Cumhuriyet Halk Partisinin bu tip uluslararası konulara ve soydaşlarımızla ilgili dünyaya kafa tutulması gereken durumlara, taa cumhuriyetin kurulduğu dönemden itibaren, İkinci Dünya Savaşı'nda, Kıbrıs Barış Harekâtı'nda ve Srebrenitsa Katliamı'ndaki tavrı bugünkü duruşuyla son derece paralel. Ve köklerinden aldığı güçle, ülkenin bugünkü ortak meselelerine karşı gösterdiği tavrın bir kez daha altını çizmek istiyoruz.
11 Temmuz pek çok acıyı taşıyan, hatırlatan bir gün. Fikret Hakan'ın ölüm yıl dönümü, kendisini anıyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - 11 Temmuz 1978'de Ankara Gaziosmanpaşa'da evinden çıktığı anda katledilen Bedrettin Cömert'i rahmetle anıyoruz.
11 Temmuz Fatsa Operasyonu'nun yıl dönümü. 12 Eylül darbesine giden süreçte Terzi Fikri'ye yapılan nokta operasyonunu hatırlıyoruz. Adalet ve Kalkınma Partisi aradan geçen otuz dokuz yıldan sonra yine bir olağanüstü hâl sürecinde kayyum uygulamalarıyla ya da mazbatayı 1'inciye değil 2'nciye vererek ya da alınmış mazbatayı iptal ettirerek 1980'de Fatsa'da yapılan neyse bunun bir benzerini yerel yönetim darbeleriyle yapmaya devam ediyor. Bunları örnek almamasını, tekrar etmemesini temenni ediyoruz.
Hafta sonu, "adalet yürüyüşü"nde bizimle birlikte yürüyen Muğla Yörüklerine verdiğimiz sözü tutmuştuk ve Göcek'te, Dalaman'da yürümüştük.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Yürüdüğümüz orman yollarında attığımız her adımda, içimize oksijeni çektiğimizde ve adalete olan inancımızı pekiştirdiğimizde gözlerimiz de ülkenin en güzel yerlerinden dünyanın en güzel yerlerini görüyordu, onu içimize çekiyorduk ama dün akşam gördük ki o güzel yerler yanıyor. Ama Muğla'da gördüğümüz bir şey de Manisa-İzmir arasında gördüğümüz bir şey de var; otellere, Manisa-İzmir arasında kurulan bir özel eğitim kurumuna, bir tane benzin istasyonuna bakıyorsunuz; geçtiğimiz yazlarda yanan ormanların yerine oteller, benzinlikler, eğitim kurumları yapılıyor. O ağacın içinde onu görünce şimdi diyoruz ki... Sayın grup başkan vekiline hak veriyorum, bunun da takipçisi olalım ama bence böyle olmamalı. Biz buradan bir çağrı yapalım, vatandaş baksın; iki sene, üç sene, beş sene önce yanmış bir ormanın yerinde otel varsa o otele gitmek, o yangına ortak olmaktır. (CHP sıralarından alkışlar)
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın Sayın Özel.
Buyurun.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Manisa-İzmir arasında yapılan yeni ilköğretim okuluna -o yanan yerlerdeki ağaçlar kesilmiş, oraya bir okul yapılmış- çocuk yollamak, o ağaç katliamına destek vermektir; o benzinlikten benzin almak, ağaçları yakanları ödüllendirmektir.
Bakın, Muğla'da, Manisa'da, İzmir'de, Türkiye'nin dört bir yanında yanmış bir ormanın yerine ne yaptılarsa onlara maddi manevi en büyük cezayı verin ki bir daha "Biz burada bir yer açarsak buradan iyi para kazanırız." diyemesin kimse. Ben bu çağrıyı açıklıkla yapıyorum.
Son sözüm de şu: Dün burada bir tartışma yaşadık, kıymetli bir tartışmaydı. Sistem tartışmalarının devamında biz dedik ki: Demokrasi darbelerin panzehridir. Demokratik güçlü parlamenter sistemlerde darbe olmaz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Darbe olursa nereye olur? Tek adam rejimlerine olur. Dünyada da güçlü parlamenter sistemler darbe görmüyor ama tek adam rejimleri, başkanlık sistemleri darbe görüyor çünkü demokrasi yok, kuvvetler ayrılığı yok, olmadığı yerde her türlü acziyet sizi buluyor. Biz 15 Temmuza da liyakat yerine sadakati ve bir cemaati önceleyenlere verilen imkânlar yüzünden gittik. Bana itirazlar geldi, dediler ki: "Bütün darbeler parlamenter sistemlerde oluyor." Çıkardım arkadaşlar -grup başkan vekillerimizle ve zatıalinizle kabul buyurursanız paylaşacağım fotokopisini- 2000 yılından bugüne kadar 22 darbe olmuş dünyada, resmî kayıtlarda; 18'i başkanlık sistemlerine, 3'ü krallara, 1 tanesi parlamenter sisteme...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Lütfen toparlayın Sayın Özel.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - 5 Aralık 2006'de Fiji darbesi parlamenter sisteme. Fiji sözde parlamenter sistemle yönetiliyor. Onun dışında 21 Ocak 2000'de Ekvador'da başkanlık sistemine karşı yapılan darbeyle başlayın, Moritanya 6 Ağustos 2008, Mali 21 Mart 2012, Tayland, Zimbabve, Yemen, Honduras ve ta Sudan'daki son darbeye kadar bunların hepsi başkanlık sistemlerine karşı yapılmış.
Arkadaşlar, bir şey söylüyorsak bilip de söylüyoruz, uyarımız varsa size ama sonuçta Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetine. Bugün siz iktidarsınız, yarın başkası. Demokrasiyi sağlamadan, kuvvetler ayrılığı olmadan en sevdiğinize bütün yetkileri verdiniz mi onu darbenin hedefi yapıyorsunuz. Ben bu bilgiyi sizlerle paylaşıyorum.
Rejim tartışmaları önemlidir, sistem tartışmaları önemlidir. Demokrasiye sığınacağız, kuvvetler ayrılığını sağlayacağız, yargı bağımsızlığını sağlayacağız, darbeleri defedeceğiz, başka yolu yok. (CHP sıralarından alkışlar)