GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:98
Tarih:04.07.2019

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; evet, önümüzdeki yasa teklifi futbolda şiddetin önlenmesi olarak kamuoyuna yansıdı ve gerçekten bu mantıkla devam ediyor ama futbolda şiddetin önlenebilmesi için önce ayrımcılığın önlenmesi gerekiyor. Sporun birleştirici yönünü hep birlikte tesis etmeliyiz.

Şimdi, her şeyden önce, spor sadece futbol olmadığı gibi, sadece bir erkek uğraşı da değildir, bunu özellikle ifade etmek istiyorum. Hayatın birçok alanında olduğu gibi, spor alanında da cinsiyetçi yaklaşımların ağır bastığını biz kadınlar çok iyi biliyoruz. Bu cinsiyetçi yaklaşımları sıralasam herhâlde burada hiçbir süre yetmez ama ben de sadece birkaç kere maça gittim -Adana Demirspor, Amedspor benzeri maçlara- emin olun, oradaki tezahüratları bir kadın olarak dinlemek mümkün değil. Bir kere kadınların oraya mutlaka gitmesi gerekiyor, "gitmesin" anlamında demiyorum. İçerik itibarıyla kadınların spora ilgisi bu cinsiyetçi yaklaşımları kıracaktır ve o tezahüratlara da belirli bir kültür ve düzey getirecektir. Bu nedenle "Spor kadınların işi değildir." demiyoruz, tam tersine, hayatın her alanında olduğu gibi spor da kadınların uğraşıdır; hem spor olarak bunu yaparlar hem de izleyici olarak hem tribünlerde hem sahada kadınların var olması kadın erkek eşitliğine yaklaşımımızın bir sonucudur. "Cinsiyetçilik" ne demek? Cinsiyetçilik "cinsiyete dayalı ön yargıların bütünü" diyebiliriz. Gerçekten bir insanın kabiliyetlerini cinsiyetini baz alarak değerlendirmek anlamına geliyor. Hani şöyle bir yargı var ya: "Erkekler yemek yapamaz, kadınlar daha iyi yemek yapar." İşte bu tam da cinsiyetçi bir ön yargıdır. Erkekler de iyi yemek yapabilir, kadınlar da kötü yemek yapabilir. Yani hani bu arada "kadın" ve "erkek" diye bir ayrıştırma mümkün değildir. Bu spor alanı için de böyledir yani spor sadece futbol olmadığı için, futbol takımları da var, kadın futbol takımları da var, bu konuda hepimize düşen görev bunu özendirmek, futbolun ve sporun diğer alanlarının birleştirici ve gerçekten barıştırıcı özelliklerinin yaşamımıza sirayet etmesi için çabamızı göstermektir.

Şimdi, gerçekten bu konuda spora yaklaşımımızda ayrımcılık olmamalı dedik. Mesela Başakşehirspor gibi, Osmanlıspor gibi kamu kaynaklarıyla iktidarın kendi takımını yaratma ve diğer taraftarları dışlama gibi bir tutum kesinlikle toplumsal barış ortamını sağlamaz ve diğer futbol takımlarına, kuruluşlara da bir ayrımcılık getirir. Mesela Amedspor'a yönelik ayrımcılık burada çokça ifade edildi ve buna yönelik, hayatın diğer alanlarında olduğu gibi, Amedspor'a yapılanlar görünmez kılınıyor, cezalandırılmıyor ama kendilerine yüksek cezalar veriliyor. Örneğin "Aşk Bodrum'da yaşanır" pankartı disiplin cezasıyla karşılaşmazken Amedspor oyuncularından Deniz Naki ve diğerleri "Çocuklar ölmesin, maça gelebilsin, gelsin." dedikleri için ağır para cezalarıyla karşılaştılar. Aslında genel siyasi yaklaşımın, erkin tutumu spor alanında da maalesef devam ediyor.

Bu yasa teklifinde son olarak şunu da söyleyeyim: Gerçekten kişisel bilgilerin depolanması, daha doğru bir ifadeyle, bir fişleme anlamına geliyor. Bunu kabul etmemiz mümkün değil. Şimdi, maça giden insanların, yurttaşların biyometrik verilerinin toplanması bu verilerin başka yerlerde kullanılması sonucunu doğurabilir. Bu, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'yla da kesinlikle bağdaşmayan bir durumdur. Aynı zamanda Anayasa ve uluslararası sözleşmelere de aykırıdır. Şimdi, Bakanlığa tanınmak istenen bu yetki, Anayasa'nın 20'nci maddesinin üçüncü fıkrasına tartışma dışı bir aykırılık oluşturmaktadır. Bu nedenle bunun teklif metninden çıkarılması gerekiyor. Ayrıca kişisel verilerin gizliliği esastır. Buna istisna olarak biyometrik verileri depolama yönteminin öngörülmesi aynı şekilde kabul edilemezdir biraz önce ifade ettiğim gibi.

Genel olarak da bu yasada söylediğimiz eleştirilerin karşılanması, hem taraftarların hem toplumun gerçekten lehine düzenlemeler getirilmesi açısından çok büyük bir önem arz etmektedir.

Çok teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum. (HDP sıralarından alkışlar)