GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: KONDA'nın yaptığı araştırmanın seçmenin mesajını almak için başvurulması gereken kaynak olduğuna, Gezi direnişi davasında çıkan ara karara ve Tokat Milletvekili Özlem Zengin'in yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:2
Birleşim:94
Tarih:26.06.2019

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, ben de anlayışınıza teşekkür ederek ve mümkün olduğu kadar yeni bir tartışma açmadan sözlerimi tamamlayacağım.

Benim, bir öncekinde "İspat edilsin." denilen şey... Bugün seçim sonuçlarını milimi milimine bilen KONDA araştırma şirketi "Seçmen pazar günü nasıl davrandı?" dedi. O okunursa; hangi partinin seçmeni son dört güne kadar yüzde 22 oranında İmamoğlu'nu desteklerken hangi gelişmelerden sonra yüzde 50 oranında hem sandığa gidip -beklenenden fazla- hem de yüzde 50 oy vermiş, sandığa gitmeyen de hangi partiymiş; bunlar o araştırmada var. Seçim sonucunu da milimi milimine bilince; bence, kendi siyasetini tasarlamak ve seçmenin mesajını almak için başvurulması gereken bir kaynaktır diyorum, başka da bir şey söylemiyorum o konuda.

Dün Gezi davasında ara karar çıktı. Türkiye demokrasi tarihinin en barışçıl eylemi olan Gezi davasındaki ara kararda Yiğit Aksakoğlu iki yüz yirmi gün sonra 10 metrekarelik tecrit odasından serbest bırakıldı. Oysa ağırlaştırılmış müebbetle yargılanıyor. Ben kendisini savunurken salondaydım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Diyor ki: "Osman Kavala'yla hiç tanışmadık." 2 tane ağırlaştırılmış müebbet var ya, 2 ayrı hücrede; bunlar birlikte... "Hiç tanışmadık. İspatlayın, bütün suçu kabul ediyorum." diyor. Biraz da yaklaşan seçimler sırasında öyle bir iddianame yazmışlar ki algıya yönelik; vallaha, hâkimler baktılar, bu kadar iddiaya karşı... İddianamede de diyor ki... "Bir kez telefonla görüşmedim, bir mailim yok, el sıkışmadım." diyor. Yiğit Aksakoğlu'nu serbest bıraktılar. Ama bu algı operasyonunu bir ana direğin üzerine kurdu ya, ne yapacak ana direği? Osman Kavala'yı içeride tutmaya devam ediyor, ağırlaştırılmış müebbet... Osman Kavala'nın savunmasını herkesin okuması lazım; orada ne isimler var, neler söylüyor, neyle suçlanıyor. Ama şöyle bir söyleyelim: Bu yapılan, Osman Kavala üzerinden kurulmaya çalışılan ve Gezi'den öç almaya çalışan, aslında demokratik olarak, zihnen, mizahen bükemediği bileği...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, toparlayın Sayın Özel.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - ...ele geçirdiği yargı üzerinden büktürmeye çalışan ve infaz koruma memurları üzerinden orada yapılan infaz sırasında Gezi'yi bir ön infaza tabi tutanların gelecekte verecek çok hesapları var. Gerçekten Türkiye'ye çok büyük bir acıyı yaşatıyorlar. Elbette Gezi yargılanmalı. Nasıl yargılanmalı? Berkin Elvan'ın, Ethem Sarısülük'ün, Ahmet Atakan'ın, Mehmet Ayvalıtaş'ın, Abdullah Cömert'in yaşamını yitirmesine sebebiyet verenler, emri verenler, "Ben verdim." diyenler ve o ölümlere sebebiyet verenler yargılandığı gün gerçek Gezi davası olacak. CHP olarak o davayı da takip edeceğiz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Bağlayın lütfen.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Son sözüm: Tabii, çok klişe bir saldırı ama bizim İSKİ yolsuzluğunda dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Nurettin Sözen İSKİ Genel Müdürünü -tabiri caizse- kulağından, kolundan tuttu, savcıya verdi. Şimdi, siz, daha 2014'te "Bu şehirleri en iyi onlar yönetecek." dediğiniz çok sayıda belediye başkanınızı kamuoyu önünde "Bu ya terörist, terör örgütü üyesi ya da hırsız." diye teşhir edip, "İstifa etmezsen gereğini yaparım." diye tehdit edip, şantajla istifa ettirip sonra da hiçbir gereğini yapmadınız. Şimdi, İSKİ'de hukuka gönderen Nurettin Sözen, burada hukukla tehdit edip, istifa ettirip suçu, pisliği örten bir anlayış; edep yahu demekten başka bir şey gelmiyor elden. (CHP sıralarından alkışlar)