GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: 23 Haziran İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi sonucunda İstanbul seçmeninin Ekrem İmamoğlu'nu bir kez daha görevlendirdiğine, 14 Haziran 2017 tarihinde İstanbul Milletvekili Kadri Enis Berberoğlu'nun tutuklanmasıyla başlatılan Adalet Yürüyüşü'ne ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:2
Birleşim:93
Tarih:25.06.2019

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri; 23 Haziran Pazar günü İstanbul'da, Anayasa'da yeri olmayan, yasalarda yeri olmayan, vicdanlara sığmayan, hukukun zorlanarak, YSK üyeleri baskı altına alınarak verilmiş bir yenileme kararı sonrası İstanbul seçmeni, bir kez daha Büyükşehir Belediye Başkanı olarak Ekrem İmamoğlu'nu görevlendirdi. Ortaya çıkan sonuç kararın vicdanlara neden sığmadığını zaten rakamlarla anlatıyor. İptal edilen 31 Mart seçimlerinde 13.729 olan farkın, hemen arkasından, bu kadar kısa sürede ve aynı adaylarla yapılan bir seçimde 806 bine tırmanmış olması İstanbullunun bu hukuksuz, bu haksız, bu vicdansız karara nasıl tepki verdiğini gösteriyor. (CHP sıralarından alkışlar)

14 Haziran 2017 günü, halkın seçtiği bir milletvekili Enis Berberoğlu, dokunulmazlığı olmasına rağmen, yargı bağımsızlığının ortadan kalktığı ve yargının yürütmenin başından talimat aldığı bir dönemde cezaevine atıldı. O gün haberi alır almaz CHP Grubu olarak ayağa kalktık ve "Yarından itibaren faşizmle, yerleştirilmeye çalışılan bu faşizmle nasıl mücadele edeceğimizi göreceksiniz." dedik. Bunu tehdit gibi algılayanlar oldu ama arkasından, Türkiye siyaset tarihinin en barışçıl, en demokratik eylemi 432 kilometre sürecek "adalet yürüyüşü" başladı. "Adalet yürüyüşü"nü "Akılsız başın cezasını ayaklar çeker." diye alaya alanlar ya da sonradan "Ya karşıdan da başkaları yürürse" diye tehdit edenler oldu.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Devam edin Sayın Özel, buyurun.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Önce "Yürütmem." diyenler, daha sonra yürüyüşün aldığı büyük kamuoyu desteği karşısında "Bizim sayemizde yürüdünüz, korumasak yürüyemezdiniz." demişti. Yürüyüşün başında Cumhuriyet Halk Partisinin lideri vardı ama bu bir parti yürüyüşü değildi; hak, hukuk, adalet arayan herkesin yürüyüşüydü. Birlikte yol yürüdüğümüz insanlar suçlandı; milliyetçiler, muhafazakârlar ihanetle, Kürtler teröristlikle, garibanlar FETÖ'cülükle, biz hepsiyle suçlandık. Ancak yol boyunca bize saldıranlara, önümüze tezek dökenlere, önümüze engel koyanlara, bize taş atanlara karşı sadece ve sadece "Hak, hukuk, adalet!" sloganını attık ve milletvekilimizin uyarladığı Adalet Marşı'nı hep bir ağızdan söyledik.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, devam edin Sayın Özel.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Dinlenirken hep birlikte bir şarkıyı hep bir ağızdan tekrar ettik: "Boşuna çekilmedi bunca acılar/Büyük ve sakin Süleymaniye'nle bekle/Parklarınla, köprülerinle, meydanlarınla/Bekle bizi İstanbul/ Tophane'nin karanlık sokaklarında/Koyun koyuna yatan çocuklarınla bekle/Bekle zafer şarkılarıyla gelişimizi İstanbul/ Haramilerin saltanatını yıkacağız/Bekle, o günler gelsin, gelsin İstanbul/Sen bize layıksın, biz de sana İstanbul" diyerek 432 kilometre yol yürüdük biz. (CHP sıralarından alkışlar)

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın Sayın Özel.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - O gün ayağa kalkıp başladığımız adalet yürüyüşünün 740'ncı gününde, bugün burada adalet yürüyüşçüleri, İstanbul ittifakını oluşturan herkes adalet yürüyüşü boyunca duydukları bütün hakaretlere, ötekileştirmeye ve şeytanlaştırmaya karşı nasıl pozitif bir dille ve kol kola, gönül gönüle yürüdülerse İstanbul seçimlerinde de bunu başardık. (CHP sıralarından alkışlar) Ve İstanbul seçmeni bir zehirli dili, bir ötekileştiren dili, bir iftira eden dili cezalandırırken; ötekileştirmek yerine, öteki gibi düşünebilenleri, onun hakkını savunanları; şeytanlaştıranlar yerine, kardeşleştirenleri ve neticesinde, korku yerine, umut vadedenleri seçti.

Teşekkürler İstanbul, sen bize layıksın, biz de sana. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkürler Sayın Özel.