| Konu: | Sakarya Milletvekili Muhammed Levent Bülbül'ün sataşma nedeniyle yaptığı konuşması sırasında şahsına sataşması nedeniyle konuşması |
| Yasama Yılı: | 2 |
| Birleşim: | 86 |
| Tarih: | 30.05.2019 |
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Sayın Başkan, doğrusu, ırkçılık ve faşizm konusunda herhâlde en son suçlanacak grup Halkların Demokratik Partisidir. (AK PARTİ sıralarından gürültüler) Irkçılık ve faşizmi, lütfen, hepimiz bir daha okuyalım.
AYHAN EREL (Aksaray) - Siz 10 sefer okuyun.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla) - Irkçılık nedir? Faşizm nedir? Siyasi arka planı nedir, nasıl şekillenir ve bu, Türkiye'de hele nasıl şu anda yaşam bulmuş? Bu konuya o yüzden sadece gülümsüyorum, sadece cevap vermiş olmak için verildiğini düşünüyorum.
Diğer mesele, bizim eş genel başkanlarımız başta olmak üzere, 4 Kasım darbesiyle hâlâ hapiste tutulan arkadaşlarımızın, rehin tutulan arkadaşlarımızın dava dosyalarının hepsini okuyan bir hukukçu olarak söylüyorum: Şu anda, yaygın medyanın hepsinde "teaser" olarak geçiyor -fragman- ve onların hiçbiri yok biliyor musunuz dava dosyasında. Bir tek örnek vereceğim. Belediye eş başkanlarına her gün Cumhurbaşkanı diyor ya: "Para gönderdiniz örgüte, şöyle yardım yaptınız, böyle yardım yaptınız." Ya, avukat arkadaşları aradım, dedim, şu iddianameleri gönderin de bir de ben okuyayım yani olmadığını biliyorum ama. Bir tek örnek vereceğim. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Sayın Gültan Kışanak'ın dosyasını, lütfen, bir milletvekili sorumluluğuyla okuyun, iddia yok ya; bırakın suçu, bırakın tekemmülü, bırakın kararı, iddia bile yok. "Nevroz" konuşmasından ceza aldı, basın açıklamasından ceza aldı. Belediyeyle ilgili ne bir yolsuzluk ne bir usulsüzlük ne bir rüşvet ne bir zimmet, hiçbir şey yok. Diğer bütün belediye başkanlarımızla ilgili dava dosyaları aynı durumdadır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla) - Bitiriyorum.
BAŞKAN - Toparlayalım.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla) - Sayın Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş'a ilişkin de diğer milletvekili arkadaşlarımıza ilişkin de hepsi düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamındadır ve onların hepsi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinden dönecek, bunu yakın süreçte göreceğiz. Bu, sadece muhalefetin hizaya çekilme çabasıdır, dönemsel, konjonktürel bir yaklaşımdır; HDP'yi geriletme, muhalefeti susturma, bastırma yöntemlerinden biridir. Dün 1960 darbesiyle idam kararları veriliyordu, 1980 darbesinde milletvekilleri Zincirbozan'a gönderiliyordu, 1990'da Ulucanlar'a, bugün de Edirne ve Kandıra'ya gönderildiler; aradaki fark budur. (HDP sıralarından alkışlar)