GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:85
Tarih:29.05.2019

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle Gezi 6 yaşında diyerek başlamak istiyorum. Dündü, ertelendiği için bugün tekrar ifade etmek istiyorum.

Gerçekten, son yılların en geniş katılımlı, bütün seslerin yer aldığı, barışçıl, demokratik bir eylem olan Gezi 6 yaşında. Milyonlarca çığlık baskıya, zulme karşı birleşmişti Gezi'de. "Hepimiz Gezi'deydik." diyoruz. Hepimiz 24-25 Haziranda Silivri'de olacağız. Bu vesileyle -adalet, eşitlik, özgürlük talebinde buluşanların kazanacağını da- başta Berkin Elvan, Ali İsmail Korkmaz, Ethem Sarısülük, Abdullah Cömert, Ahmet Atakan, Mehmet Ayvalıtaş ve Medeni Yıldırım'ı da saygıyla anarak başlamak istiyorum.

Değerli milletvekilleri, 3'üncü maddede TRT'nin yeniden ele alındığı bir madde görüyoruz. Gerçekten, burada, nedir temel mantığı? Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve yönetmeliklerin öngördüğü ödevleri yurt içinde ve yurt dışında yerine getirmeyen TRT çalışanlarına disiplin cezası getiriliyor. İlk başta algılanamıyor aslında ama işin esasına girince... Ya, disiplin cezası getiriliyor, sanki TRT iktidar partisi dışında başka bir yayın yapıyormuş gibi, sanki muhalefet partilerine her gün yer veriyormuş gibi, sanki TRT gerçekten kamu yayıncılığı yapıyormuş gibi bir de disiplin cezası getiriyorlar. Bunu yapsaydı... Yapmadığı için disiplin cezası getirmek lazım çünkü TRT AKP'nin yayın organı olarak çalışıyor, bizim vergilerimizle, herkesin vergisiyle yayın organı olarak çalışıyor ama TRT üzerindeki operasyon bitmiyor.

Bu vesileyle şunu da söyleyeyim: Otuz altı saniye bize yer verilmiş, onu da size hediye ediyoruz, baş başa, alın TRT'yi, zaten yayın size yapılıyor.

TRT'deki operasyon, ameliyat bir türlü bitmiyor. Nedir gerçekten buradaki? "Yeniden yapılandırma" diyorlar. Neydi adı tam olarak? İstihdam fazlası personeller atıldı, 169 kişi, bu yetmedi, KHK'lerle daha önce yine birçok TRT çalışanı atıldı. "İstihdam fazlası personel var." diyorlar, atıyorlar; diğer yandan, taşeron vasıtasıyla, farklı şekillerde yeni işçiler alınıyor. Yani burada yine TRT'nin yayın politikasına bir müdahale var ve siyasi kadrolaşmanın zemini hazırlanıyor.

Şimdi, burada gerçekten nasıl ifade edeyim bilmiyorum, Oğuz Haksever'i duymuşsunuzdur. İnsanların ağzını bantlıyorsunuz, konuşmasını yasaklıyorsunuz, basın üzerinde ağır bir sansür var. Şu anda, bugün Kadri Gürsel kolunda kelepçeyle Metrise götürüldü, o kelepçe gazeteciliğe takıldı ve biz 3'üncü maddede TRT personeline ceza verelim diye bir tartışma yapıyoruz. Ya, niye ceza veriyorsunuz? Bunun bir izahı var, halk diliyle "açgözlülük." Gerçekten, ne yapsın yani bu TRT size daha ne yapsın, daha nasıl yayın versin? Bize hiç yer vermemiş, diğer muhalefet partilerine yine çok az az da olsa yer vermiş ama siyasi kadrolaşma yerini bulmamış, hâlâ rahatsız eden bazıları var diye TRT'deki operasyon devam ettiriliyor. Şunu söylemek istiyorum: TRT gerçekten sizin elinizde, buna rağmen bu kadar uğraşıyorsunuz. Aç gözlülüğe dair halk dilinde şunu yine söylerler: "Bu dünya herkesin ihtiyaçlarını karşılayabilir ama hiç kimsenin aç gözlülüğünü gideremez." İktidarın aç gözlülüğü öyle bir aşamaya geldi ki basın-yayın organları üzerindeki sansür, baskı, tutuklama, tehdit, baskı tehdidi öyle bir aşamaya geldi ki hiç kimse konuşmaya cüret edemiyor çünkü sonunda cezaevi var.

Oğuz Haksever, Cumhurbaşkanının konuşmasından sonra ne demişti? "Yaslı ada" sözüne -mikrofonların açık olduğunu unutmuş tabii yani o hani biat eden bir gazeteci olarak kendince gayet güvende hissediyormuş kendini- "Neresi yaslı be! Canına okumuşsun." demiş. Şimdi o tartışılıyor. Gerçekten şuna inanıyor musunuz: Bu kadar baskı ve bu kadar baskı tehdidi altında insanların, TRT çalışanlarının ve bütün medya organlarının çalışanlarının gönüllü bir biat içinde olduğuna inanıyor musunuz?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Toparlayalım Sayın Beştaş.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla) - Toparlıyorum Sayın Başkan.

İnanıyorsanız gerçekten büyük bir yanılgı içindesiniz. Zora dayalı, korkuya dayalı bir biat Oğuz Haksever olarak karşınıza çıkar. Gerçekten etrafınız, çevrenizdeki yandaşlar, biat etmiş gibi görünenler işlerini tiksinerek yapıyorlar. Emin olun, en az Oğuz Haksever kadar tiksinerek yapıyor işini ve her an sizi -özür dileyerek söylüyorum- satacaklar etrafınızdakiler. Haberiniz olsun.

Şunu da unutmayın: Yüksek İstişare Kuruluna kaç kişi atayabilirsiniz? 12 yazmışsınız -en son atananları biliyoruz- herkesi yüksek istişare kurullarına atayamazsınız. Bu kurullar yetmez. Gönüllü bir birliktelik lazım, demokrasi lazım, hak ve özgürlüklerin önünün açılması lazım. Bu arada, İstişare Kurulunun henüz on iki gün önce kurulduğunu ve üye sayısının henüz belli olmadığını, ihtiyaca göre ücret takdir edileceğini de ifade etmek istiyorum ve takdiri kamuoyuna bırakıyorum. (HDP sıralarından alkışlar)