GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: 29 Mayıs İstanbul'un fethinin 566'ncı yıl dönümü vesilesiyle Fatih Sultan Mehmet'i ve 6 Ekim 1923'te İstanbul'u düşman işgalinden kurtaran Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü rahmetle andıklarına, 23 Haziranda her şeyin İstanbul için güzel olacağına, 29 Mayıs Çorum olaylarının 39'uncu, Almanya'da Türk kökenli Genç ailesinin evinin Neonaziler tarafından kundaklanmasının 26'ncı, 12 Mart darbesinin ardından Profesör Doktor Sadun Aren'in, TÖS Genel Başkanı Fakir Baykurt'un, TİP Genel Başkanı Behice Boran'ın tutuklanışının 48'inci ve Sayıştayın kuruluşunun 157'nci yıl dönümüne, Ankara Barosunun Ankara'da gözaltında işkence olduğu iddialarına hassasiyetle eğilinmesi gerektiğine, PKK'nın dört yıldır alıkoyduğu asker ve polis ailelerinin taleplerine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:2
Birleşim:85
Tarih:29.05.2019

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

29 Mayıs 1453 İstanbul'un fethi. Bugün, daha sonradan "Fatih" unvanını alacak olan II. Mehmet tarafından İstanbul'un fethedildiği tarih. Bir dönemi kapatıp yeni bir çağ açan önemli bir olay. Gerek tarihî gerekse tabiat güzellikleriyle tüm dünyanın gözünün önünde olan, tüm dünyanın imrendiği, beğendiği ve özlediği bir kent. Napolyon "Eğer dünya tek bir ülke olsaydı başkenti İstanbul olurdu." demekle Batı dünyasının İstanbul'a duyduğu ilgiyi, verdiği önemi ifade etmiştir. Bu vesileyle Fatih Sultan Mehmet'i ve 6 Ekim 1923'te İstanbul'u düşman işgalinden kurtaran Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü rahmetle ve minnetle anıyoruz.

İstanbul'un layık olduğu gibi, İstanbulluların vereceği kararla ve kendisine yakışan bir şekilde yönetilmesini ümit ediyoruz. Aslında İstanbullular 31 Martta bu kararı verdiler ancak 6 Mayısta yapılan yerel seçim darbesiyle bu iradelerine el konularak siyasi tarihimizin en büyük mağduriyeti ve haksızlığı ortaya çıkarıldı ancak 23 Haziranda İstanbullular bu güzel kente ve kendi iradelerine yeniden sahip çıkacaklar ve "Her şey İstanbul için güzel olacak." diyoruz.

29 Mayıs, 12 Eylül askerî darbesine gidilen süreçte hâlâ tam olarak aydınlatılmayan, 1980 yılında gerçekleşen Çorum olaylarının da yıl dönümüdür. Temmuz ayına kadar süren ve Alevi yurttaşlarımıza yönelik âdeta bir katliama dönüşen olaylarda resmî rakamlarla 57 kişi hayatını yitirmişti. Bu çerçevede, vatandaşlarımızı rahmetle anıyor, böyle olayların yaşanmaması için siyasetin sorumluluklarını bir kez daha hatırlatıyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Toparlayalım.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Yine 29 Mayıs 1993, Almanya'da Neonaziler tarafından kundaklanan bir evde 5 yurttaşımızın yaşamını yitirdiği günün yıl dönümü. Bu acı olayı bir kez daha şiddetle kınıyor, Türk ve Müslüman karşıtı söylemlerin yarattığı nefret ikliminin sonucunda ortaya çıkan bu olayı kınıyor, bu tip olayların ortaya çıkmaması için Türk ve Alman hükûmetlerinin üzerine düşen ne varsa eş güdüm içinde bunları yerine getirmeleri gerektiğinin öneminin bir kez daha altını çiziyoruz.

29 Mayıs 1971, 12 Mart darbesinin ardından sıkıyönetim komutanlığınca Profesör Doktor Sadun Aren'in, TÖS Genel Başkanı Fakir Baykurt'un, TİP Genel Başkanı Behice Boran'ın tutuklandığı günün de yıl dönümüdür. Sözü uzatmadan şunu hatırlatalım: O sıkıyönetim komutanları ve o gün 12 Mart askerî muhtırasının, darbesinin arkasında duran kimsenin ismi hatırlanmıyor ama Arenler, Fakir Baykurtlar, Behice Boranlar tarihteki ve hepimizin gönlündeki yerlerini koruyorlar.

BAŞKAN - Toparlayalım.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bugün de aydınlara, akademisyenlere, kamu personeline, milletvekillerine, siyasetçilere karşı iktidar eliyle zaman zaman yürütülen cadı avı ve bunun mağdurları önümüzdeki dönemde hatırlanmaya devam ederken yıllar geçtiğinde, bu tutumun arkasında pozisyon alanların isimlerini kimse hatırlamayacak. Bunu hatırlatalım.

Yine 29 Mayıs Sayıştayın kuruluş yıl dönümü, 157'nci yıl dönümü. Bu çatı altında Sayıştayın kuruluşunu anmak önemlidir çünkü Sayıştay, kamu kurum ve kuruluşlarını, sosyal güvenlik kurumlarını gelirleri, giderleri, malları açısından bizim adımıza denetlemektedir. Sayıştay raporlarının biz milletvekilleri için ne kadar önemli olduğu ortadayken bu raporları son dönemde incelten...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Toparlayalım Sayın Grup Başkan Vekili.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - ...geç yollayan ve işlevsizleştirerek bazı kurumları da Sayıştay denetimi dışına çıkartan iktidar tavrını da eleştirdiğimizi açıkça ifade edelim.

Ankara Barosundan bugün bir açıklama yapıldı. Herhangi bir dernek, kuruluş, vakıf değil ki öyle de olsa iddia işkenceyse dikkate almak lazım. Ama Türkiye'nin başkentinde, bütün avukatların kayıtlı olduğu, kamu kurumu niteliğinde bir meslek örgütünün ve savunma mesleğinin meslek örgütünün "Ankara'da işkence var." iddialarına kulaklarımızı tıkayamayız. Hele hele yıllar yıllar önce geride bırakılan copla kafaya vurmak, çırılçıplak soymak ve insanlık tarihinin en ayıplı işkence yöntemleriyle tehdit etmek -o copu elinde tutarak- ne amaçla, hangi terör örgütüyle mücadele için yapılıyor olursa olsun insanlık onuru açısından utanç vericidir...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Toparlıyorum Sayın Başkan.

BAŞKAN - Tabii.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - ...terörle mücadeleye katkı değil zarar verir, bir örgütü çökertmeye değil o örgütü yeniden yeşertmeye imkân verir. Böyle bir rezalete başta -umudum yok ama- İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Adalet Bakanlığı ve Türkiye Büyük Millet Meclisinde en çok sandalyesi bulunan Adalet ve Kalkına Partisinin hassasiyetle eğilmesi lazım. On yedi yıl önce konuştuklarını hatırladığımızda, bugün Türkiye'yi böyle otuz yıl, kırk yıl, elli yıl geriye savuracak bu iddialara duyarsız olmamalılar.

Sayın Başkan, son olarak, İnsan Hakları Derneğinin 2 yöneticisiyle birlikte grubumuzu evlatları PKK elinde bulunan -polis, uzman çavuş ve erler- anneler, teyzeler, babalar ziyaret etti. Dört yıldır bir mücadele veriyorlar, gözleri yaşlı. Bugün Sayın Naci Bostancı'dan 14.30'da randevu alabilmiş...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Son...

BAŞKAN - Tabii, tabii, toparlayın.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bugün, Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanı Naci Bostancı'nın kendilerine verdiği randevuyu çok önemsediklerini, aylardır, yıllardır bu randevuyu alamadıklarını söylüyorlar. Bu konuda biz de bunu çok olumlu bir adım olarak görüyoruz. Daha önce de tavrımızı bu kürsüden ifade etmiştim, buradan ifade etmiştim. Biz, bu evlatlarımız askerlik görevini yaparken ya da emniyet mensubu olarak görev yaparken, bu ülke için canlarını ortaya koymuşken PKK'nın eline geçmiş ve hâlen daha hayatta olan bu evlatlarımızın ailelerine kavuşturulmasını, mümkünse bu bayramın buna vesile olmasını önemsiyoruz. İktidar partisinin bu konuda atacağı her türlü adıma ana muhalefet partisi olarak katkı sağlayacağımızı da ifade etmek istiyorum.