| Konu: | Yasama görevinin yanında denetim görevlerinin de bulunduğuna, Parlamentoyu çalıştırma yükümlülüğünün iktidar partisinde olduğuna ve Anayasa'ya sadakat yemini edenlerin Anayasa'ya karşı muvazaa suçu işleyemeyeceğine ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 2 |
| Birleşim: | 84 |
| Tarih: | 28.05.2019 |
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkanım, tabii, öncelikle, görüşmelerine başlamak üzere olduğumuz kanun teklifiyle ilgili birkaç şey söyleyeceğim ama, hemen öncesinde, Cumhuriyet Halk Partisi grubu olarak Anayasa'nın ve İç Tüzük'ün bize verdiği bir yükümlülük var. Bizim yasama görevimizin yanında denetim görevimiz var; denetim görevimizde de bir öze yönelik denetim görevimiz var, bir de şekle yönelik denetim görevimiz var.
Zaten son Anayasa Mahkemesi kararı da diyor ki: "600 milletvekili varsa, ne iş yaparsan yap 200 milletvekilinin olması, 151'in de verilen karar yönünde oy kullanması lazım." Biz kendi varlığımızı inkâr etmiş oluruz bu sayının varlığını aratmazsak.
Yeni arkadaşlar açısından söylüyorum, biraz önce üslupsuz ve yanlış bir söz kullanan arkadaşa değil, ona bizim katkımız olabilecek bir şey yok ama...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Toparlayın Sayın Grup Başkan Vekili.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - ...bütün dünya parlamentolarında, parlamentoyu çalıştırma yükümlülüğü iktidar partisinindir. Bunun için muhalefetin sayısal bir katkısına ihtiyaç duymazlar, duyarlarsa varlıkları, meşruiyetleri tartışılır. Hele hele muhalefete "Anayasal görevinizi terk edin." böyle bir yaklaşım kimsede olmasın.
Gelelim kanuna Sayın Başkanım. Anayasa değişikliği yapıldığında, rejime kasteden Anayasa değişikliğinde biz itirazlarımızı söylerken "Güçlü Meclis" diye bu değişikliği savunanlar, Mecliste milletvekillerinin kanun teklifi sunacağını, bakanların ve yürütmenin artık kanun için yasa tasarısı yollayamayacağını söylemişlerdi ve bununla övünmüşlerdi.
Bugün açık bir muvazaayla tekrar karşı karşıyayız. 7 farklı bakanlığı ilgilendiren...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Toparlayalım.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkanım, aslında usul tartışmasına gidebilecek bir konu ama usul ekonomisi açısından böyle bir hakkı kullanıyoruz. Yoksa, burada usul tartışması açıp, bu teklifi de Anayasa'ya ve İç Tüzük'e göre Komisyona, hatta teklif sahiplerine iade etmek lazım çünkü bu teklifteki bazı düzenlemeleri bakanlar, bazı düzenlemeleri Cumhurbaşkanı, bazı düzenlemeleri bakan yardımcıları müjdeledi. Sağır sultan biliyor ki teklifin altına imza atan arkadaşlar şeklî bir gerekliliği yerine getiriyorlar. Bakanların müjdelediği kanun teklifi olmaz, bunun adı yasama ile yürütmenin Anayasa'ya karşı muvazaası olur.
ALİ ÖZKAYA (Afyonkarahisar) - Hadi oradan!
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Ya yapılan Anayasa değişikliğinden vazgeçeceksiniz ya da ettiğiniz yemine sadık kalacaksınız.
Yine şu anda gündemde olan ne varsa...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun Sayın Özel.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Örneğin, Adalet ve Kalkınma Partisinin Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ayın 31'inde yargı paketi açıklayacak, tamamı yasamaya muhtaç değişiklikler. Onunla ilgili, efendim, açıklama yapıyor danışmanlarından bir tanesi: "Dokuz aydır çalışıyoruz, tüm paydaşlardan görüş alıyoruz." Ya, ne haddine, senin ne haddine? Sen kanun tasarısı sunamazsın ki. Onu, teklifi sayın milletvekilleri sunacak. Mutfak çalışmasını övüyor. Bu, Anayasa'ya karşı muvazaadır. Bunu yapamazlar, yapmamalılar.
Askerlik Kanunu... Millî Savuma Bakanı müjde veriyor, anlatıyor. Bir kanun çıkarsa artısıyla, eksisiyle bizimdir ama bu kanunu teklif etme hakkı olmayanların kanunu sahiplenen bir dil kullanmaları... Bu konuda katkı vermek başka bir şey; Meclis ihtiyaç duyar, sayın vekiller ihtiyaç duyar, bakanlıktan katkı alır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Toparlayalım.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Ama "Hazırladık, şu tarihte gönderiyoruz inşallah, şu sürede yasalaşacak inşallah." Bunun inşallahı maşallahı yok. Biz yemin ettik. Bu Anayasa'ya sadakat yemini edenler bu Anayasa'ya karşı muvazaa suçu işleyemezler. Ya olduğumuz gibi davranacağız ya davrandığımız gibi olacağız. Ya yasadığımız gibi Anayasa'mız olacak ya Anayasa'da yazdığı gibi yasa yapacağız. Buna dikkat edelim.
Şimdi, böyle özel bir günde de isim isim verip rencide etmek istemem. Kaç tane milletvekili gelmiş, 7 farklı bakanlığın farklı tarihlerde müjdeledikleri kanun değişikliklerini torba yapmış. Kaldı ki temel kanun hukuk alanındaki bütünleşik bir düzenlemedir. Yani Vergi Usul Kanunu'nda temel kanun olur, torba yasada temel kanun olmaz. Yapıldığı takdirde kendimizi inkâr etmek olur.
Bu konuyu yüce Meclisin itibarı açısından da, sayın vekillerin Anayasa'ya karşı sorumlulukları açısından da bu yüce çatı altında kayda geçirmek istedim.
Teşekkür ederim.