GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:56
Tarih:21.02.2019

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Bugün Dünya Ana Dili Günü. Öncelikle, bütün dünya halklarının Uluslararası Ana Dili Günü'nü kutluyorum. "..."(x)

Değerli arkadaşlar, ana dili yasaklı olan bir milletvekili olarak kendi dilimde ilk söylediğim cümleyi aynen ifade ettim.

EROL KAVUNCU (Çorum) - Yasaktı da niye konuşuyorsun o zaman?

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla) - Evet, değerli milletvekilleri, bu kürsüden çokça ifade ettiğimiz bir şey var: Açlık grevleri. Leyla Güven şahsında, diğer açlık grevlerinin tümünü ısrarla burada ifade ediyoruz ama bugüne kadar tek bir üye, tek bir parlamenter çıkıp "Ya, bu açlık grevlerinde ne oluyor? Gerçekten devletin bir sorumluluğu var mı? Talep nedir? Bu talep neden karşılanmıyor? Gerçekten yasa dışı bir şey mi isteniyor, yasalara uygun olmayan bir talep mi var..." Böyle bir cevap bile duymadık.

Şimdi, ben bugün size açlık grevinde, açlık grevi sonucunda meydana gelebilecek sonuçlarda başta iktidar olmak üzere devletin sorumluluğunu yasalarla anlatacağım Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Anayasa'ya göre.

Yaşam hakkı, gerçekten devletin yaşatma hakkı ve zorunluluğu. Şimdi, ne diyor bir kere, her şeyden önce Anayasa 17, size aynen okuyacağım: "Herkes, yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir." Burada Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin de 2'nci maddesi yaşam hakkını düzenliyor, diyor ki: "Yasanın koruması altındadır." Açıkça söylüyor ve bunun istisnaları var; "Ne zaman bir ölüm olduğunda devlet bundan sorumlu olmaz." Bu, aynen bizim Anayasa'mızda da var. Ne diyor: "Ceza alması." Ölüm cezası; şu anda Türkiye'de ölüm cezası yok. "Kuvvete başvurmanın kesin zorunluluk arz etmesi." Bunu da herkes takdir eder. "Şiddete karşı korunması için." Bir kişinin korunması için. "Tutuklunun kaçmasını önlemek için." "Ayaklanma veya isyanın bastırılması için." Bu durumlarda yaşam hakkının sona ermesi hâlinde devletin sorumluluğu ortadan kalkıyor; diğer bütün hâllerde, devlet meydana gelebilecek ölümden doğrudan sorumludur. İki türlü sorumluluğu vardır devletin: Bir, objektif, pozitif; bir de negatif yükümlülüğü vardır. Negatif yükümlülüğü nedir? Öldürmeme yasağıdır. Devlet bir vatandaşını öldüremez, öldüremez.

NİLGÜN ÖK (Denizli) - Leyla Güven niye buraya gelmiyor yemin etmeye? Gelsin. Bağlayan ne?

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla) - İkinci sorumluluğu, pozitif yükümlülüğüdür. Bu da temel hakların üçüncü kişiler tarafından ihlal edilmesini önlemek amacıyla devletin alması gereken önlemlerdir.

Dinlerseniz anlayacaksınız.

NİLGÜN ÖK (Denizli) - Neden, niye gelmiyor?

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla) - Evet, şimdi, biz devletin pozitif sorumluluğundan söz ediyoruz. Şimdi, 300'ü aşkın tutsak şu anda Türkiye'de devletin denetimi ve sorumluluğu altında hapishanelerde açlık grevlerinde, dışarıdakileri bir tarafa bırakıyorum. Bugün, biraz önce aldığımız bir telefona göre -daha önce milletvekilimiz de söyledi- Şahin Öncü Van Cezaevinde ve şu an yaşamı kritik bir aşamada, her an -umarım olmaz- yaşamını yitirebilir. Leyla Güven Vekilimizin açlık grevinin yüz günü aştığını -ki artık günleri bilerek söylemeyeceğim- biliyorsunuz. Burada ne var? Bizim karşımızda susuyorsunuz. Susmak sizi kurtaramayacak. Siz bugün susuyorsunuz, "Bir milletvekili tahliye ettik sorumluluktan kurtulduk." diyorsunuz ama kurtulmadınız. Siz, o milletvekili açlık grevini sanki tahliye olmak için yapmış gibi davranıyorsunuz. Öyle bir durum yok. Leyla Güven ilk günden itibaren "Ben kendim için bir şey istemiyorum. Bu ülkede tecridi bitirin, işkenceyi bitirin, insanlığa karşı işlediğiniz suça son verin." dedi ve bunu savundu. İki adım atıldı -tırnak içinde, adım değil- biri, sanki tahliye için açlık grevine girmiş, diğeri de on beş dakika Mehmet Öcalan İmralı Adası'na gönderildi.

Şimdi burada ne var? Susarak sanki bu olay yokmuş gibi davranıyorsunuz. Böyle bir şeyin altında kalırsınız. Gerçekten bir milletvekili ve 300'ü aşkın tutuklunun her an ölümle yüz yüze olduğu bir durumda bunların yaşamına gelecek bir halel, doğrudan sizin öldürdüğünüz anlamına gelir. Öldürmek tetiği çekmek değildir, öldürmek, o insanların talebini duymazdan gelmektir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Bir dakika ilave ediyorum.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla) - Öldürmek, aynı zamanda ölüme gidişe göz yummaktır ve şu anda siz bunu yapıyorsunuz. Talep çok açıktır ve Türkiye cezaevlerinde çok acı bir tarih vardır; çok sayıda insanın cenazesi çıkarılmıştır ve şimdi, bu yüzyılda seçimden sonrayı bekleyelim demeyin ha çünkü seçim, ölüm karşısında, yaşam hakkı karşısında bir hiçtir. Yaşam hakkı her şeyin üstündedir ve sizden talep, kesinlikle meşru, haklı ve yasalara uygun bir taleptir. Şu anda İmralı Adası'nda devam eden, sonuçta bir hukuksuzluktur; bir hukuksuzluğa karşı hukuka uyun talebidir ve Leyla Güven başta olmak üzere açlık grevindeki diğer bütün insanların taleplerine uymanız yasanın gereğidir, devletin yaşam hakkından objektif olarak sorumlu olmasının gereğidir diyorum ve teşekkür ediyorum. (HDP sıralarından alkışlar)