| Konu: | Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 2 |
| Birleşim: | 55 |
| Tarih: | 20.02.2019 |
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkürler Sayın Başkan.
Ben kanun üzerinde grubumuzun yaptığı konuşmalara atıfla vekili olduğum Siirt ilinin temel bazı problemlerini paylaşmak istiyorum.
Evet, gerçekten Siirt en çok nasıl bilinirdi? Şu anki Cumhurbaşkanı, AKP'nin Genel Başkanı 26 Mart 1999'da Siirt'te okuduğu bir şiir sebebiyle hapis cezası aldı ve sonra siyasi yasaklı hâle geldi; bilahare "Yiğit, düştüğü yerden kalkar." söylemiyle, bizzat Erdoğan kendi lafıyla, 9 Mart 2003'te siyasette farklı bir uzlaşıyla kendisi Siirt'ten milletvekili seçildi ve o günden bugüne Cumhurbaşkanı olana kadar hâlâ aralıksız bir siyasi hayatın içinde.
Peki, Siirt'te ne yaşanıyor, gerçekten Siirt nasıl bir il; bunu size bir tasvir etmek istiyorum: Her şeyden önce, 2019 yılında hâlâ en temel problemi ulaşım olan bir il. Gerçekten, yollar, Siirt'in en temel problem alanları. Kendi adıma söyleyeyim, il ve ilçe arasında, köy arasında yolculuk yaptığımda yani o gece yataktan kalkmak mümkün olmuyor çünkü sarsıla sarsıla yani âdeta dayak yemişçesine bir yolculuk yapıyoruz. Ulaşım ve... Siirt'e "çıkmaz sokak" denir çünkü bu yolların -yani en hayati yol Diyarbakır-Siirt arasıdır- ne kadar kötü olduğunu merak ediyorsanız lütfen gidip deneyimleyin.
Ve gerçekten havaalanı var mı bu ilin? 1994'ten beri sözde bir havaalanı var ama havaalanı hiçbir zaman tam işlemedi, şu anda da uçuşlar yapılmıyor. En son 2017'de -ara ara seferler yapılıyordu 2017'den önce iki yıl- "Pist küçük." diye havaalanı kapatıldı "Genişleteceğiz." dediler. Ulaştırma Bakanlığına vermiş olduğum bir soru önergesine aldığım yanıtta "20 Aralık 2018'de uçuşlara açılacak." denildi, hâlâ Siirt'e uçamıyoruz, biz ya Diyarbakır'a ya Batman'a uçarak Siirt'e ulaşabiliyoruz ve Siirt'in bir havaalanı bile yok; bunu önemle söylemek istiyorum. En son bir test uçuşu yapıldı 30 Ocakta. O test uçuşunun üzerinden ne kadar yıl ya da ay geçecek; onu da artık bilemiyorum.
Gerçekten, Siirt, yoksunlukla, yoksullukla, işsizlikle ve yolsuzlukla ama yol olmamasıyla anılan bir kentimiz vaziyetinde. Köy yolları -inanmayacaksınız ama- neredeyse altı ay kapalı, insanlar altı ay şehir merkezine ve ilçelere gidemiyor.
Başkaca da birçok problemi var. Bunlardan bir tanesi tabii ki kayyumdan sonra yürütülen politikalar. Evet, darbe dönemlerindeki pratik olarak bildiğimiz kayyum uygulamaları AKP döneminde tekrar yaşama geçirildi. Nereden hatırlıyoruz kayyum politikalarını? 80'li yıllarda darbe pratiği olarak 12 Eylül askerî darbesinde atanmıştı kayyumlar; sonra 11 Eylül 2016 tarihinde, âdeta nispet yaparcasına, darbelere atıfla tekrar kayyumlar atandı. "Kayyum" ne demek? Kayyum bir memur. Kayyum atamak ise halk iradesini temsil eden belediye başkanlarının görevden alınıp yerine bir memurun atanması. Peki, Belediyeler Kanunu ne diyor, belediyecilikle ilgili mevzuat? Normalde belediye başkanının başına bir iş gelirse, tutuklanırsa, ölürse, hastalanırsa ya da başka bir sebeple görevini yapamazsa onun yerine belediye meclisi kendi arasından başkan vekilini seçer ve halk iradesi bu yolla temsiliyete yansır. Ama kayyum atanan hiçbir ilde olmadığı gibi Siirt'te de belediye meclisleri görevde değil. Tek başına kayyum, belediye meclisini de devre dışı bırakarak bu ili kendince yönettiğini sanıyor. Ama halka hizmet bir yana... Şöyle iki tabela göstereyim size: Bu yeni tabela "İlimize Hoş Geldiniz. Siirt Belediyesi." Bu da eski tabela "İlimize Hoş Geldiniz." "..."(x)" bir de "..."(x) Arapça, Kürtçe ve Türkçe tabela bu ay kaldırıldı ve yerine Türkçe tabela getirildi. Kayyum ne diyor? Siirt'teki Kürtlere ve Araplara diyor ki: "Ben sizi tanımıyorum. Sizin diliniz yok. Sizin dilinizde 'Hoş Geldiniz' tabelasını bile kaldırdım." Ben de Siirtli yurttaşlara diyorum: Sizi tanımayanı siz de tanımayın, 31 Martta sizin tabelanıza bile tahammül etmeyen bir kayyumu Ankara'ya geri gönderin, mutlaka yapacağı başka işler vardır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Devam edin. Toparlayalım.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla) - Kayyum politikası... Sayıştay raporlarına göre bile 17 milyonluk borcu 33 milyona çıkarmış bir kayyumdan söz ediyoruz. Tümüyle yandaşlarını işe alıp bizim dönemizde alınan işçileri, herkesi işten çıkaran bir kayyumdan söz ediyoruz. Yandaş firmalara ihaleler verilerek çok ciddi paraların döndüğünü de ayrıca paylaşayım ve Siirt'in altyapı su sorunu çözülmediği gibi, bizim belediye eş başkanlarımızın görevde olduğu dönemde yaşama geçirilen projeler şimdi kendi projeleriymiş gibi halka yutturulmaya çalışılıyor.
Evet değerli milletvekilleri, kayyum politikası 31 Martta sona erecek, sadece Siirt'te değil kayyum atanan bütün illerde halk kendi temsilcilerini seçecek ve gerçekten 31 Mart bütün Türkiye için ve özellikle kayyum atananlar için bir bayram olacak diyorum.
Teşekkür ediyorum, sağ olun. (HDP sıralarından alkışlar)