GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:47
Tarih:17.01.2019

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

39 sıra sayılı Gelir Vergisi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin 2'nci maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum.

Bu yasa teklifi üzerinde konuşurken önce 2019 yılı bütçesini de sizlere hatırlatmak zorundayım. Çünkü, 2019 yılı bütçesi, yürütmenin bütçeyi vergi zamlarına yasladığı bir bütçedir yani dar gelirliyi ve orta gelirliyi ezip soluk alamaz hâle getirdiğiniz bir bütçedir. Aslında, sizler, getirdiğiniz bu düzenleme üzerinden 31 Mart yerel seçimlerine kadar zaman kazanmaya çalışıyorsunuz. Çünkü, ne yaparsanız yapın, krizi gizleyemediğinizin sizler de farkındasınız. Artık, ekonomik kriz vatandaşımızın sırtına binmiş, gıda enflasyonu almış başını gitmiştir.

OECD ülkeleri içerisinde gıdayı en pahalı tüketen ikinci ülkeyiz. Buraya gelmeden önce İstanbul hal fiyatlarına baktım, manzara korkunç: Taze fasulyenin kilosu 20 lira, sarımsağın kilosu 25 lira, taze soğanın kilosu 8 lira, sivribiberin kilosu 10 lira, domatesin kilosu 5 lira, kuru soğanın kilosu 4 lira, beyaz lahananın kilosu 5 lira.

Evet, gülüyorsunuz Sayın Bakan ama rakamlar bugünkü rakamlar.

İSMET YILMAZ (Sivas) - Taze fasulyenin mevsimi değil yalnız.

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Devamla) - Yani mutfakta yangın var. Yürütme ne yapıyor? Yangını görünce ithalata başvuruyor. Hububat, ayçiçeği, kuru soğan ve domates ithalatında gümrüğü sıfırladınız. Yani iktidar, mutfaktaki yangına benzin döktüğünün farkında bile değil, acı olan bu. Çünkü, ithalat yaptıkça gıda fiyatlarını artırıyorsunuz. Uyanın artık, uykudan kalkın.

Bakın, dünyada eti en pahalı tüketen ve bu yüzden en az et yiyen Avrupa ülkesi biziz. Şimdi, halkımızı sebze de yiyemeyecek duruma getirmiş hâle geldiniz. Fasulyenin kilosu et fiyatına yaklaştı. Vatandaşa sebzeyi de çok görüyorsunuz, yazıktır, günahtır bu ülkeye. İktidar bu acı tabloyu gizlemek için Ali Cengiz oyunları yapıyor ama bilesiniz ki ne yaparsanız yapın çift haneli işsizliği, çift haneli faizleri, çift haneli enflasyonu gizleyemiyorsunuz. Reel durum ortada, bütün TÜİK Başkanlarını alsanız dahi yine sonuç değişmeyecek. Gerçeklerin mutlaka ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır.

Getirdiğiniz teklifin 2'nci maddesinde, sözüm ona kafa karışıklığını gideriyorsunuz. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 25'inci maddesinin birinci fıkrasının birinci bendine açıklık getirerek işsizlik ödeneği ve işe başlatmama tazminatı, gelir vergisi kapsamı dışına çıkarılıyor. Ben baktım, hiçbir fark göremedim. Zaten işsizlik ödeneği ve işe başlatmama tazminatı, gelir vergisi kapsamı dışındaydı.

Belli ki vatandaşa güzellik yapıyormuş gibi görünüyorsunuz ama oyun içerisinde oyun yapıyorsunuz. Bu maddeyle yaptığınız tek şey, parantez içi yazılan hükmü, parantezin dışına almış olmanızdır. Gizli oyunlarla vatandaşın gelirine el koyup sonra kolaylık getiriyor gibi göstermeye çalışıyorsunuz. Her konuda aynı oyunları oynuyorsunuz; benzinde indirime gidiyor, bir hafta sonra indirimi tekrar geri alıyorsunuz; soğan fiyatlarını düşürüyor, bir hafta sonra domates ve fasulye fiyatlarını yükseltiyorsunuz. Yani aslında mutfakta yangın dinmiyor, büyüyor.

Evet değerli milletvekilleri, buradan iktidara sesleniyorum: Bir şey yapacaksanız böyle göstermelik değişiklikler yerine, vatandaşın karnını doyuracak düzenlemeler yapalım.

Ben iki konuda yasa teklifi verdim. Dar gelirli vatandaşın yanındaysanız, orta hâlli vatandaşın yanındaysanız gelin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunduğum yasa tekliflerini kanunlaştıralım. Bu tekliflere lütfen destek verin.

Birinci teklifimiz: Evet, çiftçimizin Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerinden aldığı, vadesi gelmiş ve ödenmemiş kredilerini yapılandıralım, faizlerini silelim, anaparayı 2023 yılına kadar beş yıllık taksitlere bölerek çiftçiye olan borcumuzu bu şekilde ödemiş olalım. Ama siz ne yapıyorsunuz? Çiftçi feryat ederken kulaklarınızı tıkayıp sıfır gümrüklü ithalat kararı alıyorsunuz, kendi çiftçinizi açlığa mahkûm edip yabancı çiftçiyi fonluyorsunuz. Siz kimden yanasınız? Üretimden mi ithalattan mı yanasınız?

Diğer kanun teklifimiz de esnaf üzerine. Gelin, esnafın, küçük ve orta ölçekli işletmenin bankalardan çektiği kredi ve vadesi gelmiş çekleri sebebiyle yaşadığı sıkıntıları giderelim. Büyük işletmeler konkordato yoluyla kendisini koruyor ama esnaf maalesef koruyamıyor. O zaman, esnafın, küçük ve orta ölçekli işletmecinin borçlarını yapılandırıp kara listeye giren kayıtlarını silelim. Sicil affı çıkaralım; kredi kartlarını yapılandırmak yetmez, sicil affı gerekiyor. Hem Merkez Bankasının hem de Bankalar Birliğinin kayıtlarını silelim, esnafın önünü açalım.

Sözlerime son verirken yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkürler Sayın Aygun.