GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: HDP Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:46
Tarih:16.01.2019

CHP GRUBU ADINA MURAT EMİR (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Döviz-faiz-enflasyon kıskacında bir ekonomik durumda, finansal dengelerin altüst olduğu bir süreçte, maalesef ekonominin en büyük zararını, ekonomideki darboğazın en büyük zararını geniş kesimler, yoksul kesimler, işsizler, dar gelirliler, emekliler ve özellikle de kadınlarımız çekiyorlar.

450 milyar dolarlık dış borcunuz varsa, ekonominiz katma değer üretemiyorsa, döviz girdiniz olamıyorsa son derece kırılgan bir süreçten geçiyorsunuz demektir ve bu kırılganlığı sadece biz değil herkes görüyor. Sizler ne kadar saklamaya çalışırsanız çalışın, herkes bu kırılganlığın farkında. O kadar ki Trump size yani Türkiye Cumhuriyeti'ne, maalesef, bir gece yarısı "tweet"lerle "Sizi mahvedeceğiz." diyebilecek cesareti gösterebiliyor. Ona bu cesareti veren aslında 450 milyar dolarlık dış borçtur. Değerli arkadaşlar, bu dış borç yapılırken nasıl yapılmıştır, ne şekilde gerçekleşmiştir diye bakarsanız, hiçbir şekilde büyümeye dönük, sanayiye dönük, işsizliği gidermeye dönük, yatırımlara dönük bir şey yapılmamıştır; Türkiye'nin kaynakları sonuna kadar betona gömülmüştür ve kurtarmak gerektiği zaman da ilk akla gelen, betoncular ve futbolcular olmaktadır. Oysa Türkiye'de kurtarılmayı bekleyen milyonlar vardır, işsizler vardır, kredi kartı borçluları vardır.

Bakın, kredi kartı borçluları meselesine kısaca değinmek isterim. Vatandaşımız 132 milyar lira kredi kartı borçlusu ve seçimlere giderken apar topar -ve anketler bozuk geliyorken- on altı yılda hiç hatırlamadığınız kredi kartı borçlularını anımsadınız bir anda ve onların bu borçlarını yeniden yapılandırmayı nihayet aklınıza getirebildiniz ancak bu bile çözüm olmayacak.

Bakın, saraydan şekillenen bir ihale ekonomisi, İhale Kanunu'nun delik deşik edilmesiyle ekonomide 5'li çeteye verilen ihaleler, onların taşeronlaştırdığı altyapı ve oradan tekrar saraya dönen bir talan ve vurgun ekonomisi; işte, Türkiye'nin özeti budur. Şimdi, seçimlere giderken anketler bozuk geldikçe paket üstüne paket açıyorsunuz ama bu paketlerin hiçbir işe yaramayacağını bilmek zorundasınız çünkü bunlar pansuman tedbirleridir; sorun yapısaldır, sorun sizin kurguladığınız talan ekonomisindedir. Bakın, krizin olduğu, finansal dengelerin çok bozuk olduğu ağustos döneminde vatandaşa "Dövizinizi bozdurun." dediniz ancak anlaşıldı ki vatandaş size güvenmiyor ve dövizini bozdurmamış. Sonunda döndünüz, "Vatandaşın dövizini nasıl olur da alırız?" diye tasarladınız ve bulduğunuz çözümle vatandaşa "İhaleyle, yüzde 4,5 faizle dövizini getir." dediniz, toplaya toplaya 200 milyon dolar toplayabildiniz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Bağlayın sözlerinizi Sayın Emir.

Buyurun.

MURAT EMİR (Devamla) - Teşekkür ederim.

Bu, aslında sizin Katar'dan aldığınız o uçak var ya, uçan saray var ya onun bir kanadı bile değil. Oysa yurt dışında ihaleye çıkıldığında dünyanın en yüksek dolar faizi veren, 7,68'le dolar faizi veren ülke durumuna getirdiniz Türkiye'yi. Şimdi, buradan baktığınız zaman Türkiye'yi açmaza soktunuz, bütün hedefiniz, bütün çabanız 31 Martı bir şekilde bulabilmek. Ondan sonra diyorsunuz ki: "Allah kerim, istediğimiz kadar acı reçeteyi bu millete içiririz." Oysa şunu bilmelisiniz: Bu koşullar altında hiçbir yapacağınız pansuman tedbiri geçerli olmayacak ve milletimiz size 31 Martta hak ettiğiniz dersi verecek ve sizin de artık bu talan ekonomisinden vazgeçmeniz için başka bir seçeneğiniz kalmayacak.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP ve İYİ PARTİ sıralarından alkışlar)