GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:44
Tarih:10.01.2019

OKAN GAYTANCIOĞLU (Edirne) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yine bir torba yasa, çorba gibi, her şey var. 25'inci madde güzel. Niye? Bazı küçükbaş ve büyükbaş hayvan kesimlerinden para alıyorduk, onu almayacağız, çiftçiye iade edeceğiz. Yine, sütün satın alma bedeli üzerinden binde 1, çok düşük bir rakam, onu da almıyoruz. Sanki bir lütufmuş gibi Türkiye hayvancılığına bir destek yapıyorsunuz ama bir önceki maddede de Türkiye hayvancılığını tahrip ediyorsunuz. Ne yapıyorsunuz? Bedava yem kaynağı olan meralara yeni bir tahribat daha; bu sefer, maden suyu arıyorsunuz, mineralli su arıyorsunuz. Örneğin, Afyon'un Kızılay maden sularının olduğu yerde her yerde maden suyu çıkıyor ama özellikle, meralara göz diktiniz ya, oralara birtakım inşaatlar yapacaksınız, birtakım yatırımlar yapacaksınız, oralara da dalmak için ne yapıyorsunuz? Bu teklifi bize dayatıyorsunuz.

Ama hayvancılığı bitirdiniz. Yani ne kaldı? Burada kaç kere konuştuk, termik santral kuracaksınız, meraların üzerine; haberleşme santrali kuracaksınız, yine meraların üzerine; yol geçecek, meradan geçebilir. Mantığınız da şu: "Ya, bu köyün hayvan sayısı azalmış, bu merayı biz tahrip edebiliriz." diyorsunuz. Arkadaşlar, siz iktidardan gittikten sonra Cumhuriyet Halk Partisi iktidara geldiğinde o meralar lazım olacak. Niye? Orada hayvan sayısı artacak çünkü. Biz o hayvanları besleyeceğiz bedava yem kaynağıyla, herkese ucuza et yedireceğiz. Siz ucuza et yedirdiğinizi zannediyorsunuz. İnsanlara ne yediriyorsunuz biliyor musunuz? Yağ yediriyorsunuz. Yani sözleşme yapıyorsunuz, yüzde 20 yağ konuluyor o ucuz etlerin içerisinde. Peki, kasaptan 1 kilo kıyma alın... Gerçi 1 kilo kıyma kimse alamıyor. 100 gram kıyma alıyor insanlar. Bunun içerisinde ne kadar yağ var biliyor musunuz? Yüzde 5, bilemediniz yüzde 7 ama sizin yandaş mağazalarınızdan, zincir mağazalarınızdan satın alınan etlerde ne kadar yağ var? Yüzde 20. Yani siz 1 kilo et satmıyorsunuz insanlara, 800 gram et satıyorsunuz ya da şöyle söyleyelim: 30 liradan satmıyorsunuz, 37,5 liradan satıyorsunuz. Kim kazanıyor? Kim kaybediyor o belli; tüketici kaybediyor, dar gelirli kaybediyor, yoksul insanlar kaybediyor.

Türkiye hayvancılığı ölüyor arkadaşlar. Bakın, bir erkek hayvanınız var kesime götürüyorsunuz üç ay sıra bekliyorsunuz. Neden? Plansız bir şekilde hayvan ithalatı yaptınız, et ithalatı yaptınız. Diyorlar ki: "Yok kardeşim, depolarımız dolu. Senin hayvanına üç ay sonra sıra gelir." Vatandaş da ne yapmış? Sıkışmış, 30 liradan kestireceği hayvanı 25 liradan, 26 liradan kestiriyor. Yani sizin mantığınız bu.

Süt hayvancılığını söyleyeyim. Az önce arkadaşlar da bahsetti, 1 kilogram yem 1 litre süt alamıyor. Yani 1 litre süt satıyorsunuz 1 kilogram yem alamıyorsunuz. Ondan sonra ne yapıyor? O mezbahalarda süt hayvanları da kesiliyor. Yani siz 25'inci maddede birazcık destek yaptığınızı zannediyorsunuz ama 24'üncü maddede ne yaptınız? Türkiye hayvancılığını hep tahrip ettiniz.

Fabrikalar artık süt parası bile ödeyemiyor. Bakın, ne yapıyor? Sana yem veriyor, onu süt parasından kesiyor. Yani böyle bir alışveriş söz konusu.

Bir akşam bir köye gittim, o köye -Hangi köy olduğunu da söyleyeyim. Keşan'ın Türkmen köyüne gittim- süt parası geldi, tam 12 bin lira. Beş dakika sonra da yemci geldi, paranın tamamını aldı, hiç para kalmadı arkadaşlar. Niye kalmadı? Çünkü yem ile süt fiyatı aynı. Böyle hayvancılık yapılır mı? Ondan sonra biz hayvancılığı düzeltmeye çalışıyoruz.

Yem-süt paritesi, dediğim gibi, çok kötü. Mezbahalarda hayvanlar çok ucuza satılıyor. Hayvancılık bitti. Meraları tahrip ede ede -40 milyon hektardan- resmî rakamlar 11,4 milyon hektar diyor. Ama kaç yılından beri 11,4 milyon hektar? 2009'dan beri. Hangi yıldayız? 2019. Niye? Güncellemiyorsunuz rakamları. Gerçek rakamı ben söyleyeyim: 8,5-9 milyon hektarlara geriledi. Ya, bizimle boy ölçüşmeye kalkan ülkelere bakın, 38 kuruşa süt satıyor Yeni Zelandalı, para kazanıyor. Neden? Bedava yem kaynağı var çünkü, hayvanlarına bedava yem yediriyor. Biz bedava yediremiyoruz. Niye? Meralarımızı tahrip ediyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Toparlayın Sayın Gaytancıoğlu.

OKAN GAYTANCIOĞLU (Devamla) - Toparlıyorum.

Yani böyle, hayvancılık kurtulmaz. Meralarımızı korumak zorundayız. Madem bu yasaya ekleyelim, oralara bedava gübre verin, bedava su götürelim; oraları sulayalım, gübreleyelim, ot kalitesini artıralım.

Bakın, Türkiye'de 1 milyon 200 bin ton et tüketiyoruz. Bu yetmez, daha fazla sağlıklı ete ulaşmamız lazım. Gençlerimizi daha sağlıklı ve dengeli beslememiz için kırmızı ete ihtiyaç var. Küçükbaş hayvan varlığı sayımızı artırmamız lazım, büyükbaş hayvan varlığı sayımızı artırmamız lazım ama bunun yolu, çiftçiyi desteklemekten geçer, çiftçiye düşük faizli kredi vermekten geçer. Siz kredi kartlarını bir yerde toplamaya çalışıyorsunuz ama çiftçi borçlarına gelince yüzde 11 faizle yapılandırma yapıyorsunuz. Niye silmiyorsunuz faizini, niye anaparayı dört yıla beş yıla bölmüyorsunuz da çiftçi üretsin, çiftçi biraz para kazansın, nefes alsın; bunu niye istemiyorsunuz? Siz gerçekleri gerçekten görmüyorsunuz.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)