GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Karayolları Trafik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:41
Tarih:26.12.2018

SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum. Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun kapsamında söz almış bulunmaktayım.

Değerli milletvekilleri, gençlik yıllarında yıllarca köy köy pazarcılık yapmış, mutfak eşyası satmış, pazarlarda yağmurun altında gün olmuş alışveriş edemeden sergisini kapamış, ay sonu geldiğinde senedini ödeyememiş ve bunun gibi sıkıntıları yaşayan bir kardeşiniz olarak, aynı zamanda bir esnaf çocuğu da olarak, özellikle bu maddeyle ilgili bazı konulara dikkat çekmek istiyorum.

Bir ülkede esnaf eğer vergi borcunu, prim borcunu, sigorta borcunu ödeyemiyorsa ve hatta yapılandırma yapmış olmasına rağmen yapılandırmayı dahi ödeyemiyorsa orada bir sorun vardır. Sabah dükkânı açtınız bismillah, saat on oldu daha alışveriş yok, on iki oldu alışveriş yok; 2 müşteri geldi, o günkü dükkân kirasını dahi çıkaramadınız ve kepengi kapattınız. Bazı esnaflarımız da maalesef siftah yapamadan kepenkleri kapatmak durumunda kalmaktadırlar.

Değerli milletvekilleri, vergi aflarıyla ülkeler hem kaynak yaratmak hem de mükelleflerine beyaz sayfa açmak fırsatı vermek istiyor olabilirler. Ancak, bu konunun kesinlikle Anayasa'nın adalet ve eşitlik ilkelerine tezat oluşturmaması gerekir. Her şeyin ilacı adalettir. Ancak, bu ülkede adalet eğer Sayın Erdoğan'ın diploması gibi olursa yani kendisinden başka gören olmazsa o ülkede dirlik olmaz, huzur olmaz, güven olmaz ve bu ülkede, maalesef, esnaflar dâhil herkes mağdur olur.

Türkiye'de on altı yılda 9 kere vergi affı ilan edildi, tüm cumhuriyet tarihinde ise 35'tir bu sayı. Dolayısıyla, vergi mükellefleri ister istemez daima haklı bir beklenti içerisine girdi. Eğer bugün bir esnaf yapılandırma yaptığı borcunu dahi ödeyemiyorsa onun sebebini araştırmak lazım.

Vergisini, prim borcunu, dükkân kirasını, elektriğini, suyunu ödeyemez hâle gelmiş birçok esnafla karşı karşıyayız. Bunları önlemek için yatırımın artması lazım, tüketim toplumunun değil, yatırım toplumunun yaratılması lazım ve fabrika kurulması lazım, işsizliğin azalması lazım. İşte o zaman zaten piyasa canlanır, esnafın malını satacak müşterisi de olur, vergisini de BAĞ-KUR'unu da sigorta primini de ödeyecek rahat bir ekonomiye de kavuşmuş olur.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği verilerine göre, kasım ayında kapanan işletme sayısı yüzde 12 arttı, önceki yılın kasım ayına göre ise küçük işletme sayısı yüzde 27 azaldı, ocak-kasım ayları arasında ödenmeyen çeklerin toplamı net 21 milyar lira fakat idarecilerimize sorarsanız her şey tıkırında.

Anayasa'nın 73'üncü maddesi şöyle diyor: "Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı, maliye politikasının sosyal amacıdır." Vergi adaleti demek, çok kazanandan çok, az kazanandan az, doğru orantılı bir vergi almak demektir. Ancak siz, devletin topladığı vergileri sadece günlük hayatta kullanılan temel tüketim maddelerinden dolaylı olarak sağlamaya giderseniz ve gelir vergisini düzenli ve denetimli bir şekilde toplamazsanız devlete olan güveni yok edersiniz. Türkiye'de toplanan vergilerin yüzde 67'si herhangi bir şekilde ticaret yapmayan, şirket sahibi olmayan sıradan vatandaşlar tarafından ödenmektedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.

SÜLEYMAN GİRGİN (Devamla) - Değerli milletvekilleri, 2019 yılı için asgari ücret 2.020 TL'ye yükselmiştir. Ben şuradan bir tablo göstermek istiyorum: 2016'da asgari ücret 1.300 lira, 442 dolar. 2017'de asgari ücret 1.400 lira, 398 dolar. 2018'de asgari ücret 1.603 lira, 425 dolar. 2019'da asgari ücret 2.020 lira, 380 dolar. Özellikle işçi arkadaşlarımızın dikkatini çekmek istiyorum: Asgari ücret artmıyor, azalıyor. Ve işverenlerimiz bugün asgari ücret için 3 bin lira maliyet ödemekte, işverenlerin maliyetleri konuşuluyor. Bunun da çözümü mümkündür. "Asgari ücretten vergi alınmasın." diye Cumhuriyet Halk Partisi olarak önerge verdik. Gelin bunu destekleyin hem işçinin hem işverenin üzerindeki yükü alalım. Eğer bu olmuyorsa asgari geçim indirimini asgari ücret seviyesi kadar yükseltelim ve çalışanların en azından rahat bir şekilde yaşamasını sağlayalım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

SÜLEYMAN GİRGİN (Devamla) - Tamamlayayım Başkanım.

BAŞKAN - Bir dakika süre verdim.

GARO PAYLAN (Diyarbakır) - Son konuşmacı.

SÜLEYMAN GİRGİN (Devamla) - Son konuşma.

BAŞKAN - Peki, tamamlayalım.

SÜLEYMAN GİRGİN (Devamla) - Teşekkür ediyorum.

Değerli milletvekilleri, mizahın dili çatallıdır; mazlumu güldürür, zalimi korkutur. Son günlerde yaşanmakta olan sanatçılarımıza yönelik zulmü, baskıyı; televizyon kanallarına, özellikle muhalefet televizyon kanallarına yapılmakta olan baskıyı kınıyoruz. Bu ülkede sandıktan çıkmak her şey için makbul değildir. Demokrasi, aynı zamanda ifade özgürlüğüdür...

HASAN ÇİLEZ (Amasya) - Öneriniz nedir Sayın Girgin?

SÜLEYMAN GİRGİN (Devamla) - Demokrasi, aynı zamanda protesto özgürlüğüdür; demokrasi, aynı zamanda bu ülkede emeğin hakkını rahatça meydanlarda savunmak demektir. Yoksa her şeyi yaparak "Biz sandıktan çıktık." deyip de...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

SÜLEYMAN GİRGİN (Devamla) - ...her yapılanı doğru kabul ederseniz buna "millî irade" diyemezsiniz.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)