GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Maraş katliamını kınadığına, Gencay Gürsoy ve Şebnem Korur Fincancı'nın en üst seviyeden ceza aldıklarına, İhsan Eliaçık'ın gözaltına alındığına, baskı altında kalan muhalefetin münafıklıkla test edilemeyeceğine ve her siyasi partinin eleştirisinin muteber olduğuna ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:2
Birleşim:38
Tarih:20.12.2018

NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Çok teşekkür ederim Sayın Başkan.

Öncelikle, Maraş katliamını kınıyorum, orada hayatını kaybedenlere rahmet diliyorum ve hepimizin bu olaylardan ders çıkarmasını temenni ediyorum. Toplumu kutuplaştıran kim olursa olsun hepsini şiddetle kınıyorum.

Bu arada Sayın Gençay Gürsoy ve Sayın Şebnem Korur Fincancı en üst seviyeden ceza aldılar. İhsan Eliaçık bugün yapacağı bir toplantı öncesi gözaltına alındı. Bunlar hak savunucuları açısından çok endişeli noktalardır, hepimizin üzerinde düşünmesi gerekiyor değerli arkadaşlarım.

Sayın Başkanım, ben arada bir söz aldığım için, lütfen benim konularımı bana biraz serbest bırakınız ama sataşmaya mahal vermeyeceğim. Az önce bir grup başkan vekili çıktı, burada bir ayeti hatırlattı. Bakın arkadaşlar, baskı altında kalan bir muhalefet münafıklıkla test edilmez. Nimetlerle ve iktidarla bezenmişler ancak münafıklıkla test edilebilir. (CHP sıralarından alkışlar) O yüzden siz son derece yanlış bir yorum yapıyorsunuz. Size muhalefet eden bizlerin test edildiği nokta cesaret noktasıdır. İnşallah da sizin bu baskılarınız bizi hiçbir şekilde yıldırmayacak, doğruyu her zamanda ve her zeminde dillendirmeye devam edeceğiz. Eğer söyledikleriniz açısından tutarlı olmak istiyorsanız lütfen yapmayacağınız şeyleri bizlere söylemeyiniz. Bakın, bu öğüdü de hatırlıyorsunuz değil mi bir yerlerden?

Eğer siz, sayın grup başkan vekili, bize uyarılarınızda samimiyseniz gidip lakap takmak, isim takmak, başkasıyla alay etmek konularını en üst mercinize hatırlatın, ben o zaman sizin karşınızda önümü iliklerim.

Çok değerli arkadaşlarım, ben burada ilk...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Kesiyorlar benim mikrofonu Sayın Başkan.

BAŞKAN - Sistem öyle Sayın İslam.

Buyurun, biz açıyoruz.

NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Çok teşekkür ederim Sayın Başkan.

Az önce bir başka grup başkan vekilinin sözlerini yadırgadım. Hatta kendisinden beklemezdim, ummazdım. Burada bir grup başkan vekili diğer bir siyasi partiyi, HDP tarafından eleştirilmek konusunun âdeta tehlikeleri ve sakıncaları hakkında uyarıyor. Çok değerli arkadaşlarım, şunu açık söylüyoruz: Burada temsil edilen her siyasi parti Anayasa'nın ve yasanın sınırları içerisindedir, eşittir ve hepsinin eleştirisi en az sizinkiler kadar muteberdir. Bu konuda herhangi bir ödün vereceğimizi lütfen ummayınız.

Çok değerli arkadaşlarım, ben özellikle AK PARTİ'li arkadaşlarıma 90'lı yılları hatırlatmak istiyorum. Bakın, o zamanlar ne yapardık? Oryantalistleri eleştirirdik. Niçin? Bizi tanımlamak, hem de kendi ölçüleri üzerinden tanımlamak isterlerdi. Aynısını siz de yapıyorsunuz. Kendi algınız üzerinden, burada muhalefet edenleri tanımlamaya, belli bir kalıba sokmaya, hatta zorlamaya kadar gidiyorsunuz.

Değerli arkadaşlar, bize baskıcı bir yönetimi "yerli" diye yutturmaya çalışıyorsunuz, demokrasiyi yabancılıkla itham ediyorsunuz. Olay böyle değil, biraz üzerinde düşününüz. Bakın, bir şeyi meşrulaştıran yerli olması değil, iyi olmasıdır. Töre cinayetleri yerli bir uygulamadır; hanginiz bunun arkasında durabilir, hanginiz savunabilirsiniz? Yerli olmasına rağmen kötüdür ve terk edilmesi gereken bir uygulamadır.

Gelelim baskıcı yönetimlere. Yani lütfen alınganlık göstermeyin; tekçi, baskıcı yönetimler firavunluğa, nemrutluğa, tiranlığa, hatta faşizme dayandırılabilir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Bir dakika daha ilave ediyorum.

NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Çok teşekkür ederim Sayın Başkan.

Yani bu tekçi ve baskıcı yönetimler aslında patent itibarıyla bizim kültürümüze, bizim topraklarımıza yabancıdır ama siz, saray kültürü dâhil, her türlü tiranlık rejimini âdeta bize meşru gibi göstermeye çalışıyorsunuz.

Ha, demokrasi; biz demokrasiyi ne üzerinden ele alıyoruz? İyilik üzerinden ele alıyoruz. Daha iyisini bulur ve icat edersek elbette demokrasinin yerine onu geçirebiliriz. Demokrasiden seçimi anlıyorsunuz değerli arkadaşlar, o da işinize gelirse. İnanın, olay burada bitmiyor; eğer hukuk devletini ve hukukun üstünlüğünü, insan haklarını, şeffaflığı ve hesap sorulabilirliği yok ederseniz demokrasiden bahsedemezsiniz.

Hepinize saygılarımı sunuyorum.

Teşekkür ederim Sayın Başkan. (HDP ve İYİ PARTİ sıralarından alkışlar)