GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: 2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısının 7'nci Tur görüşmeleri münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:35
Tarih:17.12.2018

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlarım.

Bugün, Sanayi ve Teknoloji, Millî Savunma ve Dışişleri Bakanlıklarının bütçelerini görüşüyoruz. Elbette tüm bakanlar bütçelerine Meclisten destek isterler. Ancak bilimi dışlayan, bilime ve araştırmaya ayrılan miktarı kısan bir bütçeye, ayrıca, diplomaside ciddi yenilgiler alan, Türkiye hariciye geleneğinin aksine, diplomasideki denge unsurunu göz ardı ederek pek çok felakete bizleri sürükleyen bir Dışişleri bütçesine ama en önemlisi de nasıl bir Savunma Bakanlığı ve nasıl bir Savunma Bakanı bütçesine onay vermemizi istiyorsunuz, ona bir bakmamız gerekiyor.

SALİH CORA (Trabzon) - Sistem değişti, sistem!

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - 1972 yılında orduya girdiğinde, ordunun tüm askerî öğrencilerinin hayali gibi, bir gün Genelkurmay başkanı olmak isteyen birisine 2015 yılında bu hayal nasip oldu. Ancak bu Genelkurmay Başkanı, şimdiki Bakanımız bugün bazı eleştirilere muhatap olacak. Mademki üniformayı çıkardı, mademki siyasileşti, mademki bir siyasi partiye hem de istifa etmeksizin girdi -biz istifasını duymadan Bakanlığını öğrendik- bazı eleştirilere muhatap olacak.

3'üncü Kolordu Komutanıyken, şu an hepimizin ama o zaman sadece Cumhuriyet Halk Partisi ve bir avuç cesur yurtseverin "kumpas" dediği davalarda, kumpas mağduru bütün subay, astsubay, amiral, general bir şeyi bekliyordu, "Bir bilirkişi raporu gelsin de bunun kumpas olduğu ortaya çıksın." diyordu. Etkili bir bilirkişi görevlendirmesi bekliyorlardı. O günün 3'üncü Kolordu Komutanı, bugünün Millî Savunma Bakanı kendi icra subayını görevlendirdi, herkes şaşırdı; Ahmet Erdoğan berbat bir uzman görüşü yazdı ve Balyoz'un gerçek olduğu sonucuna varıldı, bütün hayaller çöktü. O Ahmet Erdoğan bugün FETÖ'den firaridir arkadaşlar.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin atama ve terfi düzeninin tamamen FETÖ'nün eline geçtiği 2013... Ki kanıtımız şudur: 2013 YAŞ'ında general yapılan 25 karacı albayın 15'i, amiral yapılan 9 denizci albayın 8'i 15 Temmuzun ertesi günü sürülmüştür. O YAŞ'ta beklenen, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Bekir Kalyoncu'dur ama tüm beklentilerin ve teamüllerin aksine, şimdiki Millî Savunma Bakanı atanacaktır. ABD'nin aleni bir şekilde YPG'ye silah vermeye başlamasından birkaç ay sonra, 2003 yılında Mehmetçik'in kafasına Süleymaniye'de çuval geçiren Odierno'dan bugünkü Millî Savunma Bakanımız üstün liyakat lejyonu madalyasını almıştır. (CHP sıralarından alkışlar) Bu, Mehmetçik'in kafasına çuval geçiren Amerikalı Komutandan, o çuval olayından yıllar sonra ve YPG'ye silah sevkiyatı başladıktan haftalar sonra...

Şimdi kimden bahsediyoruz? 15 Temmuz günü saat 16.00'da darbeyi haber alıp darbeye karışanların oranı yüzde 1,5; karışmayanlar yüzde 98,5'ken, eski bütün mevkidaşları, genelkurmay başkanları "'Kimse birliklerini terk etmesin.' emri verilseydi 98,5 oradayken o 1,5 darbeye karışmazdı." derken darbeye karışmayacakları evine yollayıp karışacaklara kışlaları teslim eden birinden bahsediyoruz. (CHP sıralarından alkışlar)

Kimden bahsediyoruz arkadaşlar? Yeni Şafak'tan okuyup da yere göğe sığdıramadığınız bir gizli tanık var, adı Abdullah. Abdullah Kara Havacılık davasında açık açık diyor ki... Onun söylediği herkesle FETÖ'nün en önemli damarı deşifre edilmiş. Yeni Şafak yazarları Abdullah'ı yere göre sığdıramıyor. Abdullah şöyle bir ifade kullanıyor, kayıt altında bu: "Hulusi Akar bizim kardeşimizdir, şu ana kadar çok kez hizmetler yaptı, bundan sonra da esas büyük bir hizmeti olacaktır; o hizmeti hepiniz göreceksiniz, çok büyük bir hizmet olacak." demiş biri Abdullah'a, kim? Fetullah Gülen söylemiş. Bunu ben söylemiyorum, itibarlı gizli tanığınız Abdullah söylüyor. (CHP sıralarından alkışlar)

Rejime kasteden bir anayasa değişikliği hayata geçmek üzereyken, bununla ilgili muhalefet partileri aday arayışı içindeyken MİT Başkanıyla birlikte helikopterle bir önceki Cumhurbaşkanının bahçesine inip o seçime apoletlerin ve o seçime militarizmin gölgesini düşüren birinin şu anda Millî Savunma Bakanlığından bahsediyoruz. (CHP sıralarından alkışlar) Mademki çıktı üniforma, eleştiri olacak Sayın Bakan, demokrasilerde Millî Savunma Bakanı da eleştirilecek, Genelkurmay Başkanı da eleştirilecek. Ama en önemli eleştiri şu, en önemlisi: Kahraman yurtsever arkadaşlarınız, önemli kusurunuzla, kasta varan kusurlarınızla...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın Sayın Özel.

Buyurun.

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - ...dava arkadaşlarınız, mücadele arkadaşlarınız, silah arkadaşlarınız...

İSMET YILMAZ (Sivas) - Doğru değil, Sayın Özel, doğru değil.

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - ...sizinle omuz omuza ölmeyi göze almış arkadaşlarınız, hepsi cezaevindeyken, en büyük eleştirileri bizzat bana, Veliağbaba'ya ve Nurettin Demir'e -dönemin Cezaevi Komisyonu- "Bizi bir kez bile ziyarete gelmedi." sitemleri ve Maltepe Cezaevinde hayatını kaybeden Murat Özenalp'ın cenazesine bile katılmamanız varken, yapmadığınız ziyaretler ve katılmadığınız taziyeden sonra, 2 tane yaptığınız ziyareti size sormak isteriz.

Bir, Nuri Pakdil. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) "1923, değerlerimizden kopma dönemidir."

SALİH CORA (Trabzon) - İyi yaptı, iyi yaptı, alkışlıyoruz.

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Alkışlayın. Atatürk'e "firavun" diyen Nuri Pakdil'i ziyaretiniz grubunuzdan alkış alıyor, biz de bu grubu alkışlıyoruz arkadaşlar. [CHP sıralarından alkışlar(!)]

SALİH CORA (Trabzon) - İyi yapmış, doğru yapmış. Nuri Pakdil'i ziyaret edecek tabii, ne demek ya! Sen Nuri Pakdil'in kim olduğunu biliyor musun? Utanmıyorsun.

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Devam ediyorum: Şimdi, bakın, bu ziyareti hatırlayacak mısınız? Türk Silahlı Kuvvetlerine hakareti alışkanlık hâline getiren Akit gazetesinin yazarı Mehtap Yılmaz nezle olmuş.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Özel, son bir dakika.

Tamamlayın lütfen.

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Sayın Akar, üzerinde üniformasıyla Mehtap Yılmaz'ı ziyaret ediyor. Hadi bu ziyaretin de arkasında durun...

RAVZA KAVAKCI KAN (İstanbul) - Hani gazetecilere sahip çıkıyordunuz? İşinize gelen gazetecilere değil mi?

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - ...çünkü bu Mehtap Yılmaz "Afet İnan'ın Çankaya Köşkü'ndeki odası, Atatürk'ün odasının yanı başıydı. Birlikte ama yalnız." denecek utanmazlığı yazacak aşağılık bir kadınken... (CHP sıralarından alkışlar)

RAVZA KAVAKCI KAN (İstanbul) - Atatürk'ü istismar ediyorsunuz.

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - ...o Mehtap Yılmaz'ı, "Daha 15 yaşında, Atatürk'le yakınlaşmasını resmen bildiri yayınlarcasına ifşa ediyor." diyen bu utanmaz kadını siz ziyaret ettiniz Sayın Akar. (CHP sıralarından alkışlar) Atatürk'ün, manevi kızına önce nargile, sonra alkol içirip, sonra onunla birlikte olduğunu iddia edecek kadar şuursuz, ahlaksız, vicdansız bir iftiracıya gidip de ziyarette bulundunuz ya Sayın Bakan.

Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak makamlara saygılıyız ama keşke öyle bir Genelkurmay Başkanlığı yapmasaydınız. Olmaz olsaydı öyle Genelkurmay Başkanlığı, olmaz olsaydı öyle Millî Savunma Bakanlığı. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar; AK PARTİ sıralarından gürültüler)

BAŞKAN - Teşekkürler Sayın Özel.