| Konu: | Sandığın birçok faşist diktatöryal rejimde bulunduğuna ama özgür meydanın, özgür sokağın sadece demokrasilerde olduğuna, bir delilin usulsüz yoldan toplanmasının o delili gerçek dışı kılmayacağına ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 2 |
| Birleşim: | 35 |
| Tarih: | 17.12.2018 |
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
2018 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisinde en çok sandalyeye sahip partiye böyle bir cevap vermek zorunda kaldığım için utanç içindeyim. Arkadaşlar, meydanlar iktidarın gururudur; Beyaz Saray'ın önünde kurdukları bir daire etrafında insanların, ellerinde pankartlarla ve etraflarında bir tane polis olmaksızın dönerek yaptıkları protesto Beyaz Saray'ı zayıflatmaz, Beyaz Saray'ı güçlendirir. Almanya'da, Fransa'da, İngiltere'de, dünyanın herhangi bir yerinde bir meydan doluyorsa, o meydanda insanlar protesto haklarını kullanıyorlarsa, eleştiride bulunuyorlarsa, isyanlarını dile getiriyorlarsa o ülkede demokrasinin olduğunu gösterir. Sandık, birçok faşist diktatöryal rejimde vardır ama özgür meydan, özgür sokak sadece demokrasilerde vardır. Sizin anlamadığınız, çelişki duyduğunuz mesele bu.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Bağlayın lütfen.
Buyurun.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Elbette yakmaya yıkmaya, elbette şiddete, mala, cana zarar verme noktasına gelindiğinde orada devlet ve devletin meşru gücü devreye girer, gerekli tedbirleri alır. Fransa'da kimse sarı yeleklilerin toplanmasını yasaklamıyor, "Çıkarsanız, diğer insanları size saldırtırız." demiyor.
MUSTAFA KÖSE (Antalya) - Polisler ne yapıyor?
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sarı yelekliler şiddete başvurursa, polis onlara karşı...
MUSTAFA KÖSE (Antalya) - Ne şiddeti ya!
BAŞKAN - Lütfen müdahale etmeyin arkadaşlar.
Devam edin.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Arkadaş, adam taş atıyor mu? Sarı yelekliler şiddet gösterirse polis oradan sonra devreye giriyor. Polisin yaptığı aşırı güç kullanımına biz de tepki gösteriyoruz ama sizin gibi, sokakları, meydanları protestoya yasaklayıp sandık işaret etmek, doğrudan doğruya diktatöryal bir rejime işaret etmektir.
MUSTAFA KÖSE (Antalya) - Ne zaman yasakladık?
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Siz, 17-25 Aralıkta da yolsuzluğun olup olmamasıyla hiç ilgilenmediniz, dediniz ki "Sandıkta hesaplaşalım." Bakkala borcunuz olsa, parayı ödemeyip "Sandığa gel." diyorsunuz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Bağlayın lütfen Sayın Özel.
KEMAL ÇELİK (Antalya) - Sandıktan niye kaçıyorsunuz?
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Yeri gelmişken, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, daha önce de buradaki birçok parti 17-25'teki durumunu açıklamıştı hatta şu anda muhalefet partilerinden bir tanesinin lideri "Odamdaki saat 17'yi 25 geçiyor, hep orada duracak." demişti. "17-25, yolsuzlukla mücadele haftası" diye, kendileri resmî hesaplarından paylaşımda bulunmuşlardı.
Bu Mecliste, 17-25 sürecinde delillerin toplanmasının usulsüzlüğünü hep söyledik ancak şu gerçeğin altını çizelim: Bir delilin usulsüz yoldan toplanması, o delili gerçek dışı kılmaz, sadece o delilin sonucunda yargılama ve hüküm yapılmasına engel olur.
ABDULLAH GÜLER (İstanbul) - Usulsüz toplanma değil, sahte sahte!
ALPAY ANTMEN (Mersin) - Dinle, dinle, öğren biraz!
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Şunu çok net söylüyoruz: Kasa kasa paralar çıktığında "FETÖ'cüler koydu." deyip, sonra parayı faiziyle geri talep edenlerin, ortaya çıkan paraları geri alanların...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Bağlayın lütfen Sayın Özel.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - ...yolsuzluk yapmadığı, rüşvet yemediği anlamına gelmez; o rüşvetler alındı, o yolsuzluklar yapıldı. O zamanlar sizin yol ortağınız, günü gelirse, şantaja ihtiyaç olursa diye o delilleri topladı. Biz hep sizi uyardık "Ayarını bozduğun kantar, gün gelir sizi de tartar." dedik. O usulsüz deliller, o kanunsuz dinlemeler geldi, 17-25'te pisliğinizi ortaya döktü. Delilin usulsüz toplanması...
ABDULLAH GÜLER (İstanbul) - Sahte, sahte!
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - ...o delilin pisliğini...
ABDULLAH GÜLER (İstanbul) - Delilin içeriği sahte!
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - ...o delilin ortaya çıkardığı kokuşmuşluğu ve sizin o süreçteki 4 bakanı... Hem de o dönemdeki Başbakanınız Davutoğlu'nun, "Hırsızlık yapan kardeşim olsa kolunu koparırım." demişken bir süre sonra kafasının koparıldığı gerçeğini de ortadan kaldırmaz.
Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkürler.