| Konu: | 2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısının 2'nci Tur görüşmeleri münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 2 |
| Birleşim: | 30 |
| Tarih: | 12.12.2018 |
CHP GRUBU ADINA AHMET ÖNAL (Kırıkkale) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün görüşülmekte olan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü bütçesi üzerine söz almış bulunmaktayım. Öncelikle yüce Meclisimizi ve siz değerli milletvekili arkadaşlarımızı sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.
Bilindiği üzere, MTA, cumhuriyetimizin kuruluşundan bu yana Atatürk'ün talimatıyla ülke sanayisinin kurulması ve ihtiyaç duyduğu ham madde, yer altı ve yer üstü kaynaklarının devlet eliyle aranması, bulunması, çıkarılması, geliştirilmesi ve değerlendirilmesi amacıyla 1935 yılında çıkarılan bir kanunla kurulmuştur. Bu çerçevede MTA Genel Müdürlüğü, bir yandan ülkemiz yer bilimlerinin ihtiyaç duyduğu insan varlığının geliştirilmesi için çaba harcarken diğer yandan kendisine verilen görevleri eksiksiz yerine getirmiştir. TPAO Genel Müdürlüğü, TKİ Genel Müdürlüğü, Eti Maden İşletmeleri, Türkiye Taşkömürü Kurumu Genel Müdürlüğü, BOTAŞ, TÜPRAŞ, Petrol Ofisi gibi dev kuruluşların oluşmasının da ana kaynağını sağlamıştır. Bir zamanlar milletimize ait olan bu dev kuruluşların büyük çoğunluğu bugün satılmış ya da içi boşaltılmıştır. Taşkömürü Kurumu Genel Müdürlüğü, Eti Maden İşletmeleri, TÜPRAŞ, Petrol Ofisi, PETKİM bugün maalesef, ülkemizin ve devletimizin değil. MTA'nın kuruluşunda geçen "Ülke sanayisinin kurulması ve ihtiyaç duyduğu ham madde, yer altı ve yer üstü kaynaklarının devlet eliyle çıkartılması ve değerlendirilmesi..." ibaresi son derece kıymetlidir ancak MTA'nın kuruluşunda geçen ve millî üretimi destekleyen bu anlayışın bugünlerde değerini yitirdiği apaçık ortadadır. Devlet eliyle çıkartılması gereken yer altı ve yer üstü kaynakları artık devlet eliyle değil, maalesef yandaş eliyle çıkartılır bir hâle gelmiştir. AKP iktidarları döneminde Türkiye'de yok edilmeye çalışılan en önemli sektörlerin başında madencilik sektörü gelmektedir. Maalesef, yerin üstünü bitiren iktidarınız bu kez de gözünü yerin altına dikmiştir. Son yıllarda kurulan maden şirketlerinin sahiplerinin ya da ortaklarının AKP iktidarına yakın olan kişiler olması da fazlasıyla dikkati çekmektedir. Son on yılda verilen maden ruhsatı sayısı 20 bini aşmıştır. Bu alanda yaşanan değişimlerin en önemlisi, Sayın Erdoğan Başbakanlığındaki AKP Hükûmeti tarafından çıkarılan Maden Kanunu'yla hayata geçmiştir. Türkiye için stratejik öneme sahip yer altı kaynakları AKP iktidarı döneminde hızla özelleştirilmeye başlanmıştır. Meralardan yerleşim birimlerine kadar ülkenin büyük bölümü maden sahasına dönüştürülmüş, başvurusu yapılan ruhsatlarda yer alan alanlar ülkemizin neredeyse yüz ölçümünün önemli bir kısmını kapsar hâle gelmiştir. Maden alanında deneyimi ve birikimi olmayan, kısa sürede büyük kârlar elde etmek isteyen şirketlerin sektöre hâkim olması hem işçi sağlığını hem de çevreyi ciddi anlamda etkilemektir. Son on yıla bakıldığında, yüzlerce işçi ranta kurban edilmiştir.
Değerli arkadaşlar, MTA Genel Müdürlüğü, çok acil bir şekilde, dünyadaki benzerleriyle yarışabilmek için ülke ihtiyaçları çerçevesinde yeniden yapılandırılmalı, ilk kurulduğu aşamada olduğu gibi ekonomik özgürlüğümüzün temel kuruluşlarından olmalı ve hak ettiği saygınlığa yeniden kavuşmalıdır. Ancak görüyoruz ki getirmiş olduğunuz bu bütçe kanununda Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü için herhangi bir değişiklik yapmayı, kurumun eski işlev ve saygınlığına yeniden kavuşmasının önünü açmayı sağlayacak hiçbir iyileştirme yoktur. Her aşamada yerli ve millî olduğunu vurgulayan iktidarınız, yer altı ve yer üstü kaynaklarının çıkartılması ve işletilmesi konusunda millî tek adım atmamıştır. Ata dede yadigârı, millî sermayeyle kurulan devlet kuruluşlarını sattınız ama yerine bir tane fabrika açmadınız. On altı yıldır sata sata bitiremediğiniz Cumhuriyet Dönemi'nde kurulan millî fabrikaların yerine bir tanesini koymadınız.
Özelleştirmeyle elde ettiğiniz parayı işçiye, memura, emekliye, asgari ücretliye, kadro bekleyen taşeronlara, atama bekleyen öğretmenlere, 3600 ek gösterge bekleyen memurlarımıza, emeklilikte yaşa takılanlara vermediniz.
En temel sanayi ürünlerini bile üretme kabiliyetini elinden aldığınız Türkiye'mize verdiğiniz zararın farkında mısınız? Millî savunma sanayimizin göz bebeği olan Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu fabrikalarına bağlı mühimmat, silah, barut, pirinç, ağır silah ve çelik fabrikaları bugün üretim yapamaz bir hâldedir. MKE tezgâhlarında rahatlıkla yapılabilecek üretim özel sektöre yaptırılmakta, bunun sonucunda bir dönem 18 bin işçinin çalıştığı Kırıkkale'de bugün çalışan işçi sayısı 3 bini geçmemektedir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AHMET ÖNAL (Devamla) - Başkanım, bitiriyorum.
BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.
AHMET ÖNAL (Devamla) - Vatandaşı yok sayan bu anlayışınız yüzünden, Kırıkkale'de iş bulamayan gençlerimiz büyük şehirlerin yolunu tutmuş, çoktan gurbetçi olmuşlardır.
Buradan iktidar partisi milletvekillerine sesleniyorum: Elinizi vicdanınıza koyun, biraz da olsun Allah'tan korkun.
Hepinizi en derin saygı ve sevgilerimle selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)