| Konu: | Mersin Milletvekili Lütfi Elvan'ın 10 sıra sayılı 2019 Yılı Bütçe Kanun Teklifi ile 11 sıra sayılı 2017 Yılı Kesin Hesap Kanunu Tasarısı'nın tümü üzerinde AK PARTİ Grubu adına yaptığı konuşmasında Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanına ve Cumhuriyet Halk Partisine sataşması nedeniyle konuşması |
| Yasama Yılı: | 2 |
| Birleşim: | 28 |
| Tarih: | 10.12.2018 |
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, anlayışınız için teşekkür ediyorum.
Sayın Lütfi Elvan, Sayın Bakan birtakım rakamlar verdi, karşılaştırmalar yaptı. İki tane karşılaştırma yapacağız Sayın Bakan, bildiğiniz yerden. 3 Ocak 1993'te Sayın Genel Başkanınız Recep Tayyip Erdoğan bir hesap yapıyor ve bir çay, bir simit, 5 kişilik aileyi bir aya vuruyor, çıkan rakam kafa kafaya geliyor, çok az bir şey kalıyor. Bugüne uyarlayalım -size soruldu, söylemediniz ama- bir çay 1,75 lira, bir simit 1,75 lira, toplam 3,5 lira. Üç öğün 10,5 lira, 5 kişi 52 TL, bir ayda 1.775 TL, asgari ücretten artan para 28 TL. Şimdi, cevap size Genel Başkanınızdan gelsin: "Bu zalim yönetim bu aziz millete bir çay bir simidi bile layık görmüyor. Bunların peşinden nasıl gideceksiniz ey milletim? Kirayı, su parasını, okul masrafını soruyorum." Bu zalim yönetim, bir çay, bir simit, geriye 28 lira bırakıyor Lütfi Elvan, Lütfi Elvan. (CHP sıralarından alkışlar)
ALİ ÖZKAYA (Afyonkarahisar) - Simidi nereden aldın?
ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Şimdi sıra biraz daha geriye, dilerseniz Necmettin Erbakan'ın hesabına gidelim. Satın alma paritesini konuşurken dolar, euro, bir başka hesap olunca "Ekonominin temeli altındır. Ben altın hesabını bilirim." derdi Hoca Efendi, değil mi? 2002 yılında asgari ücret 163 lira 56 kuruş, çeyrek altın 23,5 lira. Bir asgari ücret Necmettin Hoca'nın hesabıyla 7 çeyrek altın alıyor. Dünkü altın fiyatlarıyla, asgari ücret 1.603 lira, çeyrek altın 346 lira, bir asgari ücret 4,5 çeyrek altın alıyor. (CHP sıralarından alkışlar)
Şimdi, Lütfi Elvan, Necmettin Hoca'nın hesabıyla -yani "Onu bunu dinlemem, ekonominin temeli altındır." diyor ya- yine çaktın, yine çaktın, yine çaktın. (CHP sıralarından alkışlar)
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BÜLENT TURAN (Çanakkale) - "Hadi oradan." de geç abi ya! "Hadi oradan." diyordu ya hoca.
ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Sayın Başkanım, toparlıyorum müsaadenizle.
BAŞKAN - Hadi bakalım.
MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) - Yarım saat daha konuşsun Sayın Başkanım. Geçmişten güzel şeyler anlatıyor. Erbakancı oldu Sayın Özel.
ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Sayın Başkan, biz Erbakan'ın sesinden başkanlık sisteminin ne büyük felaket getireceğini burada dinlettik de siz Erbakancı olmayıp Erbakan'ın yolunu unuttuğunuz için ülkeyi bu felakete sürüklediniz.
MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Çankırı) - Başkanlık sistemini isteyen bizzat Erbakan Hoca'dır. Başkanlık sistemini isteyenlerin başında Erbakan Hoca gelir.
BAŞKAN - Teşekkür ederiz.
ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Sayın Başkanım, son sorusuna cevap vereyim. Bakın, yurtta kalan öğrenci sayısı... Neye göre karşılaştıracağız? Neye göre biliyor musunuz? Toplam öğrenciye oranına. "182 bin öğrenci 664 bine çıktı." diyorsunuz yurtta kalmada. Öğrenci sayısı 1 milyon 918'den 7 milyon 760 bine... Özetle şu: Geldiğinizde her 100 öğrenciden 9,5'u yurttan yararlanırken şu anda 8,7'si yurttan yararlanabiliyor. Geri kalanı, fakir fukaranın çocukları, daha otogarlarda, daha trenden inerken işte, yönlendirmek istediğiniz cemaatlerin, birtakım karanlık odakların ellerine, onların ağına düşüyor. Buna engel olmak istiyorsanız cumhuriyet yurtlarını kurarsınız.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Öbür türlü tarikat yurtlarına sahip çıkıyorsunuz.
Teşekkürler. (CHP sıralarından alkışlar)