GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Çevre Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:24
Tarih:29.11.2018

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Gebze'de yaşanan iş cinayetinde ölen 3 işçi kardeşimizi buradan rahmetle anıyorum, ailelerine sabır ve başsağlığı diliyorum.

Tabii, Allah'a havale ediyoruz; ama, Allah bizlere akıl vermiş, bilimi öncelediğimiz zaman, aklı öncelediğimiz zaman, bu iş cinayetlerinin önüne geçebilmek olası arkadaşlar. Bakın, 2017'de 2.006 tane iş cinayeti meydana gelmiş, 2018'in ilk altı ayında 1.640 tane insan ölmüş. Savaşlarda bu kadar insan ölmüyor değerli milletvekilleri. Lütfen, dikkat edelim, bilimi önceleyelim, aklı önceleyelim diyorum.

Yine, bugün, Aladağ'da, 12 çocuğumuzun -1 tanesi büyük, eğitmen, 11 çocuğumuzun- öldüğü, yüreklerin dağlandığı ikinci yılı yaşıyoruz. Şu anda bir tek sorumlu yok, herkes serbest bırakılmış durumda. 17 Ocakta mahkeme, devam ediyor. Değerli milletvekilleri, şuna dikkatinizi çekmek istiyorum: Yangının olduğu gün zemin katta 35 kilogram et bulunuyormuş ve cenazeler hâlâ meydandayken, bu 35 kilogram etin derdine düşülmüş, yazıyla, avukatlardan edindiğimiz bilgiye göre, bu et sorgulanıyor arkadaşlar. "Bu 12 canın acaba bu 35 kilogram et kadar değeri yok mu?" diye sizlerin vicdanına sunuyorum sayın iktidar milletvekilleri.

Değerli milletvekilleri; en temel insani gereksinimlerden biri olan barınma sorununun, Türkiye'de, rant odaklı siyasi bakış açısıyla çözülmeye çalışılması girişimi, gecekondulaşma ve betonlaşmanın önünü açmıştır. Çevre sorunlarının başında yer alan plansız kentleşme, ormanların yok edilmesi, canlı türlerinin yok olması, betonlaşma ve buna bağlı altyapı yetersizlikleri, insanımızı önemli çevre sorunlarıyla karşı karşıya getirmiştir. İstanbul üçüncü köprüsü yapılırken, resmî verilere göre, 381 ağaç kesilmiş arkadaşlar. Peki, ağaçları kestiğimizde sadece ağaçlar mı yok oluyor? Oradaki tavşanlar, oradaki ayılar, oradaki kurtlar, fauna, flora, ekosistem zarar görmüyor mu arkadaşlar bundan? Yani "Yeniden ağaç dikeceğiz." demekle oradaki faunayı, florayı kurtarmış oluyor muyuz?

Ben size bir fotoğraf göstermek istiyorum; bu, Adana'dan bir fotoğraf değerli milletvekilleri. Bu leke sizce ne olabilir, yeşil leke? Çukurova Türkiye'nin 3'üncü sayılı tarım toprağı arkadaşlar, dünyada 3'üncü sayılı tarım toprağı. Bu gördüğünüz Asri Mezarlık arkadaşlar; sadece yeşil olarak, gördüğünüz leke, burası kalmıştır; imarda ne duruma geldiğimizin göstergesi.

Endüstri atıklarının düzenli bertaraf edilmemesi ve düzenli denetlenmemesi çevre sorunlarını her geçen gün artırmakta ve ürkütücü boyutlara ulaştırmaktadır. Tarımda yapay gübre kullanımı, bilinçsiz tüketilen tarım ilaçları, toprakta kimyasal madde artışı, kirlenen hava, su yaşamı olumsuz etkilemektedir. Adana başta olmak üzere, kalitesiz yakıt kullanımı tehlikeli boyutlara ulaşmıştır. Adana, 81 ili oluşturan Türkiye genelinde havası en kirli 3'üncü kent olmuştur; üzülerek belirtmek istiyorum ki kentimiz gürültü kirliliğinde ise 1'inci konumdadır.

Adana topraklarımızı, havamızı gelecek açısından olumsuz etkileyen bir başka sorunla da karşı karşıya: Anız yangınları. Elbette bu da dikkatinize sunmak istediğim bir şey değerli milletvekili kardeşlerim.

Bu arada, Tufanbeyli ve Sugözü'nde yapılan termik santraller, Tufanbeyli'den Kozan'a kadar olan, dere üzerinde yapılan HES'ler... Ayrıca termik santrallerin, burada dere sularının sıcaklığının 1-2 derece artmasını sağlayarak, balıkların ve canlı varlıkların yavaş yavaş yok olmasına neden olduğunu buradan belirtmek isterim. Hava kirliliği ve oradaki bitki örtüsüne de zararı zaten, Afşin-Elbistan Termik Santrali örneğinde olduğu gibi, Adana'da da her geçen gün artmaktadır ne yazık ki.

Yine, bir başka Adana fotoğrafı arkadaşlar. Bu gördüğünüz martılar denizin üzerinde değil arkadaşlar; imar planı içerisinde, Sarıçam bölgemizde çöplük üzerinde olan martılar ne yazık ki.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Devamla) - Ve çarpık kentleşme, yine arkada görüyorsunuz yapılaşmayı.

Sayın Başkan, sürem bitti mi?

BAŞKAN - Tamamlayalım Sayın Şevkin.

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Devamla) - Evet, yine bir başka konu: Birinci sınıf tarım toprağında çok katlı yapılaşma ve şehirleşmede geldiğimiz nokta. Dünyanın sayılı tarım toprağı. Yine, bir taraftan çift süren köylümüz ve "kırmızı terra rosa" dediğimiz topraklar üzerinde arkada çok katlı yapılaşmayı görüyorsunuz.

Ben, izninizle, çok kısa, hemen deprem yönetmeliğiyle ilgili... 18 Mart 2018'de 81 ilimizin 46'sının deprem derecesi düşürülüyor ve 6 ilimizin deprem derecesi yükseltiliyor. Kırşehir önemli bir örnek arkadaşlar. Kırşehir 1'inci derece deprem bölgesi ve 1940 yılında yüzlerce insanın ölümüne neden olunan bu yerde 1'inci dereceden 5'inci dereceye getirilmiştir. Bu 46 tane kentimizin hangi kriterler, hangi bilimsel verilere dayanarak deprem derecesinin düşürüldüğünü sizlerin dikkatine sunmak istiyorum.

Değerli milletvekilleri, ironi olarak anlatılır bir Meclis üyesinin fay hattını kaydırdığı, bu da buna benzer bir şey zannediyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Devamla) - Evet, 1 Ocak...

Hocam, çok önemli, çok özür diliyorum, bunu da söyleyebilir miyim.

BAŞKAN - Özür dilerim ama hiç uzatmıyorum yani bir uzatma, bir dakika ekliyorum o kadar, tamamlandı.

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Devamla) - Peki, teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)