GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Çevre Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:22
Tarih:27.11.2018

ORHAN SARIBAL (Bursa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu kürsüden aslında bir muhatap aramamız gerekiyor; ülke saraydan yönetiliyor ama biz Mecliste birbirimize dert anlatmaya çalışıyoruz.

Bir Çevre Kanunu, yok edilmeye çalışılan bir çevre. Biz çevreye bakınca yeşili, börtü böceği, demokrasiyi, özgürlüğü, kardeşçe yaşamayı görüyoruz ama AKP, saray rejimi ve yandaşları çevreyi görünce doları görüyorlar, euroyu görüyorlar. O yüzden, onlar için çevrenin sadece ve sadece önemi kazanımlarıyla ilgili, servet birikimleriyle ilgili. Talan mübahtır, talanı meşru görme gibi bir niyetleri var ama önce şuradan başlamak istiyorum.

Şu anda Bursa'nın ve ülkemizin en güzel dağlarından bir tanesi Uludağ'ın yüksek eteklerinden Karaağız Köyü'nde bir mücadele var ve bir direniş var. Karaağız köylüleri, Mustafa Bey, Mahmut Bey, Fatma ana, Gülsüm anne, değerli arkadaşlar, hepinize selam olsun buradan, bu ülkenin Gazi Meclisinden selam olsun. (CHP sıralarından alkışlar) Tam iki yüz kırk gündür, orada, AKP dayatmalarına, Büyükşehir dayatmalarına karşı mücadele ediyorlar.

Niye mücadele ediyorlar biliyor musunuz? O dağın eteklerinde, bu soğuklarda biyokütle yakıt santrali yapmak istiyorlar. Bu biyokütle yakıt santrali yapmak isteyen firmanın, ÇED raporunu hazırlayan firmanın danışmanı kim? AKP belediye meclis üyesi ve Büyükşehir çevre komisyon üyesi. Şimdi, öyle bir tezgâh ki bu tezgâh, neresinden bakarsanız bakın AKP ve saraya dayanıyor. Neresinden bakarsanız bakın. İki yüz kırk gündür gece gündüz mücadele ediyorlar. iki yüz kırk gün. Topraklarını tutuyorlar orada ve burada aynı zamanda "metruk mezarlık" adı altında kültürel ve tarihsel değer var yani sit alanı olması lazım. Hani diyorlar ya "Mezarlıklar kutsaldır, mezarlıklara dokundurmayız, mezarlıklar için her şeyi yaparız.", işlerine gelirse mezarlık kutsallığını alır, işlerine gelmezse mezarlık oradan rant elde edilecek bir alana çevrilir. Böyle bir durum var.

O yüzden o köylülere buradan selam olsun. Sizlere selam olsun değerli dostlar. O biyokütle meselesi üzerinden, gelip odun yakacağını söyleyen... Bakın, o biyokütlede odun yakacaklarmış. Başka? Zeytin çekirdiği. Başka? Ot. Değerli arkadaşlar, bir tane zeytin ağacı yok o bölgede. Bırakın zeytin çekirdeğini, zeytin ağacı yok. Belli ki bir başka yerden bir süre sonra ya kömür getirecekler ya başka bir şey getirecekler. Sadece, oraya biraz buğday eken, hayvancılık yapan, sütten ekmeğini kazanan o köylüleri yerinden edecekler, o gariban köylüleri yerinden edecekler. İtiraz ediyoruz, o mücadele kazanılacak! O mücadele Uludağ eteklerindeki Karaağız köylülerinin mücadelesidir. Buradan saygıyla selamlamak isterim.

Değerli milletvekilleri, elbette bir trajediyi paylaşmak lazım. Biraz önce söylendi burada, o kara yollarıyla ilgili bir düzenleme, "Ormanlardan işte, ayı çıkabilir, taş düşebilir." diye bir düzenleme. O düzenlemenin içinde bir şey eksik: Mesela, "Geyik çıkabilir." tabelasını mutlaka oraya koyun. Geyik çıkabilir tabelası eksik ama asıl eksik olan şu: Diyorlar ya, "Keçi girmesin ormanlara, şu girmesin..." O tabelaların hepsini kaldırın. Ormanların girişine şunu yazın: "Müteahhit ve insanlar giremez." (CHP sıralarından alkışlar) Müteahhit ve insanlar giremezse o ormanlar tertemiz, pırıl pırıl kalır.

Diğer bir konu: Dünyada nerede var arkadaşlar? Temiz bir çevrede yaşamak insanların temel hakkıdır. O temiz çevreyi sağlaması gereken de devlet ve hükûmettir. Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki devlet ve hükûmet ormanları, çevremizi, suyumuzu, yaşam alanlarımızı kirletiyor; ona karşı halk mücadele ediyor. Buna "faşizm" değil de ne denir? Bütün hayatımızı kahreden, bütün hayatımızı yok eden, bütün çevremizi batırmaya çalışan AKP'ye karşı direnen halk, direnmesine devam edecektir.

Yaşasın yeşillik, yaşasın ormanlar, yaşasın kardeşlik, yaşasın dağlarımız, yaşasın sularımız! Su haktır, satılamaz. Bu düzen ancak AKP gittiğinde düzelecektir. Tek mücadelemiz var. AKP ve saray rejimini indirene kadar mücadelemiz devam edecektir.

Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)