| Konu: | Çevre Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 2 |
| Birleşim: | 22 |
| Tarih: | 27.11.2018 |
VELİ AĞBABA (Malatya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Türkiye'nin gündemine zaman zaman gelen ama hepimizi yakından ilgilendiren bir konuyu sizin dikkatlerinize sunmak istiyorum. Türkiye genelinde özellikle AKP döneminde, AKP politikaları sonucunda Türkiye, HES'lere, taş ocaklarına, maden ocaklarına verilen izinlerle âdeta doğa katliamı alanı hâline geldi. HES'lere, taş ve maden ocaklarına verilen keyfî izinler ve yerleşim yerlerine kurulan çimento fabrikaları bu hızla giderse korunacak bir doğal çevre kalmayacak, bu yüzden de Çevre Bakanlığına ihtiyaç kalmayacak.
Değerli milletvekilleri, dağları, ovası cennet olan ve Türkiye'nin en güzel kentlerinden biri olan Malatya, maalesef, sizin sayenizde taş ocakları cenneti hâline geldi. Dağlarımız, ovalarımız âdeta yaralı hâle geldi. Artık tüm Malatyalılar görüyor ki taş ve maden ocakları, başta insan sağlığı olmak üzere, hayvancılığı, tarım arazilerini, su kaynaklarını, mezarlıkları, hatta köyleri yok ediyor.
Doğanşehir Kelhalil, Eskiköy, Dedeyazı; Akçadağ Karapınar, Cevizpınar; Yeşilyurt Örnekköy, İkizce, Kozluk köyü, Gündüzbey-Kaptaj; Hekimhan ve Arguvan'ın birçok köyünde, Arapgir Alıçlı ve Yazılı köyünde hayatlar yok edilmeye devam ediyor. Görgü, Haçova, Kuyulu, Kuşdoğan, Fatih, Duruldu Mahallesi yani Çerkezyazısı yani Malatya'ya en yakın bölgeler, tarım arazilerinin en verimli olduğu alanlar taş ocakları aracılığıyla yok ediliyor. O bölgede yaşayan köy ve mahalle sakinleri itiraz ettikçe taş ocaklarının kapasitesi artırılıyor.
Bu bölgede taş ocaklarını istemeyen köylerin tam ortasına AKP bir tane çimento fabrikası kuruyor. "Köyün yanına çimento fabrikası olur mu?" demeyin, gözlerimizle gördük, köylülerle gittik. Belki inanmayacaksınız ama çevre yoluna 300 metre, Kuyulu köyünün tam yanı başında bir çimento fabrikası kuruluyor. Malatya'nın en gelişen bölgesi, bir fabrikaya feda ediliyor. Çimento fabrikası sadece Kuyulu Mahallesi'ni değil, Kuşdoğan, Görgü, Duruldu, Çayırköy, Fatih köyünü hatta o bölgedeki bütün yaşam alanlarını yok ediyor. Burada Malatya'nın en güzel kayısıları yetişiyor. Fabrika sahipleri o kadar güçlü ki "ÇED Gerekli Değildir" raporu almışlar değerli milletvekilleri. AKP milletvekillerinin bazılarının fabrika sahiplerinden daha fazla çalıştığını, "ÇED raporu gerekli değil." diye çalıştığını köylüler söylüyor. Bunu da AKP milletvekiline sataşarak söylemek istiyorum.
Burada bir hususa dikkat çekmek istiyoruz sayın milletvekilleri, ÇED raporlarının tamamında çevre, orada yaşayan insanlar düşünülmüyor, sadece ve sadece ruhsat isteyen insanlar düşünülüyor. ÇED vermek, bir Hükûmet politikası hâline geldi. ÇED raporu vererek âdeta çevre düşmanlığı yapılmakta Çevre Bakanlığı tarafından.
Değerli milletvekilleri, Kuyulular "Köyün yanına kurulan çimento fabrikasına 'ÇED'e gerek yok.' diyenleri Allah'a havale ediyoruz." diyorlar ve bu Kuyulu köyü var ya, Kuyulu köyü, her seçimde "full" AKP'ye oy vermiş durumda, şimdi "Ellerimiz kırılsaydı da AKP'ye oy vermeseydik. Haram olsun, gözlerine, dizlerine dursun." diyorlar size, sizin milletvekillerinize. (CHP sıralarından alkışlar) "AKP'ye oylarımız haram olsun. Bir daha eğer o çimento fabrikası kurulursa, gelirseniz, sizi sopayla kovalayacağız." diyor Kuyulu köylüleri.
Değerli arkadaşlar, yine bir köy var, Arapgir Yazılı köyü. Malatya'nın Arapgir Yazılı köyüne devlet ne zaman gidiyor? Devlet, maden ocağı ve taş ocağı ruhsatı vermeye gidiyor, onun dışında, yol yapmaya, su götürmeye, hizmet vermeye gitmiyor. 2012 yılında çok küçük bir alan için "ÇED Raporu Gerekli Değildir" denilerek alınan demir madeni ruhsatı, aradan altı yıl geçtikten sonra büyütülmek isteniyor ve firma sahibi şimdi tam tamına 500 hektarlık alanda demir aramak istiyor, ruhsat sınırı Yazılı Mahallesi'nin yerleşim yerini, köy mezarlığını, köyün bağını, bahçesini ve tamamını içine alıyor. Köylülerin kutsal kabul ettiği yüzyıllar evveline dayanan cemevi, köy yerleşim yerleri yok edilme tehlikesiyle karşı karşıya. Kısaca, bu ocak açılırsa Yazılı köyü yok olacak. 29 Kasımda Genel Başkan Yardımcımız Gülizar Biçer başkanlığında bir heyetle orada olacağız ve bu ocağa dur diyeceğiz.
Değerli milletvekilleri, orada yaşayan insanların mutlaka görüşleri dikkate alınmalı. Su kaynakları, doğal kaynaklar maalesef yok edilmekte. Anadolu kimsenin babasının çiftliği değil, Malatya da AKP'nin babasının çiftliği değil. Eğer orada bu ruhsata izin verilirse, başta CHP milletvekilleri ve halk olmak üzere, bunun önünde durmaya devam edeceğiz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
VELİ AĞBABA (Devamla)- Bundan sonra da Arapgir'de, Kuyulu'da, Örnekköy'de, Gündüzbey'de, Dedeyazı'da halkımızla birlikte çevre katliamına karşı duracağımızın bilinmesini istiyor, AKP'nin bu politikalarını gözden geçirmesini rica ediyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)