| Konu: | AK PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 2 |
| Birleşim: | 19 |
| Tarih: | 20.11.2018 |
CHP GRUBU ADINA ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; aslında tarih konuşacağız ama bir konuşma çok tanıdık gelecek, birkaç saat önce iktidar partisinin hararetle alkışladığı bir konuşma. Diyor ki iktidar partisinin Sayın Genel Başkanı: "Büyük hiciv şairimiz Eşref bir ilçede kaymakamlık yaparken merkezden bir telgraf gelir." Dikkatle dinliyor AK PARTİ Grubu. "Telgrafta 'Kaymakamlık binalarının ihtiyaçlarını bildirin, stop.' yazmaktadır. Eşref bu telgrafa 'Binanın muhtelif yerleri akıyor, stop.' diye cevap verir. Ardından merkezden ikinci bir telgraf gelir: 'Binanın nereleri akıyor, teker teker bildirin, stop.' Şair Eşref sinirlenir, iner telgraf memurunun başına, der ki: Yaz oğlum, 'Binanın muslukları hariç, her tarafı akıyor, stop.'" AK PARTİ Grubu bunu müthiş alkışlarken şöyle devam etti Genel Başkanları: CHP'nin memleketi yönettiği, tasallut altına aldığı dönemi tam bu şekilde tarif etmenin mümkün olduğunu söyledi ve alkışladınız.
Şair Eşref, Kırkağaç doğumludur, benim hemşehrimdir; 1800'lerin ilk yarısında doğmuş, 1876'da Ordu Fatsa'da kaymakamlık yapmıştır. Bu telgrafı Fatsa'dan İstanbul'a çekmiş, bu cevabı o zaman almıştır. Hani, CHP zihniyeti dönemiydi ya bakalım kimin dönemiymiş: Sultan II. Abdülhamit Han hazretlerinin dönemiymiş. (CHP ve İYİ PARTİ sıralarından alkışlar) Hani, böyle, bazen "prompter"dan döndükten sonra diyor ya: "Yine baltayı taşa vurdun be, yine baltayı taşa vurdun." Reis, bugün baltayı yine taşa vurdu arkadaşlar, yine taşa vurdu. (CHP sıralarından alkışlar)
Değerli milletvekilleri, elimizde ibretlik bir basın bilgi notu var. Bu basın bilgi notu Osman Kavala'yla ilgili. Geçen sene 1 Kasımda tutuklanıp bir sene boyunca iddianamesi hazırlanmıyor diye döndüm ve dedim ya: "Kamu Başdenetçisi, Ombudsman, bu işle ilgilenmeyeceksen neyle ilgileneceksin?" Osman Kavala bir yılı geçti içeride, iddianame yok. Kamu Başdenetçisi meseleden oldukça rahatsız oldu, AK PARTİ Grubu meseleden rahatsız oldu, iddianameyi yazdırmak ya da tutuksuz yargılamayı savunmak yerine Osman Kavala'ya suç icat edilmeye girişildi ve geçtiğimiz günlerde 14 kişi sabahın altısında gözaltına alındı. Bu gözaltı işlemi sırasında Emniyet Müdürlüğü tarafından basına bir bilgi notu geçildi. Nasıl bir bilgi notu? FETÖ'cül akılla hazırlanmış bir bilgi notu. Biz bu bilgi notlarını çok dinledik. Ne zaman dinledik? Bu ülkenin kahraman subaylarına, kahraman komutanlarına...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Müsaadenizle Başkanım, tamamlayayım.
BAŞKAN - Buyurun Sayın Başkanım.
ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Orduyu çökertmek için bu ülkenin vatanseverlerine karşı kumpas davalarında, sabah altıda kapıya dayanıldığında FETÖ'cüler böyle bilgi notları yollardı ve öyle bir bilgi notuydu ki adam daha yolda, Emniyete gidiyor, sayıyorlardı "darbeye girişmek, anayasal düzeni ayaklar altına almak, mühimmatlar saklamak" falan. Bugün diyorsunuz ki: "Millî orduya kumpas kuruldu o günlerde." Bakın, bugünlerde kim kime kumpas kuruyor diye bir bakarsanız, bilgi notunda, sivil itaatsizlik, şiddet eylemleri, duran adam, piyano çalan adam, kırmızılı kadın gibi eylemlerle anayasal düzeni yıkmaya çalışmak için cebir ve şiddet kullanarak Osman Kavala'nın kontrolünde birilerinin anayasal düzene kastettiğini söylüyor ve altında da diyor ki: "Yakalanması için çalışmalar yaptıkları tespit edilmiştir." Aramızda hukukçu milletvekilleri var, böyle ifadeler ancak mahkemelerin nihai karar metinlerinde olur.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Bir kişiyi gözaltına almaya giderken emniyet müdürlüğünden polis arabaları, eğer emniyet müdürlüğünün basın bürosundan böyle kesin hükümler, "Şu suçu işledikleri, bunu yaptıkları tespit edildi. Anayasal düzeni yıkıyorlardı. Bilmem ne yapıyorlardı." diye basın bildirileri fakslanıyorsa bilin ki hukuk devleti de ayaklar altındadır, masumiyet karinesi de ayaklar altındadır; bilin ki birileri FETÖ'den öğrendikleri yollarla, belki de FETÖ'ye kendi öğrettikleri yollarla, devletin gücüyle millete karşı operasyon yapmaktadırlar. Bu süreç, Cumhuriyet Halk Partisinin de bu ülkenin aydınlarının da görmezden geleceği, affedeceği, unutturacağı bir süreç değildir. Nasıl, biz Balyoz'a "kumpas" derken "Ateş olmayan yerden duman çıkmaz." diye bağıranlar sonra mahcup oldularsa bugün Gezi'ye "kalkışma" Gezi'ye "darbe", Osman Kavala'ya "terörist" diyenler de tarih önünde mahcup olmaya mahkûmdurlar.
Teşekkür ederim. (CHP ve HDP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkürler Sayın Özel.