GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Sağlıkla İlgili Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:17
Tarih:14.11.2018

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan teklifin 17'nci maddesiyle ilgili partimiz Cumhuriyet Halk Partisi adına söz almış bulunuyorum.

Değerli milletvekilleri, Türkiye maalesef çok uzun süredir yaşanan ve bugün etkilerini daha derinden hissettiğimiz büyük bir ekonomik, siyasi, sosyal ve kültürel krizle boğuşmaktadır. 12 Eylül 1980 darbesinin bir ürünü olarak otuz yedi yıldan bu yana bilimsel, özerk üniversitenin önündeki en büyük engel olarak duran Yükseköğretim Kurulu üniversiteleri vesayet altına alarak kontrol altında tutma anlayışını sürdürüyor. Bilime, bilimsel özgürlüğe, ifade hürriyetine yönelik baskı ve engellemelere paralel olarak YÖK'le beraber özerkliği tamamen ortadan kaldırılan üniversiteler ne yazık ki farklı düşüncelerin sorgulandığı ve üretildiği yerler olmaktan çıkmış durumdadır. Üniversitelerimiz daha çok dogmatik düşüncelerin kabul edildiği ve öğretildiği meslek liseleri düzeyinde kalmıştır. AKP hükûmetleri döneminde YÖK'ün de hüneriyle yürütme erkinin kontrolüne giren üniversiteler Bologna süreciyle birlikte tamamen piyasa dinamiklerine teslim edilmek istenmiş, yükseköğretim de dâhil olmak üzere, eğitim hizmetlerinin ticarileştirilmesi, üretilen bilginin metalaştırılması, muhafazakârlaşma ve kadrolaşma, üniversite yönetimlerinin otoriterleşmesi yönündeki politikalarda artışlar yaşanmıştır. Gerekli özen ve ilgi gösterilmeyerek, yapısı bozularak sürekli geri bırakılan üniversitelerin, iyi niyetli ve saygın bilim insanlarının tüm samimi uğraşlarına karşın, bilim politikası ve stratejileri yoktur. Altyapı yetersizliği, eğitimde ezbercilik, son dönemdeki, bilime inanmayan niteliksiz öğretim üyeleri üniversiteleri çağın gerisinde bırakmıştır.

Sayın milletvekilleri, G20 ülkeleri arasında olmasına rağmen üniversitelerimiz dünya sıralamasında ilk 100'e girememektedir. Sayın Cumhurbaşkanımız da haklı olarak serzenişte bulunmuş, "Neden ilk 100 içerisinde değiliz?" demiştir. Son derece haklıdır ama herhâlde bunda en büyük sorumluluk yine Adalet ve Kalkınma Partisinindir diye düşünüyorum.

AKP, kontrolüne aldığı YÖK'ün kurumsal yapısının sağladığı baskıcı imkânları sonuna kadar kullanmaktadır. Devletin muhalif tüm kesimlere karşı şiddet araçlarını sınırsızca kullandığı bir dönemde, üniversiteler YÖK aracılığıyla teslim alınmak istenmiş, soruşturma, sürgün, işten çıkarma, psikolojik baskı, kadro vermeme gibi uygulamalarla siyasal iktidara yönelik her türlü muhalefet sindirilmeye çalışılmıştır. Bilim insanlarının toplum, doğa yararına çalışmalar yapması ve toplumla paylaşımları her fırsatta engellenmiştir. AKP muhalefetteyken baskıcı ve antidemokratik olduğu gerekçesiyle eleştirdiği ve kaldırılması gerektiğini savunduğu YÖK'ü kendi iktidarı döneminde bağrına basmıştır. Bu nedenle, üniversitelerin bilim, sanat, özgür düşüncenin, halkın ve cumhuriyetin beklentilerine cevap verebilmesi için siyasi iktidarın kontrolü altında olmaktan çıkması gerekiyordu. İşte, bu çerçevede, bugün yasalaştırılmak istenen kanun teklifi bu isteklerimizi karşılamak yerine sorunları daha da derinleştiren, üniversite hastanelerimizi ve üniversitelerimizi daha derin çıkmazlara sürükleyen içeriklerle doludur. Zaten bilimsel ve ekonomik anlamda çok büyük zorluklarla karşı karşıya bırakılan üniversitelerimiz ile üniversite hastanelerimiz âdeta bir uçuruma yuvarlanmak istenmektedir.

Değerli milletvekilleri, 17'nci maddede yer alan düzenlemeyle, özerk yapıda olması gereken "mütevelli heyeti" kapsamına giren bir kadro niteliğinde olan "Sağlık Bakanı Yardımcısı, Sağlık Bakanının seçtiği bir üye" eklenmekte, üniversitenin özerkliği sarsılmaktadır. Bu maddeye ilişkin olarak 2016 yılında yapılan ve Sağlık Bakanı müsteşarı ile Sağlık Bakanı tarafından atanacak bir kişinin mütevelli heyetinde yer aldığı düzenleme Anayasa Mahkemesi tarafından, bilimsel özerkliğe aykırı olduğu gerekçesiyle, iptal edilmiştir ve 2/11/2016 tarihli Resmî Gazete'de de bu yayımlanmıştır. Bugün, Adalet ve Kalkınma Partisi, iptal edilen ve bilimsel özerkliği sarsan bu hükmü tekrardan yasa maddesi hâline getirmeyi hedeflemektedir. Teklifin, bu hâliyle, Anayasa'ya aykırılığı sürmektedir. Biz şimdi merak ediyoruz: Acaba bu teklif sorunları aşmayı mı yoksa var olan sorunları daha derinleştirerek üniversitelerimizde kaosu körüklemeyi mi amaçlıyor?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen Sayın Şevkin.

MÜZEYYEN ŞEVKİN (Devamla) - Bu sorulara dikkatinizi çekiyor ve herkesin, vicdanının sesini dinleyerek hareket etmesini temenni ediyorum.

Ayrıca, şehir hastaneleriyle ilgili Adana özelinden bahsedecek olursak, Güney Adana'da 1 milyona yakın insana ulaşmayan bir hastane; neredeyse hiç kimsenin yer almadığı Balcalı bölgesinde yer alan Şehir Hastanesine yüzlerce insan ulaşabilmek için... Sağ kalmayıp ne yazık ki yolda ölerek Şehir Hastanesine ulaşılmaktadır; maalesef, Adana'da da böyle bir gerçeklikle karşı karşıyayız.

Teşekkür ediyorum, Genel Kurula saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkürler Sayın Şevkin.