| Konu: | Sağlıkla İlgili Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 2 |
| Birleşim: | 17 |
| Tarih: | 14.11.2018 |
CANDAN YÜCEER (Tekirdağ) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 12 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin 6'ncı maddesi üzerine söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, Sayın Bakan Komisyonun başındaki toplantılarında yaptığı sunumda bu teklifin, bu torba kanunun sağlıkla ilgili pek çok konuda iyileştirme ve geliştirmeler getireceğini söyledi. Sağlıkta şiddet konusunda dağın fare doğurmasını, sağlık çalışanlarının beklentilerinin karşılanmamasını bir kenara bırakıyorum ama yaratılan medeni ölümlere bakıldığında, insanların ekmeğinden, aşından edildiğine bakıldığında, açlığa mahkûm edildiğinde nerede iyileşme yapıldığını gerçekten ben merak ediyorum.
Şimdi, sözde 5'inci maddede iyileştirme yapıldı. Güvenlik soruşturması nedeniyle bu soruşturmadan geçemeyenler dört yüz elli gün bekleyecek ya da eğer pratisyen hekimse 75 bin TL, uzman hekimse 120 bin TL ödeyerek özelde çalışabilecek.
MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Çankırı) - Yok öyle bir şey.
CANDAN YÜCEER (Devamla) - Şimdi, bu ne demek sayın milletvekilleri? Bu şu demek: Sizlerin insanlara hak ettikleri çalışma hakkını vermeniz için bu bir teklif demek.
Sayın Bakan gelişmeden söz ediyor. Suçlu, suçsuz herkesi aynı torbaya koyarak, savunma hakkını ihlal ederek, insanları ekmeğinden aşından ederek hangi tür bir gelişmeden bahsediyor; ben merak ediyorum. "İltisak" gibi gerçekten içini kimsenin dolduramadığı bir kavramla bu insanların, hayatını mesleğine adamış, insan sağlığına hizmet gibi kutsal bir görevi yapmakla kendi hayatını geçiren sağlık personelinin hayatıyla, şerefiyle oynayarak, haysiyet cellatlığı yaparak nasıl bir iyileştirme yapıyor; ben gerçekten merak ediyorum. Görünen o ki ve ne yazık ki "iltisak" gibi soyut, subjektif, her şeyi kapsayabilecek bir kavramla insanları aşından işinden ederek onların hayatıyla, şerefiyle oynamaya hakkınız bence yok. Bu yaptığınızın hakla, hukukla hiçbir ilişkisi yok.
Suçlularsa, suça bulaşmışlarsa, eğer varsa bir suçları, yardım yataklık yapmışlarsa yargılansınlar, mahkemeye çıksınlar, cezalarını alsınlar; buna kimsenin itirazı olmaz herhâlde. Ama niyet asıl suçluları cezalandırmak değil, niyet topluma bir mesaj vermek. Bu mesaj çok net aslında. "Taraf olmazsan bertaraf olursun. Hatta taraf olman da yetmez, benden taraf olmazsan işinden aşından, mesleğinden ederim seni." diyor bu mesajda. Maksat yalnızca birilerini susturmak da değil, maksat aslında topluma korku iklimini kabul ettirebilmek, suskun bir toplum yaratmak; hepimizde, bizlerde "Aman, bizim de başımıza gelir, çoluğumuz çocuğumuz acı çeker." korkusunu hâkim kılmak.
Yani AKP hem suçlu hem güçlü çünkü FETÖ'yü maalesef bu topluma, devlete musallat eden muhakkak kendileri. Ama kullandıkları güç kötü bir güç, maalesef bu güç zulümle yapılmaya çalışılıyor. Ha, iltisaklı birilerini arıyorlarsa eğer, Pensilvanya'da el etek öpme kuyruğuna girenlere bakabilirler, Fetullah Gülen'e söz söyletmeyenlere bakabilirler, cemaatin hizmetlerini öve öve bitiremeyenlere, Hoca Efendi'ye selam göndermeden söze başlamayanlara bakabilirler; asıl iltisak sanırım orada. Siz devleti parsel parsel vereceksiniz, Allah'ın garibanını, bankaya kira yatırdı diye, hakkında nereden geldiği belli olmayan ihbar var diye maalesef işinden, aşından, ekmeğinden edeceksiniz. Siz "Kandırıldık." diyeceksiniz "Allah affetsin." diyeceksiniz, sıyrılacaksınız; peki, siz kandırıldınız da medeni ölüme mahkûm ettiğiniz insanlar ne olacak? Sizlere ayrı hukuk, onlara ayrı hukuk mu işleyecek? Hani, üstünlerin hukukuydu... "Üstünlerin hukukunu önleyeceğiz, hukukun üstünlüğü olacak." dediniz ama maalesef böyle olmadı.
Şunu söylemek lazım: Her ne kadar söylene söylene klişe olsa da doğruluğundan hiçbir şey kaybetmeyen bir söz var, hukuk herkese lazım olur, bir gün gelir size de lazım olur. Şunu açık yüreklilikle ifade ediyorum: O gün geldiğinde, siz de haksızlığa uğradığınızda emin olun sizin yanınızda da olacak insanlar biziz ve bugün söylediğimiz gerçekleri o gün de söylemeye devam edeceğiz diyor, hepinize saygılar sunuyorum. (CHP ve İYİ PARTİ sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkürler Sayın Yüceer.