| Konu: | HDP Grubu önerisi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 2 |
| Birleşim: | 15 |
| Tarih: | 07.11.2018 |
HDP GRUBU ADINA MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkürler Sayın Başkan.
Sayın milletvekilleri, evet, 4 Kasım siyasi darbesinin üzerinden iki yıl geçti, hatta iki yılı üç gün de geçti. Bugün, tam yedi yüz otuz üç gündür -yakalandıkları tarihten bu yana- eş genel başkanlarımız Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, İdris Baluken, Selma Irmak, Ferhat Encu, Abdullah Zeydan, Gülser Yıldırım, Burcu Çelik Özkan ve Çağlar Demirel hâlen hapiste, rehinelik durumları devam ediyor.
Ben, bu vesileyle, bu kürsüden arkadaşlarımıza en derin sevgi ve saygılarımızı, grubumuz adına ve halkımız adına göndermek istiyorum. (HDP sıralarından alkışlar) İyi ki varlar ve onların orada onurlu duruşu, direngen duruşu ve üretmeye, kitap yazmaya, bize moral vermeye davranmaları, gerçekten bu siyasi darbenin başarısız olduğunun resmidir aynı zamanda.
Tabii, bu vesileyle 11 milletvekili arkadaşımızın milletvekilliklerinin de aynı siyasi darbe sonucu, biz burada otururken, AKP sıralarından destekle Meclis Başkanlığınca düşürüldüğünü de hatırlatmak istiyorum, 11 milletvekili arkadaşımıza da selam ve sevgilerimizi göndermek istiyorum.
Evet, 4 Kasım siyasi darbesi Türkiye tarihinin kara lekelerinden biri olarak durmaya devam ediyor. İktidar, işlediği bu suçun vebalini tabii ki ödeyecek ve bu ödeyeceği günler de emin olun çok uzak değil. 7 Hazirandan sonra iktidarını kaybeden AKP iktidarı tek ve gerçek muhalefet olan HDP'yi hedefledi. 4 Kasım siyasi darbesinin esas mantığı ve perde arkası budur.
Evet, neydi? Kendi bekasını kurtarmak için başka bir siyasi partiyi tasfiye etme, baskı ve zor yöntemleriyle, hukuk dışı yöntemlerle siyaset dışına itme çabasıydı 4 Kasım siyasi darbesi. Evet, gerçekten HDP Genel Merkezi yakılıp yıkılırken, siyasetçilerimiz ve seçmenlerimiz cezaevlerine konulurken ve tam anlamıyla bir rehin politikası uygulanırken bunların en son noktası 4 Kasım siyasi darbesiydi. Bugün de 10 binlerce partilimiz, eş genel başkanlarımız, milletvekillerimiz, belediye eş başkanlarımız hâlâ hapiste tutuklu değil, rehindirler. AKP iktidarında bu dönemin en tipik özelliği rehin politikasını devam ettirmesidir. Bu tabii ki Brunson meselesinde olduğu gibi "Al papazı, ver papazı." meselesi de değildir. Bu daha başka bir meseledir. Onu gayet iyi biliyoruz.
4 Kasımda ne olmuştu? Ayrıntılara zaman yok ama ben de o darbede arkadaşlarımla beraber Demirtaş'ın evindeydim. 11 milletvekili olarak, Nursel Aydoğan... Hepsi aynı saatte, 5 ayrı ilde, eş zamanlı, ortak bir kararla alındılar. 12 Eylülde de böyle olmuştu, hatırlarsınız, diğer darbe dönemlerinde de.
Bu 4 Kasım siyasi darbesine dayanak teşkil ettiği iddia edilen dava dosyalarının polisi de, savcısı da, hâkimi de, istinaf mahkemesi de AKP iktidarı ve Cumhurbaşkanıdır. Hiç kimse bize bu siyasi darbenin bir hukuki zemininin olduğunu anlatmaya kalkmasın. Bu ayrıntıları kürsüden çokça anlattık, ileriki dönemlerde de anlatacağız.
Evet, helikopterlerle, uçaklarla arkadaşlarımız Diyarbakır'a sevk edildi ve o gün Diyarbakır'da sıkıyönetim değil bir savaş hâli vardı. On binlerce kolluk gücüyle bizim bile, milletvekillerinin bile "gözaltı" adı altında arkadaşlarımızla görüşmelerimiz engellendi. Demokratik Bölgeler Partisi Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel adliye kapısında alındı. WhatsApp, İnternet, bütün şeyler durduruldu çünkü yaptıklarının çok büyük bir suç olduğunu biliyorlardı ama bu suçtan kurtulamayacaklar. Bu suçun sahibi mevcut AKP iktidarıdır. Bir suçlu varsa o da AKP'dir, HDP değildir.
Evet, Türk Ceza Kanunu'nda bir hüküm var, onu söylemek istiyorum. Kaçıncı maddesi? 77'nci maddesi "insanlığa karşı suç". HDP'ye karşı hâlâ yürütülen operasyonların tek karşılığı insanlığa karşı suçtur ve bunun dayanağı da... Nürnberg mahkemelerinde, savaşın müsebbibi olan siyasetçiler, yargıçlar yargılanmıştı. Türkiye'de de bunun benzeri bir yargılamanın yapılacağını hepimiz gayet iyi biliyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla) - Toparlayacağım Sayın Başkan.
BAŞKAN - Buyurun Sayın Beştaş, toparlayın.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla) - Beş dakika yetmiyor gerçekten.
Evet, AKP'li olmayanların ölüme, tutukluluğa mahkûm edildiği bir siyasi atmosferde yaşıyoruz. Gerçekten yargının işlediği suçların sahibi yargı değildir aslında, suça azmettiren de bu kararı verdirenler de yine iktidar partisidir.
Bu aralar "insanlığa karşı suç" kavramını hepinize öneriyorum, özellikle iktidar partisi milletvekillerine; lütfen okuyun 77'nci maddeyi ve 77'nci maddede... Bir partinin on binlerce üyesinin yakalanmasının siyasi olarak bir yok etme olduğunu biliyorsunuz. Evet, AKP iktidarı AKP'li olmayanların düşmanıdır, halk düşmanıdır aslında çünkü HDP halktır. Biz halk olarak burada duruyoruz. Ve bu yaptığınız yeni cezaevleri boş kalmayacak çünkü sizler orada ağırlanacaksınız. İyi yapmaya çalışın.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla) - Gerçekten, o cezaevlerini bugün yapıyorsunuz ama o cezaevlerinde sizler ağırlanacaksınız ve sizin haklarınızı yine bizler savunacağız.
Teşekkür ediyorum. (HDP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ederiz.