| Konu: | Cumhuriyet Halk Partisinin seçim beyannamesine, parti programına, vatandaşla yapılan akde uygun önerileri kimden gelirse gelsin desteklediklerine, milletin lehine olanları desteklemenin parlamenter demokrasinin, genel ahlak kurallarının gereği olduğuna, küçük siyasi çekişmelerle, ayrışmalarla 15 Temmuz ruhuna, ülkenin demokrasi geleneğine kimsenin halel getirmemesi gerektiğine ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 2 |
| Birleşim: | 12 |
| Tarih: | 31.10.2018 |
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, sataşmadan dolayı sözlerin bitmesinden sonra ve bu sataşmaların dışında bir şey söylemek istiyorum.
Birincisi, Cumhuriyet Halk Partisi kimden gelirse gelsin... Yarın Adalet ve Kalkınma Partisi öğretmene 3600 ek göstergeyi getirsin, onlarla birlikte el kaldırırız; Halkların Demokratik Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi, İYİ PARTİ... Bugüne kadar yaptığımız şu: Kendi seçim beyannamemize, parti programımıza uygun, vatandaşla yaptığımız akde uygun öneri kimden gelirse gelsin el kaldırırız. Sebebi şudur: Yeni milletvekillerine ve bu konuda geçmişteki tecrübelerini hatırlamaya ihtiyaç duyan milletvekillerine şunu öz olarak benimsetmeliyiz: Kanun teklifleri ya da grup önerileri bu yüce çatının altına gelene kadar şahıslara ve gruplara aittir ama geldiği andan itibaren millete aittir. Her milletvekili elini vicdanına koyup oy kullanmak zorundadır. Vatandaşa verdiğin söz, dağın başında bir çobana gidip de oyunu isterken verdiğin söz, bir öğretmene verdiğin söz, bir emekliye verdiğin söz yazılı ya da sözlü... Vicdanın ile elinin arasına bir başka şey girmeyecek. Ne liderinin tuttuğu pozisyon...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Toparlayalım.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bu çatının altına geldikten sonra önerge, o grubun önergesi, o vekilin önergesi olmaz. Bu çatının altında önergeler, teklifler milletin önergesidir. Milletvekili boynunun borcudur ki vicdanıyla karar verecek. O yüzden, bundan sonra da göreceksiniz, en aykırı olduğumuz siyasi görüşteki arkadaşın dahi milletin lehine olan önergesine erinmeden, yüksünmeden destek veririz. Bu, parlamenter demokrasinin, ettiğimiz yeminin, siyasetin üzerine oturması gereken genel ahlak kurallarının gereğidir; bunu açıklıkla ifade edelim.
Şu FETÖ meselesinde de "Tankların üstünde..." Tankların üstüne çıkanların hepsi son derece saygın, hepimizin takdir ettiği insanlar. 15 Temmuzda buraya gelip de bu Meclisi, ışıklarını açıp hedef eden insanlar var. Örneğin Milliyetçi Hareket Partisinden 9 vekil o gece buradaydı -Meclisin yaptığı kitapta- 3'ü yeniden milletvekili yapılmış; Adalet ve Kalkınma Partisinden 76 milletvekili buradaydı, pek azı yani düşük bir oranda olanı milletvekili yapılmış; Cumhuriyet Halk Partisi burada olan 14 vekilin 12'sini yeniden Meclise taşımış. Biz o geceyi, milletvekillerini görevlendirirken ve buraya taşırken de önemli bir kriter olarak gördük.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Toparlayın.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Son olarak da şunu söyleyelim, 15 Temmuz ruhu şöyle bir ruh: Meseleyi siyasi çıkara çevirip de kurcalamaya başladığınızda o ruha en önemli zararı siz veriyorsunuz. Cumhur İttifakı tankın üstünde kuruldu, e, Millet İttifakı tankın karşısında mı kuruldu? Burada bulunan kim?
Ben şunu söyleyeyim: İYİ PARTİ'li, o dönem Milliyetçi Hareket Partisinde bulunan birçok arkadaşımızdan o gece burada olanı da vardı, buraya telefonla... Şimdi Grup Başkan Vekili olan Lütfü Türkkan'la ilk telefon görüşmelerinden birini yaptık. O, milletvekili olmadığı hâlde "Kardeşim, orada iyi direnin. Eğer bunlar amaçlarına ulaşırlarsa ne siz kalırsınız ne biz." diye bana telefonda söyledi. O yüzden, küçük siyasi çekişmelerle, ayrışmalarla, konjonktürel taraf tutmalarla ne 15 Temmuz ruhuna ne ülkenin demokrasi geleneğine kimse halel getirmesin.
Teşekkür ediyorum. (CHP ve İYİ PARTİ sıralarından alkışlar)