GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: 29 Ekim cumhuriyetin ilanının 95'inci yıl dönümünü kutladıklarına, bir geleneği yıkmaya çalışarak cumhuriyet resepsiyonunu İstanbul'da kutlama kararı alanların maksadının anlaşıldığına, İstanbul Havalimanı'nın açılışına ve dünya liderliğine soyunanlara 29 Ekim 1923'te zaferini taçlandıran Türkiye'nin tek dünya liderinin önünde saygıyla eğilerek meydan okuduklarına ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:2
Birleşim:11
Tarih:30.10.2018

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Cumhuriyetin 95'inci kuruluş yıl dönümünü dün kutladık. Cumhuriyetin ilkelerine, devrimlerine, değerlerine, ideallerine sıkı sıkıya bağlıyız. Cumhuriyetimizin kazanımlarını yok etmeye çalışanlar, kurucu kadrolarla kavgalı olanlar bilmelidir ki ilk günkü inançla cumhuriyetimizi gerekirse canımız pahasına korumayı sürdüreceğiz. Rejime kasteden bir Anayasa değişikliğinden aldıkları güçle rejimi aşındırabilmek için Ankara'yı bırakıp bir geleneği yıkmaya çalışarak cumhuriyet resepsiyonunu İstanbul'da kutlama kararı alanların maksadını milletimiz, halkımız gayet iyi anlamıştır. Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz bu resepsiyonun İstanbul'da yapılmış olmasına da, bu resepsiyona davet edilen çok sayıda üçüncü dünya ülkesinin lideriyle birlikte yapılmış olan havalimanı açılışında sarf edilen dile de... Türkiye için, halkımız için yapılacak olan her türlü yatırımı desteklememize rağmen 24 Haziran seçimlerinden önce tamamen iktidarın şahsileştirildiğinin bir göstergesi olarak şov amaçlı bir mini açılış yapıp, sadece 5 kalkış, 5 inişle devam edecek olan bir süreci dün açılışmış gibi başlatıp bu toplantıyı gerçekleştirebilmek için çalışma ve zaman baskısıyla çok sayıda işçinin iş cinayetinde hayatını kaybetmesine sebebiyet verenler Türkiye'nin göğsünü kabartmamakta, gerçek anlamda adalet duygusu önünde ve vicdan önünde mahkûm olmaktadırlar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Biz iktidarın birileri için şahsileştirilmesine, yatırımların bir partiye mal edilmesine, devletin görevlilerinin devletin işleri yerine bir partinin çıkarları doğrultusunda faaliyete zorlanmasına itiraz ediyoruz, buna şerhimizi tarih önünde koyuyoruz.

Bu havalimanı Limak-Kolin-Cengiz-MAPA ve Kalyon'dan oluşan, adı İGA olan, daha dün, Cumhurbaşkanının ifadelerinin aksine, Sayıştay raporundan aynen aktaracak olursak, 6 milyar 300 milyon avro tutarında gelir garantisi verilen ve milletin menfaatlerinden önce yandaşın menfaatlerini gözeten bir yatırıma dönüşmüştür. Sayın Cumhurbaşkanı bugün yaptığı grup konuşmasında "Hafızayıbeşer nisyanla maluldür." derken biz kendisine 24 Haziran seçimleri öncesinde "Bu havaalanının adı niçin Atatürk olmasın?" diye kendi sorduğu soruyu hatırlatırız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Müsaadenizle efendim.

BAŞKAN - Açalım arkadaşlar.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Geçmişte kendi ifadesiyle "Niçin buranın adı 'Atatürk' olmasın?" sorusunun cevabını Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dan sorarız. Ve şunu söyleriz: Oranın adını "İstanbul" koyarak "Atatürk" koymamayı, Atatürk Havalimanı'nın günü geldiğinde sivil uçuşlara kapatıldığı zaman bütün dünyada "Atatürk" adı yerine bir başka ismin telaffuz edilmesine olan gayretinizi görürüz. Ama yolsuzluklar, yandaş kayırmaları ve işçi kanı üzerine kurulmuş, doğa katliamı yapan o havalimanının adının da "Atatürk" olmaması son derece hayırlı olmuştur. (CHP sıralarından alkışlar) Oranın isminin "Atatürk" olması değil, "Atatürk" isminin gerçekten yaşatılmasına, Atatürk'ün devrimlerini gerçekten tanıyan, onu aşındırmak yerine onu sahiplenen...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Müsaadenizle...

BAŞKAN - Açalım arkadaşlar.

BÜLENT TURAN (Çanakkale) - Sakin, sakin.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Cumhuriyetin kurucu kadrolarını şeytanlaştırmak değil, onları anlayan, özümseyen, anlatmaya çalışan liderler saygı toplarlar. Etrafına üçüncü dünya ülkelerinin liderlerini toplayıp oraya topladığı kalabalıklar üzerinden yandaşlaştırdığı gazetelerin, zenginleştirdiği şirketlerin alkışıyla dünya liderliğine soyunanlara 29 Ekim 1923'te zaferini taçlandıran Türkiye'nin tek dünya liderinin önünde saygıyla eğilerek meydan okuyoruz. (CHP sıralarından alkışlar)