GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Türkiye Kalkınma Bankası Anonim Şirketi Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:6
Tarih:10.10.2018

HDP GRUBU ADINA MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Görüştüğümüz kanun teklifi üzerinde grubumuzun görüşleri ayrıntılı bir şekilde arkadaşlar tarafından ifade edildi. Ben, sizi, şu anda içinde bulunduğumuz süreçte, partimize yönelik dün yapılan bir operasyon hakkında bilgilendireyim. Belki bilginiz yoktur çünkü A Haber kanallarında ya da yandaş medyanın hiçbirinde hakikatleri göremezsiniz, Türkiye'de hiçbir yurttaş da bunları göremez.

Evet, dün gece yarısı sekiz ilde "operasyon" adı altında bir komplo, darbe, aynen 14 Nisan 2009'da olduğu gibi bir gözaltı furyası başlatıldı. 151 arkadaşımız gözaltında şu anda. Bunların içinde Diyarbakır İl Eş Başkanımız da var, bunların içinde 53 kadın arkadaş var, kadın hakları savunucusu, TJA aktivisti, onlarca gazeteci var ve bu gazetecilerden biri de Kemal Kurkut'un -"Nevroz"da kameralar önünde öldürülen bir gencin- fotoğrafını çeken Abdurrahman Gök. Diğer gazeteciler de aynı şekilde sözde operasyonla gözaltına alındı.

Biz bu manzarayı biliyor muyuz? Evet, biliyoruz, çok biliyoruz. 14 Nisan 2009'da yine DTP'nin büyük başarısı sonucunda iktidar partisi gece yarısı -sabah dörtte- bir operasyon yaptı, genel başkan yardımcılarının içinde olduğu 52 Kürt siyasetçiyi aldı ve daha emniyete ulaşmadan -bu kürsüden söylemiştim, dosyanın avukatlarından biriydim- bütün kanallarda bu operasyonun ne kadar iyi, ne kadar yerinde olduğuna dair açıklamalar yapıldı. Bugün tekerrür ediyor. Yine bu operasyonda avukatlar gözaltındakilerle görüşmeden aynı kanallarda -A Haber sadece bir isim, birçok kanal böyle- işte "Teröre darbe, teröristleri yakaladık." Ya ne terörü? Kim terörist? Diyarbakır İl Eş Başkanını her gün ifadeye çağırıyorsunuz; adım atıyor, gidip ifade veriyor. Diğer kadınlar her gün alanda. Bunların hepsi siyaset yapıyor. Bu yalanlarınıza hiç kimse inanmıyor ve evine gidilenlerden biri tahmin edin kim? Hakkâri Milletvekilimiz Leyla Güven.

Leyla Güven Diyarbakır Cezaevinde şu anda, hukuksuz bir şekilde rehin durumu devam ediyor. Berberoğlu kararından sonra 21 Eylülde tahliye talep etti avukat arkadaşlar ve bugüne kadar yerel mahkeme hâlâ bir milletvekilinin tahliye talebine cevap verme tenezzülünde bile bulunmadı. Leyla Güven'in evinin altı üstüne getirilmiş. Fotoğrafları getirmedim, dün sosyal medyada izleyenler görmüştür. Tutuklu milletvekilinin evine operasyon amacıyla gidildi. Bu kadar ciddi bir operasyon.

Tabii, biz bunu nasıl okuyalım? İstediğiniz gibi yorumlayın. Bu bir yerel seçim kampanya çerçevesi aslında. Niye bunu söylüyorum? Çünkü anketlerde istenen sonuçlar yok. Ekonomik kriz almış başını gidiyor. Halkın satın alma gücü gitgide aşağıya doğru iniyor. Peki, ne oluyor? Semt pazarlarında A Haber kanalının mikrofonu uzattığı vatandaş bile krizden şikâyet ediyor, onu sansürleyemediler.

Bir de üstüne üstlük kayyumlarla, darbeyle el konulan belediyelerin bütün yapılanlara rağmen sandıkta alınamayacağına dair bir kanaat var ki bu kesin. O belediyeleri alamayacaksınız, yine biz alacağız. Bu konuda Cumhurbaşkanının haftalardır başlatmış olduğu tehdit kampanyaları var partimize yönelik. Ve ne hikmetse aynı dönemde yine savcılar harekete geçiyor, Batman İl Eş Başkanımızı tutukluyor. Üç gün önce 140 arkadaşımız daha alındı, toplamda 300'ü geçti bir hafta içinde.

Şimdi, bu tabloda ne olacak? Efendim, bu yöntemle seçim kazanılacak, senaryo bu. Sonra balkonlara çıkıp timsah gözyaşlarıyla bu seçimi nasıl kazandıklarını anlatacaklar. Yemiyoruz bunu, artık halk da yemiyor.

HDP'ye bugüne kadar ne yapmadı iktidar partisi? Şu anda bizim daha milletvekillerimiz içeride, 90 tane belediye başkanımız içeride, 10 bini aşkın üyemiz içeride. Bu operasyonlar iktidar partisine yapılsaydı şu anda tuzla buzdu, yeller eserdi yerinde. Ama bizde öyle bir hakikat arayışı var ki öyle bir inanç, öyle bir haklılık var ki biz bu mücadelemizi her zaman dimdik sürdürmeye devam ediyoruz ve edeceğiz.

Peki, neydi? Bu arada 300 HDP'li alındı. Basit bir rakam değil bu. Bu HDP'liler sıradan -tırnak içinde, hiçbir üyemiz ya da oy veren sıradan değildir tabii ki- oy verenler bile değil; bunlar, yönetici, üye ve statüsü olan insanlar, içlerinde 10'u aşkın da gazeteci var.

Peki, operasyonlar nedir? Adı değişiyor. 2009'da "KCK operasyonu"ydu, bugün "terör operasyonu" oldu ama siyasi özne aynı. Bu operasyonları yapan, startını veren özne değişmedi. 2009'da da aynı özneydi, bugün de aynı özne.

Biz daha yeni 24 Haziran seçimlerini geçirdik. Cumhurbaşkanı adayımız Demirtaş içeride tutuldu ve tutulmakla yetinilmedi. Son duruşmada ayrıntılı açıkladı. Ona karşın, Cumhurbaşkanı başta olmak üzere Başbakan ve İçişleri Bakanı her gün 3-4 defa Demirtaş'ı terörist ilan ettiler. Ne oldu? Doğru, Demirtaş şunu söyledi, aynen tekrar ediyoruz: Seçimin en büyük hilesi Selahattin Demirtaş'ın, bir adayın içeride tutulmasıydı zaten. Diğer hileleri anlatmaya gerek var mı? Demirtaş içeride tutulduğu için sahtecilikle aslında bu seçim kazanılmış gibi gösterildi. Şimdi de çıkmış bize diyor ki: "Eğer tekrar kazanırlarsa, terörle bağı varsa ben tekrar kayyum atarım." Sormazlar mı?

Bir de başka bir cümle var: "HDP'yi hiçbir güç bana meşru bir parti olarak söyletemez." diyor. Sen kimsin ya! (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

YELDA EROL GÖKCAN (Muğla) - Sen kimsin!

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla) - Biz KPSS'yle buraya gelmedik. Belediye başkanlarımız...

BAHAR AYVAZOĞLU (Trabzon) - Cumhurbaşkanı o, halkın iradesiyle seçildi.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla) - Cumhurbaşkanı olduğunu gayet iyi biliyorum.

Hiç kimse bu hadde sahip değildir. Değil Cumhurbaşkanı, isterse dünya lideri olsun...

BAHAR AYVAZOĞLU (Trabzon) - Öyle zaten, zaten dünya lideri.

AHMET ÖZDEMİR (Kahramanmaraş) - Dünya lideri o, dünya lideri.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla) - ...halkın oyuyla seçilmiş, halkın iradesiyle seçilmiş bir Parlamento grubunu, belediye başkanlarını, 6,5 milyon oy almış bir partiyi "terörist" diye niteleyemez, "gayrimeşru" diye söyleyemez. (AK PARTİ sıralarından gürültüler) Asıl gayrimeşruluk şudur: Halk iradesini tanımamak gayrimeşru bir yolda olmaktır. 6,5 milyon oy, 20 milyon yurttaş teröristse biz tartışmayalım bunu. Bu yurttaşlara bir cezaevi bulun. 6,5 milyon insanı ailesiyle beraber cezaevine kapatın, "Bizim ülkemizde 20 milyon terörist var." deyin. Bunların içinde biz de varız. Biz tıpkı sizler gibi seçime girdik, halktan destek aldık. Ofislerinize atadığınız memurlar değiliz. Biz KPSS sınavına girmedik. Sizin ne kadar hakkınız varsa bizim de bu kadar hakkımız var.

Diğer bir darbe, kadınlara değerli arkadaşlar. 53 kadın aktivist şu anda gözaltında. Her zaman operasyonlarda hedeflerin başında partimiz, ikinci sırada da kadınlar geliyor. Neden? Çünkü kadınlar çok güçlü bir direnç içinde. Kadınlar kendilerine biçilen rolü, eşitsizliği, ayrımcılığı kabul etmiyor. Kadın, özgürlük mücadelesini sokakta, evde, çarşıda, Parlamentoda, belediyede, her yerde yükseltiyor. Kadınların hedef olmasının sebebi budur.

Evet, Gültan Kışanak "Kürt Siyasetinin Mor Rengi" diye bir kitap yazdı, haber vereyim, bütün kadın milletvekillerine. Şu anda bütün Türkiye kadınların mor rengine bulanıyor. Kadınlar cezaevinde de direniyor, burada da direniyor, yarın da direnmeye devam edecek. Şimdi, bu, kadınların tavizsiz duruşundan kaynaklanıyor tabii ki.

53 kadının, kadın siyasetçinin gözaltına alınması ne anlamdadır ya böyle bir ülkede, hem de her gün kadınlar öldürülürken, her gün tacize uğrarken, her gün tecavüz vakalarıyla gazetelerde haberlerini okuduğumuz bir dönemde? Kadın hakları kıblesini kendisine kıble edinen, özgürlüğünü esas alan kadınlar...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Beştaş, bir dakika daha ilave edeyim, toparlayalım.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla) - İşte bunların içinde Bağlar Belediyesi eski eş başkanımız var, bunların içinde bizim şu anda il, ilçe yöneticilerimiz, il eş başkan yardımcılarımız var. Bu kadınlar bizim beraber yürüdüğümüz kadınlar.

Şunu unutmayın: Bizim sözümüz, sizin silahınızdan daha güçlü. bunu unutmayın. AKP-MHP savaş koalisyonu, silahlarla, tehditle bu halka diz çöktürmeye çalışıyor, kadınlara diz çöktürmeye çalışıyor. Ama biz asla dimdik duruşumuzdan vazgeçmeyeceğiz. Biz korkmadık, 10 bin arkadaşımız içerideyken, hepimiz yargılanırken, 11 milletvekilliğimiz burada indirilirken, düşürülürken taviz vermedik, bundan sonra da vermeyiz.

AHMET ÖZDEMİR (Kahramanmaraş) - Sizi o sırtınızı dayadığınız yerden indireceğiz biz!

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla) - Siz anca rüya görürsünüz, siz gelin karşımıza eşit koşullarda yarışalım, bakalım kim kazanacak? Evet, kadın özgürlüğü kazanacak, demokrasi kazanacak, hak kazanacak, hukuk kazanacak diyorum, teşekkür ediyorum. (HDP sıralarından alkışlar)