GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Askerlik Kanunu ile Diğer Bazı Kanunlarda ve 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifleri münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:10
Tarih:25.07.2018

SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Dünyada parlamenter sistemler çıkardıkları yasalarla itibarlarını korurlar. İki gün önce Plan ve Bütçe Komisyonuna bir yasa önerisi geldi. Muhalefet olarak katkı yapmaya çalışmamıza rağmen hiçbir önerimiz dikkate alınmadan, olduğu gibi maddeler Komisyondan geçti. Şimdi ben burada samimiyetle sormak istiyorum. Çoğunluğa güvenerek dayatmayla getirilen ve Komisyondan geçen, Parlamentoda da olduğu gibi yasalaşacak olan bu madde teklifleriyle, bu yasalarla Parlamentonun itibarının yükseltileceğine gerçekten inanıyor musunuz? Parlamentonun itibarı 1.150 odalı saraylarla ölçülmez, bir ülkenin itibarı Fethiye Seydikemer'de bankaya olan borcunu ödeyemediği için evi satılan işçi dururken, "Geçinemiyorum." diye Parlamentonun önünde kendini yakmaya çalışan işçi dururken, madenlerde yer altında insanlar ölürken bir Parlamentonun itibarı 1.100 odalı saraylarla ölçülmez.(CHP sıralarından alkışlar) Parlamentonun itibarı emeğe verilen değerle ölçülür, kadına verilen değerle ölçülür, çocuklara verilen değerle ölçülür.

Ben bir maden işçisiyim arkadaşlar. Parlamentoda, Plan ve Bütçe Komisyonunda bir görev verdi partimiz bana. Burada bu ülkede üretilen pastanın emekçiler lehine ne kadar ayrılmasının tabii ki kavgasını vereceğim. Ancak şöyle bir durum gördük: Ne dersek diyelim, katkı yapmaya çalışıyoruz, bütün önerilerimiz reddediliyor. Kırsal alanda iki yüze yakın hastalıkla uğraşan, hastalık riskine maruz kalan veterinerler için teklif getiriyoruz, hayır; fiilî hizmet süresinin tüm çalışanlara, tüm sağlık emekçilerine getirilmesi için teklif veriyoruz, hayır... Kendim bir maden işçiyim, yer altını da biliyorum, yer üstünü de biliyorum. Çöllolar'da -Çöllolar ocağına gittim Afşin-Elbistan'a- 10 işçimiz toprak altında kaldı. Tozun içinde, toprağın içinde kimyasallara maruz kalarak yer üstündeki maden işlerinin nasıl kanser olduğunu en yakın ben biliyorum. Yıllarca Yatağan'da o direnen işçilerin önderliğini yaptım. Ancak şunu söylemek istiyorum: Plan ve Bütçe Komisyonunda bütün vekillerimizden istirham etmemize rağmen açık ocakta çalışan maden işçilerinin fiilî hizmet süresi talebi kabul edilmemiştir. Sadece o mu? Hayır. Petrol rafinerilerinde çalışan işçiler de aynı şartlardadır. Ne yapılması gerekiyor? Bütün toplum kesimleriyle, sendikalarla, odalarla, sektör temsilcileriyle ve o yasaya muhatap olan çalışanlarla beraber, bir araya gelinerek, bir yasa çıkartılacaksa bu şekilde çıkartılması gerekir. "Millî irade" diyorsak eğer, bir tarafın değil bütün toplum kesimlerinin ortak kararıyla olursa millî irade olur. Aksi takdirde ne olur? Yasa geçer ama kanuna uygundur fakat meşru olmaz.

Ben bir de şunu gördüm sevgili arkadaşlar: Saray olduğu gibi getirmiş Plan ve Bütçe Komisyonuna. Aklıma şöyle bir şey geldi: "Ya acaba nedir?" Hani, karga yavrusuna bir nasihat vermiş. "Oğlum bir insan yere eğilirse sen taş alacağını düşün." demiş. Şüphelendim "Acaba bu yasanın arka tarafında ne var?" diye. Bir de baktık ki -Genel Başkan Yardımcımızın da dediği gibi- sağlığın tamamen piyasaya açılmasını sağlayan uluslararası, adına da "turizm seyahati" denilen "turizm sektörü" denilen bir yasa. E, tabii Bakan bir hastane patronu olunca gelecek olan yasa da bu şekilde oluyor. Diğer taraftan Kanal İstanbul Projesi getiriliyor. Ne olduğu belli değil. "Cambaza bak cambaza bak." diye kamuoyunda askerlik konuşturuluyor ama Kanal İstanbul getiriliyor.

Bu yasa yeniden revize edilmeli ve toplumun bütün kesimlerini ikna edecek bir şekilde yeniden düzenlenmelidir diyor, saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)