GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: CHP Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:6
Tarih:16.07.2018

CHP GRUBU ADINA ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, biraz önce ifade ettim, ilk diyaloğun bir itiraz şeklinde gerçekleşmesini arzu etmezdim diye. Yeni görevinizde başarılar diliyoruz, görevinizin hayırlı uğurlu olmasını diliyoruz. Bir önceki görevinizi üstlendikten sonra makamın başına neler geldiği ve devamında şu anda öyle bir makamın olmadığı göz önüne alındığında da geçmiş görevinizdeki performansınızın bu görevinize emsal teşkil etmemesi Cumhuriyet Halk Partisi olarak en büyük dileğimizdir. (CHP sıralarından alkışlar)

Bütün Meclisin Başkanı oldunuz. Adalet ve Kalkınma Partisinde önemli görevler üstlenmiş olmanız, Adalet ve Kalkınma Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisinin oylarıyla seçilmiş olmanız bu 2 siyasi partinin hakkını, hukukunu gözetip bizlerin hakkını, hukukunu gözetmeyeceğiniz anlamına gelmez. Sizden böyle bir yaklaşım beklemeyiz. Buna karşı, Cumhuriyet Halk Partisi olarak İç Tüzük'ten kaynaklanan, yasalardan kaynaklanan, Anayasa'nın üzerimize yüklemiş olduğu tüm ödevleri, tüm sorumlulukları yerine getireceğimizi, tüm haklarımızı takip edeceğimizi ve sizden ilk başta adalet ve eşitlik beklediğimizi ifade ediyor, yeni görevinizde bir kez daha başarılar diliyorum.

Cumhuriyet Halk Partisi olarak bugün 600 milletvekilinden oluşan Meclisimizde bugüne kadar size bazı ifadelerinizi hatırlatmak ve bu ifadelerinizin gelecek dönem pratiğinizle ne kadar örtüşeceğini ne kadar örtüşmeyeceğini ve bunun yakın takipçisi olacağımızı ifade etmek isterim. Biz Meclisin yasama tekelinin Cumhurbaşkanlığı makamıyla, seçilen Cumhurbaşkanıyla paylaşılmasının egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olma ülküsüyle çeliştiğini ifade ettik. Sizler "hayır, güçlü Meclis" dediniz. "Meclisin bulunduğu alanlara Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri girmez." dediniz. Tabii, bu hitabı cümlenin başında size yapmıştım ama Adalet ve Kalkınma Partisi Grubuna riyaset makamının göstereceği tarafsızlıktan ve İç Tüzük 64'e göre tartışmanın özüne girmeyip sadece kişisel savunma hakkını kullanacağından da bir şüphemiz yok.

Siz dediniz ki: "Güçlü Meclis." Biz "Bu, Meclisin yetkilerini almaktır. Meclisin yasama tekelini bir başka makama, bir başka kişiye terk etmektir ve bu, halktan aldığımız yetkinin devri anlamına gelir." dedik. Şimdi gereğini yapmanızı bekleriz. Siz hep şunu söylediniz: Cumhurbaşkanlığı kararnameleri asla yasaların alanına girmeyecek, yasama yapılmış bir yerde Cumhurbaşkanlığı kararnamesi olmayacak ve bundan sonra da eğer Cumhurbaşkanı kararnamesi varsa, Meclis üstüne yasa yaparsa Meclisinki üstün olacak ama bir gerçeklikle ve hazırlığında olunan bir tehlikeyle Meclisi uyarmak isterim, tehlikeye dikkat çekmek isterim. Çıkarılan yetki kanunuyla çıkarılan son KHK'lerde pek çok teşkilatta olduğu gibi -ayrıca iki küçük örnekle- Yüksek Askerî Şûra Kanun'u ve Devlet Tiyatroları Kanun'u ortadan kaldırıldı ve Cumhurbaşkanının yemin gecesi bu kanunlar yoktu ortada ve ertesi gün peşi sıra çıkarılan Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde bu iki alanda kararname çıkarıldı. Dönüp baktığınızda "Bu alanda yasa yok, burada kararname çıkarabiliriz"e getiriyorsunuz işi. Bundan sonra Meclisin üç maddelik kanunlarla "Filanca kanun yürürlükten kaldırılmıştır, yarından itibaren yürütmesini Cumhurbaşkanlığı yapar." deyip o boşaltılan alana Cumhurbaşkanlığı kararnamesi yapmayla ilgili yasaya karşı hile, Anayasa'nın arkasından dolaşılması, son referandumda bile olmayan bir alanda âdeta Meclisin bir dozer gibi yasa alanını yıkıp, temizleyip Cumhurbaşkanı kararnamesine kupon arsa üretmesi gibi bir niyete tevessül edildiğiyle ilgili ciddi endişelerimiz var. YAŞ Kanunu'nda yapılan, Devlet Tiyatroları Kanunu'nda yapılan ve çok sayıda kanunda yapılan bu ilk hazırlık son derece tehlikelidir.

Bu Meclis, Gazi Meclis olmanın gereğini, bağımsız olmanın gereğini, meydanlarda yemin billah "Meclis bundan sonra güçlü olacak. Sırf yasayla ilgileneceğiz, alanımıza kimse girmeyecek." demenin gereğini yerine mi getirecek, yoksa birilerinin kendisine geçen sene diktirdiği bir kıyafeti bugünden, bir tarafı dar geliyor, bir tarafı bol geliyor diye...

BAŞKAN - Bir saniye...

Toparlayın lütfen.

Buyurun.

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

"Bu kıyafeti geçen sene 16 Nisanda tam da üstüme göre diktirmiştim ama kolu biraz dar geldi, burayı genişletsek mi; bu tarafından biraz çekti, buradan biraz daha bana verir misiniz?" demesi karşılığında parlamenter demokrasi, hukuk, adalet, ettiğimiz yemin, vatandaşın bizden beklentileri karşısında alacağımız tutum görülecektir.

Ben, parti ayrımı yapmadan, 600 milletvekilinin, bu Meclisin Cumhuriyetten önce kurulmuş, bu Meclisin millî mücadeleyi yürütmüş, millî mücadelede gazi unvanını almış, 15 Temmuzda gazi unvanını pekiştirmiş ve millî iradenin tecelligâhı olduğundan her zaman bahsettiğimiz bu Meclisin kendi yetkilerine, kendi yeminine, kendi namusuna sahip çıkıp çıkmayacağının her birimizin kişisel hayatları ve her birimizin partilerinin kurumsal temsiliyeti, kurumsal tarihleri açısından en önemli sınavla karşı karşıya olduğunun altını çiziyor, hepinize saygılar sunuyorum.

Sağ olun.(CHP sıralarından alkışlar)