| Konu: | Anayasa'nın 114'üncü maddesine göre atanan ve milletvekili olmayan geçici Bakanlar Kurulu üyesi bakanların Birinci Oturumunun başında ant içmeleri gerekirken Başkanlık tarafından davet edilmemelerinin ve ant içmeden Genel Kurul salonunda bulunmalarının İç Tüzük ve Anayasa hükümlerine uygun olup olmadığı hakkında usul görüşmesi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 2 |
| Birleşim: | 1 |
| Tarih: | 01.10.2015 |
İDRİS BALUKEN (Diyarbakır) - Teşekkür ederim.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Aslında uzun süredir ülkede yasalar, Anayasa ve İç Tüzük tamamen rafa kaldırılmış durumda. Bu seçim Hükûmetinin kurulması aşamasında da görevlendirilen, tarafsız ve bağımsız olması gereken bürokratların ya da milletvekillerinin ne kadar tarafsız ve bağımsız olduğunu daha önce bu Meclis kürsüsünden ifade etmiştik.
Kırk yıldır AKP'de siyaset yapan bir milletvekilinin ki Millî Savunma Bakanlığı yapmış bir milletvekilinin, bir gece önceden istifa edip bir gün sonra bağımsız ve tarafsız bir bakan olarak bu Hükûmete yerleştirilmesini siz halka ve bize asla izah edemeyeceksiniz.
BÜLENT TURAN (Çanakkale) - Bakan vermediler.
İDRİS BALUKEN (Devamla) - Yine, daha önce AKP'den defalarca milletvekili adayı olmuş, bakan yardımcılığı yapmış insanların tarafsız ve bağımsız olarak bu seçim Hükûmetine sizin tarafınızdan getirilmiş olmasının, Cumhurbaşkanı tarafından onaylanmış olmasının kendisi zaten Anayasa'ya aykırı olarak tarihe geçti.
Bugün de yapılan itirazın kesinlikle haklı olduğu kanaatindeyiz. Henüz yemin etmeden, henüz burada Genel Kurulda o yeminle ilgili prosedürü işletmeden burada yeni atanmış olan bakanların bulunması kesinlikle doğru olmamıştır ama burada birinci sorumluluk da tabii ki Meclis Başkanı olarak Sayın Başkan size aittir. Siz Meclis Genel Kurulunu kendi keyfinize göre ya da siyasi görüşünüze göre yönetemezsiniz. Sizi bağlayan bir İç Tüzük var. Defalarca Genel Kurulda, o İç Tüzük gereği olarak bu Parlamentonun ve milletvekillerinin itibarını sağlamakla görevli olduğumuzu hatırlatmamıza rağmen, bakın, demin medyaya yansıyan bir habere göre Bitlis Valiliği, bu Parlamentonun 2 milletvekilini gözaltına aldığını bir resmî açıklamayla duyuruyor.
Öyle bir şey yok tabii, öyle bir şey haddi de değil. Bitlis Valisi milletvekillerini gözaltına almaya kalkarsa orada kendi bütün meşruiyetini yitirip kendi karşısındaki halk gücünü görür tabii ama Anayasa'yı tamamen çiğneyeceğini açık deklare eden bir valiye karşı bile sizin bugüne karşı bir tavrınız olmadı.
Şırnak'ta yine aynı şeyi yapmaya çalıştılar, Şırnak milletvekilimizi gözaltına almaya çalıştılar. Tabii ki gözaltına alamazlar, hadleri değildir. Yaparlarsa anayasal suç işleme boyutu ayrı ama karşısında, kendisine o kararı yutturacak halkın gücünü görmeleri de ayrıdır. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)
Sizin bu tutumunuz nedeniyle dün bir ilçenin kaymakamı...
ZEHRA TAŞKESENLİOĞLU (Erzurum) - Roketle mi saldıracaksınız? Elif'i öldürdüğünüz gibi roketle mi saldıracaksınız? (HDP sıralarından gürültüler)
KADRİ YILDIRIM (Siirt) - Sus. Dinle, dinle...
İDRİS BALUKEN (Devamla) - ...bu Parlamentonun üyesine "vekil bozuntusu" demek suretiyle hitap edebiliyor. Dolayısıyla...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ZEHRA TAŞKESENLİOĞLU (Erzurum) - Yasin Börü'yü öldürdüğünüz gibi kafasını mı parçalayacaksınız ?
ALİ KENANOĞLU (İstanbul) - Önce bir tahammül et, bir dinle bakayım önce!
İDRİS BALUKEN (Devamla) - Varsa bir şeyiniz buraya gelir konuşursunuz, oradan öyle laf atmayın.
Sayın Başkan, süremi ekleyeceksiniz herhâlde.
Milletvekilinin ve Parlamentonun itibarını bu kadar düşüremezsiniz. İç Tüzük'te eğer milletvekilinin ve Parlamentonun itibarını sağlamakla ilgili o maddeleri dikkate alacaksanız Beytüşşebap Kaymakamına da Bitlis Valisine de Şırnak Valisine de buradan söyleyecek iki çift sözünüzün olması gerektiğini düşünüyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (HDP sıralarından alkışlar)