GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: KANUN TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER
Yasama Yılı:5
Birleşim:10
Tarih:22.10.2026

SURURİ ÇORABATIR (Antalya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulumuzu saygıyla selamlıyorum.

Üç gündür burada fonlardan, tasfiyeden, sermaye piyasalarından konuşuyoruz. Aslında bu konuyu daha geniş, detaylı ele almalıydık. Bu krizle birlikte etkilenen, BES'e yatırım yapan ya da bireysel olarak hisse senedi alan iyi niyetli vatandaşlarımız da var. Emeklilik fonlarının toplam büyüklüğü 14 Eylülde 2 trilyon 626 milyar TL seviyesindeyken 13 Ekimde 2 trilyon 582 milyar TL'ye gerileyerek yaklaşık 44 milyar TL'lik dalgalanma kaynaklı bir düşüş yaşandı. Kriz sadece 131 fonun tasfiyesiyle sınırlı kalmadı, hisse senedi piyasalarının genel işleyişini ve fiyatlandırmalarını da derinden sarstı. BİST 100 Endeksi yüzde 16,65 değer kaybederek borsanın toplam piyasa değeri yaklaşık 5,6 trilyon azaldı. Yabancılar da portföy yatırımlarını durdurdular. Bu durum hiçbir hatalı işlem yapmayan, sadece sağlam şirketlere yatırım yapan uzun vadeli bireysel yatırımcıların bile portföylerinde ciddi erimeler görmesine neden oldu. Bireysel yatırımcıların en çok ilgi gösterdiği alan olan halka arzlar da büyük darbe aldı. Son dönemde borsaya giren 16 şirketin 12'sinin hisse fiyatları halka arz değerlerinin altına geriledi. Yatırımcılar borsadaki sert rüzgârlardan kaçmak için hisselerini zararına da olsa güvenli liman olarak bankalardaki mevduatlara taşıdılar. Özetle, bireysel hisse senedi yatırımları manipülatif işlemler içeren fonların sebep olduğu sistemik sarsıntının bedelini fiyat düşüşleri, likidite kilitlenmeleri ve ciddi sermaye kayıplarıyla ödemek zorunda kaldılar.

Sizlere bugün sadece rakamlardan değil de vatandaşlarımızın adına bir ömrün nasıl bitirildiğini, bir insanın yıllarca çalışarak kazandığı parasına ulaşamadığında neler hissedebileceğini anlatmak istiyorum. Bir insanın birikimi sadece bankadaki parası değildir. O para onun geçmişidir, alın teridir, fedakârlığıdır, rızkıdır, geleceğe dair umududur. Bir emekliyi düşünün lütfen. Otuz beş yıl çalışmış, belki çocuklarına istediği ayakkabıyı alamamış, belki ailesiyle bir tatilini ertelemiş, belki kendi ihtiyaçlarından vazgeçmiş. Neden? Yaşlandığında kimseye muhtaç olmamak için. Şimdi o emekli birikimine ulaşamıyor ve içinden haykırıyor, "Benim yeniden çalışacak otuz beş yılım daha yok." diyor. Bir anneyi düşünün. Çocuğu dünyaya geldiği günden beri onun geleceğini düşünmüş, kendisine bir şey almamış, çocuğuna ayırmış, belki yıllarca biriktirdiği parayla çocuğunu okutacaktı, evlendirecekti ve şimdi o anne yine soruyor: "Ben çocuğumun geleceğini kime emanet ettim?" Bir babayı düşünün. Hayatı boyunca çalışmış, bir ev sahibi olmanın hayalini kurmuş, eşine ve çocuklarına daha güvenli bir gelecek bırakmak istemiş, şimdi kendi parasının akıbetini öğrenmeye çalışıyor ve soruyor: "Ben aileme ne söyleyeceğim, benim emeğimin hesabını kim verecek?" Bir esnafı düşünün. Vergisini ödemiş, çalışanın maaşını ödemiş, biriktirdiği üç beş kuruşu değerlendirmek istemiş, şimdi parasına ulaşamıyor; kirası geliyor, borcu geliyor, çalışanının maaş günü geliyor ama ne yazık ki ödeyemiyor ve o esnafımız soruyor: "Benim borcumun vadesi var da benim paramın hâlâ neden bir ödeme tarihi yok?"

Değerli milletvekilleri, bu vatandaşlarımızın bir kısmı belki hayatında ilk defa yatırım fonuna para yatırdı, finans uzmanı değillerdi, portföy yöneticisi hiç değillerdi, karmakarışık finansal işlemleri bilen insanlar da değillerdi ama bir şeye inanıyorlardı; devletin kurallar koyduğuna, kurumların denetlendiğine, hukukun kendilerini koruyacağına inanıyorlardı. Şimdi soruyorlar: "Ben paramı sokakta tanımadığım birine mi verdim?" Şimdi soruyorlar: "Ben devletin düzenlediği finansal sisteme girmekle suç mu işledim?" "Ben yasaların geçerli olduğu bir para piyasasına yatırım yaptım, hata mı ettim?" "Devletime güvenmek benim suçum muydu?" "Ben yatırımımın riskini kabul ettim ama devletin eksikliği varsa bunun bedelini neden ben ödüyorum?" diye soruyor. "Bu fonları yönetenler nerede?" diye soruyor. "Denetim süreçleri nasıl işletildi?" "Riskler ne zaman tespit edildi?" "Vatandaşın parasını korumak için hangi tedbirler alındı?" "Usulsüzlüklerin sorumluları hakkında hangi işlemler yapıldı?" diye soruyor vatandaş.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.

Buyurun.

SURURİ ÇORABATIR (Devamla) - Devletin görevi, piyasada kuralların uygulanmasını, yatırımcının doğru bilgilendirilmesini ve hukuka aykırı işlemlerin denetlenmesini sağlamaktır. Vatandaşın parasının hesabı sorulmadan bu dosyanın kapanmasına izin vermemeliyiz. Bizlerin görevi, yalnızca finansal sistemin işlevini korumak değildir; bizim görevimiz, o sistemin içinde birikimini değerlendiren vatandaşlarımızı da korumaktır. Vatandaşlarımızın sesini duymak, haklarını savunmak ve mağduriyetlerini gidermek bizim sorumluluğumuz altındadır. Biz vatandaşlarımızın parasına nasıl kavuşacağını ve sorumluların nasıl hesap vereceğini açıklığa kavuşturmak için buradayız. Vatandaşlarımız lütuf istemiyor, ayrıcalık istemiyor; sadece haklarının korunmasını, süreçlerin şeffaf yürütülmesi ve mağduriyetlerin adil biçimde giderilmesini istiyorum.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)