GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: KANUN TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER
Yasama Yılı:5
Birleşim:9
Tarih:21.10.2026

HASAN TOKTAŞ (Bursa) - Sayın Başkan, muhterem milletvekilleri; Türk ekonomisi cumhuriyet tarihinin en rezil dönemlerinden birini ve hatta en rezil dönemini yaşamaktadır. İktidar milletvekillerine sormak istiyorum: Türkiye'yi bir organize suç örgütü yönetiyor olsaydı böyle bir soygun planı yapabilir miydi sizce? Evet, sorumu tekrar etmek istiyorum: Türkiye'yi bir organize suç örgütü yönetiyor olsaydı böyle bir soygun planı yapabilir miydi? Asla yapamazdı, yapsa bile böyle büyük bir soygun planı yapamazdı. Bu sebeple ekonomi tarihimizin en rezil dönemi diyorum sayın milletvekilleri. Bu olayı bir fon krizi olarak tanımlayamayız; küçültmeye, daraltmaya ve hatta Meclisten kaçmaya çalışarak düpedüz kamu gözetiminde yapılan arsız, azgın ve acımasız bu soygunun sorumluluğundan kaçamazsınız. Bir aşk hikâyesi, bir adalet ve kalkınma hikâyesi yazmak üzere yola çıkanların günün sonunda boğazına kadar pisliğe battığı yüzyılın vurgun hikâyesidir bu. Soyulan vatandaştır, itibar kaybeden ise sermaye piyasaları ve Türk ekonomisidir. Bu hikâyenin yazanı da oynayanı da sizin iktidarınızdır. Peygamber Efendimiz buyuruyor ya "İçkiden sakının çünkü bütün kötülüklerin anasıdır." diye, işte tıpkı öylece diyorum ki: Bu arsız, azgın ve acımasız soygunun anası da babası da yol vereni de yön vereni de AK PARTİ olduğu hâlde sorumluluktan kaçmaya çalışıyorsunuz, halk tabiriyle deli numarası yapıyorsunuz.

Tam bir yıl önce Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu açık bir şekilde ikaz ettiği hâlde sizler bu yolsuzluklara, SPK'nin göz yummasına, Borsa İstanbulun göz yummasına... Siz ise görmezden gelmişsiniz. Şimdi de bu yolsuzluğa karşı Grup Başkan Vekiliniz diyor ki: "Bu hırsızların vebalini biz taşıyamayız." Allah aşkına, siz milletin aklıyla alay mı ediyorsunuz? Tabii ki bu vebal sizindir ve siz taşıyacaksınız. Siyasi sorumluluğunuzun farkında olacaksınız ve hesabını siz vereceksiniz.

Samsun'da çocuklarını doyurmak için marketten peynir ve salam çalan işsiz vatandaşımızı kelepçe takarak gözaltına aldınız ama kaynağı belirsiz 163 milyon lira yatırarak 2 milyar kazanan Fatma Betül Sayan Kaya'ya WhatsApp'tan çıkarma cezası veriyorsanız siz, milletin aklıyla alay ediyor, deli numarası yapıyorsunuz. Çalınanı çalana denetlettirip problemin kaynağı olan kurumları ve siyasileri çözümün parçası yapan siz, milletle alay ediyor ve deli numarası yapıyorsunuz.

"Ucu nereye varırsa varsın, kime dokunursa dokunsun sonuna kadar üzerine gideceğiz." diyorsunuz ya, oğluyla ilgili mahkemeyle tedbir kararı alındığı hâlde yirmi beş dakikada aksi bir karar alınarak kaldırılan Hayati Yazıcı'yı hemen ertesi gün, 1 Ekimde Meclisin açılışına getirip milletin gözüne soka soka şu koltuğa oturtan siz, milletin aklıyla alay ediyorsunuz, deli numarası yapıyorsunuz. Adalet dağıtmakla mükellef olan Adalet Bakanı Akın Gürlek, milletin parasını fonlayanlar için sanki hayır yapıyorlarmış gibi "Gönüllü iade hesabı açtık." diyorsa eğer, milletin aklıyla alay ediyor, deli numarası yapıyorsunuz.

Evet, siz, açık, şeffaf ve adil olmadığınız müddetçe ne yaparsanız yapın aziz Türk milleti biliyor geminin su aldığını, biliyor zarların hileli olduğunu, biliyor ve görüyor kaptanın yalan söylediğini.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın lütfen.

HASAN TOKTAŞ (Devamla) - Ezcümle, nur içinde yatsın, merhum Erbakan Hocamız hayatta olsaydı bu kürsüden AK PARTİ sıralarına dönüp size ne derdi biliyor musunuz? "Sizi gidi foncular sizi!"

Heyeti saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti, Yeni Parti, CHP ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)