| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 125 |
| Tarih: | 10.08.2026 |
YAVUZ AYDIN (Trabzon) - Sayın Başkan, üç yıl önce burada, büyük Türk milleti önünde namusu ve şerefi üzerine yemin eden milletvekillerini, etmiş olduğu yemine sadık kalmaya davet ederek Genel Kurulu selamlıyorum.
Bazı kanunlar Resmî Gazete'de yayımlandığı gün yürürlüğe girer, bazı kanunların hükmünü ise tarih verir. Bugün, önümüzde duran kanun teklifi tam olarak böyle bir metindir. Burada verecek olduğunuz karar yalnızca bugünün siyasetini belirlemeyecektir. Bu karar, kendi siyasi ikbalinizden de kendi ömrünüzden de uzun yaşayacaktır. Yarın tutanak açılacak, oylama cetveline bakılacak ve adınızın karşısında iki kelimeden biri duracaktır; ya kabul ya da ret yazacaktır. O gün, kimse, hangi bahaneye sığındığınızı sormayacak, kapalı toplantılarda size ne söylendiğine bakmayacak, görmeden imzaladım gerekçesini makul bulmayacaktır.
Sayın milletvekilleri, işte o gün çocuklarınız, torunlarınız ve Türk milletinin evlatları bugün sizin hangi tarafta durduğunuza bakacaktır? Şehitlerin hatırasının yanında mı durdunuz, gazilerin onurunun yanında mı durdunuz; İmralı'dan gelen işarete mi, Kandil'den gelen beklentiye mi, yoksa siyasi ikbal hesabına mı teslim oldunuz? İşte bu yüzden, bugün bu kanuna vereceğiniz her "evet" oyu "Cumhuriyetle entegre olmayız." diyenleri ve "Pişman değiliz." diyen katilleri sevindirecektir; dağda silah tutmuş, şehirde bomba taşımış, uyuşturucu sevkiyatında rol almış, suç konusunda uzmanlaşmış teröristleri sevindirecektir. Fakat aynı oy sokakta, mahallede, caddede, okul yolunda, iş dönüşünde bu teröristlerle aynı hayatı paylaşmak zorunda bırakılacak masum milletimizi derinden yaralayacaktır; şehit annelerini, gazilerimizi, evladını toprağa vermiş babaları ve bu devlete güvenen namuslu her vatandaşımızı derinden yaralayacaktır. Çünkü biz bugün yalnızca bir kanun maddesine oy vermeyeceğiz; katillerin pişmanlığını aramadan, mağdurların rızasını sormadan, milletin güvenliğini hesap etmeden teröriste yeni bir yol açıp açmamaya karar vereceğiz.
Değerli milletvekilleri, bugün hepiniz vicdanınızla baş başasınız. Partiniz var ama oyunuz sizindir, grubunuz var ama vicdanınız sizindir. Bakın, kürsüler geçer, makamlar biter, rozetler çıkar, alkışlar bir gün susar. Hak vaki olup musalla taşına uzandığınızda bütün makamlarınızdan, bütün unvanlarınızdan sıyrılırsınız. İşte o gün tek bir hitap kalır: Er kişi niyetine ya da hatun kişi niyetine. İşte, o gün ne grup kararı sizi kurtarır ne parti disiplini sizi aklar ne de "Bize böyle söylendi." mazereti vicdanları susturabilir çünkü böyle büyük veballerin siyasi izahı olmaz. Bazı kararlar vardır insanın yalnızca siyasi siciline değil, vicdanına da yazılır. O nedenle elinizi kaldırmadan önce Genel Başkanınıza değil, bir şehit annesinin yüzüne bakın, bir gazinin boş kalan koluna, görmeyen gözlerine bakın ve çocuklarınızın yüzüne bakın, kendinize şu soruyu sorun: Yarın benim adımı tarih hangi tarafta yazacak? Tarih bazılarını kaydeder, bazılarını ise mahkûm eder. Bugün hangi tarafta yer alacağınıza sizler karar vereceksiniz.
Komisyondaki imzalarına sahip çıkmayı namus meselesi olarak görenler başta olmak üzere tüm milletvekillerini bir kez daha milletvekili yeminindeki namusuna ve şerefine sahip çıkmaya çağırıyor, bu teklife "hayır" demeye davet ediyor... (İYİ Parti sıralarından alkışlar)
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun tamamlayın.
YAVUZ AYDIN (Devamla) - ...Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün emanet ettiği birinci vazifeyi unutmayan Bursa Nutku'ndaki tarihî hitabın muhatabı olan aziz Türk milletini saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)