| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 125 |
| Tarih: | 10.08.2026 |
BURAK DALGIN (Balıkesir) - Sayın Başkan, Sayın Genel Başkanlar, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum. İYİ Parti Grubu ve şahsım adına hepinize saygılar sunuyorum.
Karşımızda bir vesayet kanunu var, demokrasiye ve geniş hürriyetlere inanan herkesin reddetmesi gereken bir kanunla karşı karşıyayız çünkü bu kanunda vesayet tek değil, âdeta elvan elvan.
Başlayalım: Öncelikle, olağanüstü hâl şartlarında gidilen mühürsüz pusulaların havada uçuştuğu referandumdan beri zaten yasamanın alanı daralıyordu, bu kanunla yargının da alanı daralıyor ve Sayın Cumhurbaşkanının atadığı bir komisyona, atadığı kişilere yargı yetkisi devrediliyor. Değerli arkadaşlar, ülkemizin iki yüz yıllık macerasının özeti ferman devletinden kanun devletine gelmektir. Açıkça ifade ediyorum: Biz tekrar ferman devletine geri dönmeyeceğiz.
Bitmedi: İmralı'daki terör hükümlüsünün parafından geçen kanun teklifi burada milletvekilleri tarafından görmeden imzalandı, vesayette apayrı bir çıtaya ulaşıldı; üstelik hayatı boyunca başkalarına demokrasi vaazı veren bazı insanlar ne dediler? "Kanunu 3 kişi gördü, iki güne Meclise gelir, jet hızıyla da geçer." dediler. Demediler mi? Dediler. Şimdi ben soruyorum: Generallerin vesayeti kötüydü de bir narkoterör örgütü liderinin vesayeti mi iyi, bunu kabulleneceğiz? Tabii ki kabullenmeyeceğiz. (İYİ Parti sıralarından alkışlar)
Bitmedi. "Bu iş ciddi, milletin dediğine bir bakmak lazım." diye itirazlar geldiğinde birtakım nevzuhur yeni nesil Nevzat Tandoğanlar ne dediler? "Ya, bunlar önemli meseleler, bunlar halka sorulmaz." Şimdi, ben "Bu işleri nereden öğrendiniz?" diye düşündüğümde birazcık kafa yordum, sonra kanun metninde 10'uncu maddeyi gördüğümde sır perdesi aralandı, her şey net bir şekilde karşıma çıktı. Meğer hocanız 12 Eylül darbecileriymiş. Onlar 1982 Anayasası'na tıpkı buradaki 10'uncu madde gibi kendilerine bir peşin af koymuşlardı, siz de teröristlere şartlı af getirdiğiniz kanuna kendinize dair bir peşin af koydunuz. Ya, arkadaşlar, neden bu kadar endişelisiniz? Neden bu kadar korkuyorsunuz? Demek ki bir şeylerin yanlış olduğunu siz de biliyorsunuz ama size kötü bihaberim var: 12 Eylülcülerin kendilerine koyduğu zırh yirmi sekiz sene dayanabildi, üstelik onların anayasası yüzde 92 oy almıştı, siz bu kanunu millete götürmenin hayalini bile kuramıyorsunuz. Bakın, çok açık söylüyorum: Sizin bu kanununuz değil yirmi sekiz sene Allah'ın takdiri ve milletin izniyle yirmi sekiz ay bile dayanamayacak, bu Meclisten geçmeyecek. (İYİ Parti sıralarından alkışlar)
Değerli arkadaşlar, kendinize imtiyaz tanırken aynı zamanda PKK/KCK üyelerine de apayrı bir imtiyaz tanıdınız. Yani ne dediniz: "Cezasını çekmemiş, ıslah süresinden geçmemiş, eli silah tutmuş binlerce insanı topluma salacağım." Aynı suçu işleyen başkaları hapisteyken "PKK'lı ve KCK'lılara bir imtiyaz tanımlayacağım." dediniz.
Değerli arkadaşlar, bakın, size soruyorum: Bu insanlarla komşu olmayı istiyor musunuz? Bu insanlarla ticaret yapmak istiyor musunuz? Bu insanlarla trafikte kavga etmek istiyor musunuz? Hadi kendiniz için istemiyorsunuz, siz bunu eşiniz, dostunuz, kardeşiniz, evladınız için istiyor musunuz? Elinizi vicdanınıza koyun, oyunuzu öyle verin. "Bu Meclis sadece suçluları affetmek için mi çalışıyor? Teröristleri, canileri affetmek için mi çalışıyor?" diyen mazbut vatandaşıma sesleniyorum: Yalnız değilsiniz, yenik değilsiniz, çaresiz hiç değilsiniz, biz İYİ Parti Grubu olarak sizin için buradayız ama sizin için "Üç gün itiraz ederler, sonra da bize tıpış tıpış oy verirler." diyenleri lütfen unutmayın. Siz, siyasetin nesnesi değil öznesisiniz, bunu gösterin, beraber gösterelim. (İYİ Parti sıralarından alkışlar)
"Peki ama huzur gelmesin mi? Bu kanun geçmezse huzur gelmeyebilir." diyen vatandaşımıza sesleniyorum: Çetinkaya mağazasında 12 kişiyi cayır cayır yakan adam pişkin pişkin miting yapıyor. "Bizim pişman olmuş bir hâlimiz var mı?" diye soruyor. Öyle bir hâli falan yok zaten de ben size soruyorum: Bunun benzerlerini sokağa nasıl salacağız Allah aşkına?
Cumhuriyetimizin eşit vatandaşı, milletimizin asli unsuru Kürt vatandaşlarıma sesleniyorum: Canının bağışlandığına şükretmesi gereken bir narkoterör örgütü lideri size kayyum olarak atanamaz çünkü sizin haysiyetiniz benim haysiyetim, sizin geleceğiniz benim geleceğim, sizin hürriyetiniz benim hürriyetim.
"Bu bir devlet projesidir, bize güvenin." diyenlere sesleniyorum: Yahu "Cemaatin devlete sızdığını duysalar, kargalar güler." diyen siz değil misiniz? Hendeklere göz yumarak 800 şehit verdiren siz değil misiniz?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BURAK DALGIN (Devamla) - Bir gün S-400, ertesi gün F-35 öven siz değil misiniz? "Bize bu yetkiyi verin, faizle, enflasyonla nasıl uğraşıyoruz, göstereceğiz." diyen siz değil misiniz? Bakın, yine suyun derinliğini iki ayağınızla birden ölçmeye çalışıyorsunuz, yine tepetakla olacaksınız. Size ne olduğu umurumuzda değil de bu işin bedelini bu büyük millet ve bu güçlü devlet ödeyecek, içimiz ona yanıyor.
Değerli heyetinize sesleniyorum: Bu kürsüde hepimizin şerefi ve namusu üzerine ettiği bir yemin var, oy verirken lütfen o yemini hatırlayınız.
Aziz milletim, her Sevr'in bir Lozan'ı var, bir Montrö'sü var, bir Hatay'ı var, bir Kıbrıs'ı var. Çanakkale gazisi büyük dedemin torunu olarak söylüyorum: Sayın Genel Başkanımız başta, bütün arkadaşlarımızla sizin için mücadele etmeye devam edeceğiz. Müsterih olun, teklif sahipleri ne yapsalar boş.
Büyük yürüyüşümüzün bir söyleyeceği var. Milletimizin vicdanından gelen bir kararı var.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BURAK DALGIN (Devamla) - Göklerden gelen bir karar var.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)