| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 125 |
| Tarih: | 10.08.2026 |
AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; maalesef, Anadolu'yu bölük pörçük eden Sevr'in yıl dönümünde Sevr'i imzalayan ve imzalatanlara ve diz çöktüren yüce Türkiye Büyük Millet Meclisinin kürsüsünde Sevr ruhunu hatırlatan böyle bir kanun teklifini konuşuyor olmaktan hicap duyuyorum.
Nice tarihler yazmış bu yüce çatı altında -bugün tarihî bir gün- bu yaşananın da tarihî bir adım olarak tanımlanmasını da şiddetle reddediyorum. Tarih piyonlarla değil, kahramanlarla yazılır. Bu kanun teklifinin amacını kanun sahiplerinin açılış konuşmalarında çok, çok net bir şekilde gördük. DEM PARTİ bunu "2'nci Cumhuriyetin, yeniden kuruluşun ilk adımı" olarak tanımladı, AK PARTİ ise Sayın Gül'ün ifadesiyle "milletin adamı Recep Tayyip Erdoğan'ın yeniden seçilmesinin bir adımı" olarak. Bu sürece girmenin özeti işte tam da budur. Neresinden bakarsanız bakın, bu teklif, devlet aklını değil, birkaç bürokratın aklının "devlet aklı" diye millete pazarlanmasının da açık bir delilidir.
Gelelim söz alma sebebim olan 8'inci maddeye. Biraz detaya gireceğim ki kanunun ne kadar özensiz, çalakalem hazırlandığı da anlaşılsın. 8'inci madde silah ve malzeme teslimini düzenliyor yani bu kanunun uygulanmasının temel şartlarından birini. Bu şartın hayata geçmesi için öncelikle sormak istiyorum: Siz, bu terör örgütlerinin envanteriyle ilgili bilgiye, belgeye sahip misiniz? Yani PKK, KCK'nın bilinen ve tahmini terörist mevcudunu, bilinen kadrolarını, silah ve mühimmat envanterini, depolarını, finans ve lojistik kapasitesini biliyor musunuz? Bunları Meclise bildirmeniz gerektiğinin farkında mısınız? Millî güvenlik nedeniyle kamuoyuna açıklamayacaksınız, kapalı oturumda kesinlikle milletvekillerine açıklamanız gerekmektedir çünkü başlangıç rakamı bilmeden bitiş rakamını da ölçmek mümkün değildir. Yarın 5 bin silah teslim edildiğinde "Bütün silahlar teslim edildi." diyeceksiniz. Ben soruyorum: Neye göre bütün olacak? Yüzde 30'u mu, yüzde 70'i mi? Kalanlar başka bir yapıya mı aktarıldı? Yeni silahlarla takviye mi edildi? Envanteri Meclisin bilmesi çok önemli çünkü Türkiye Büyük Millet Meclisi neyin tasfiye edildiğini bilmeden tasfiyeye böylesine ağır hukuki sonuçlar bağlayamaz. Üstelik madde ne diyor? "Örgüt mensuplarının beraberinde getirdikleri yahut beyan ettikleri silah ve malzemeler kayıt altına alınır." "Beyan ettikleri" ne demektir? Terörist gelip "Irak'ın kuzeyinde 3 silahım var." derse silahını teslim etmiş mi sayılacaktır? 5 silahından 2'sini teslim edip 3'ünü saklarsa ne olacaktır? Eksik veya gerçeğe aykırı beyanın yaptırımı nedir? Daha önemlisi, teslim edilen her silah aynı zamanda bir suçun delili olabilir; bir askerimizi, polisimizi, öğretmenimizi veya vatandaşımızı şehit eden silah olabilir. O hâlde sadece kayıt altına almak yetmez. Her silah balistik ve kriminal incelemeye tabi tutulmalıdır, geçmiş terör eylemleriyle bağlantısı kesinlikle araştırılmalıdır, seri numarası ve menşesi incelenmelidir. Örgütün dış silah tedarik zinciri ortaya çıkarılmalıdır. Yeni bir suç deliline ulaşılırsa gereği yargı tarafından yapılmalıdır.
Bir başka büyük tehlike daha var. Millete deniliyor ki "Merak etmeyin, kasten öldürenler bu yasadan kesinlikle yararlanmayacak." Peki, onlarca teröristin katıldığı bir karakol baskınında hangi teröristin, hangi mermisinin askerimizi şehit ettiğini yıllar sonra nasıl bireyselleştireceksiniz? Karakolu basmış, pusuyu kurmuş, ateş açmış, şehit verilen eylemin içinde bulunmuş fakat hakkında kasten öldürme mahkûmiyeti kurulmamış kişi bu kanundan yararlanacak mı? Bu sorunun cevabı da kanunda açıkça yazılmalıdır.
Burada bir de hamaset yapılıyor "İki yıldır kan dökülmüyor, daha ne istiyorsunuz?" diye. Sayın iktidar partisi milletvekilleri, mesele sadece bugün kan akmaması değil, mesele PKK'nın bugün kan akmamasını kullanarak yarın oluk oluk kan akıtacak bir güce, tehdide, büyüklüğe kavuşmasını bugünden engelleyecek siyasi, stratejik akıl ve etkiyi geliştirebilmektir. PKK'nın kanlı ekmeğine yağ sürmemek zaten kalıcı olarak terör örgütünü yok etmek, ilelebet kan dökülmesini bitirmek demektir.
Son olarak dikkat çekmek istediğim bir husus daha var. Siz bu teslim olma işinin, istismar kapısının ne kadar açık olduğunu gerçekten göremiyor musunuz?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Devamla) - Bir de kurul üstüne kurul kuruyorsunuz, yarın bir kişi çıkıp "Ben PKK mensubuyum, bu kanunun kapsamındayım." dediğinde ne yapacaksınız, onu nasıl teyit edeceksiniz? Kimin dosyası açılacak? Kimin dosyası bekletilecek? Para, nüfuz veya siyasi pazarlıklarla birinin dosyalarına müdahale edilmesini kim engelleyecek? Bu ülke daha önce kamuoyunda "FETÖ borsası" diye tartışılan iddiaları yaşamadı mı? Bugün yarattığınız hukuki belirsizliklerin yarın adliyede bir PKK borsasına dönüşmesinin önünü açabileceğini gerçekten görmüyor musunuz? Özetle, devlet terör örgütleriyle mücadele eden gri alan yaratmaz, yaratamaz diyor; bize bu toprakları emanet eden, miras bırakan aziz şehitlerimizin önünde saygı ve minnetle eğiliyor; bu cümle içinde babam Başbuğ Alparslan Türkeş'i de rahmetle anıyor; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)