GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:125
Tarih:10.08.2026

SELCAN TAŞCI (Tekirdağ) - Sayın Başkan, oturdukları sıraların Türk Kurtuluş Savaşı'nın karargâh koltuklarından oluştuğunu, oturdukları sıraların cumhuriyeti inşa ve ilan eden, Şeyh Sait gibi iş birlikçi isyanlarını bastıran iradenin emaneti olduğunu ve oturdukları sıraların Türk milletine vekâlet makamı olduğunu, buradaki hiç kimsenin milletin hilafına hareket etmek, yetkisine sahip olmadığını unutmamış olmasını, unuttuysa da bugün bu gaflet uykusundan uyanmasını dilediğim milletvekilleri; "Katilleri affetmiyoruz." diyorsunuz bu teklifle ama tam da bu maddeyle devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs, öldürmeye teşebbüs, ağır yaralama, bombalama, işkence; tamamı af kapsamında yani siz aslında tam da bu maddeyle Dolmabahçe saldırısının emrini vereni affediyorsunuz, TUSAŞ saldırısının emrini vereni affediyorsunuz, Dağlıca baskınının, Çukurca baskınının saldırı emrini vereni affediyorsunuz. Yetmiyor bu, hükmün yazılış şeklini kullanıp İmralı'daki o bebek, o kadın, o asker, o polis, o öğretmen, o millet katili devlet düşmanını affediyorsunuz. Özgürlüğün umudunu değil, alenen garantisini veriyorsunuz o alçak teröristbaşına. İnfaz hukukuna aykırı olarak çekilmemiş cezayı çekmiş sayıyor, özel af çıkarıyorsunuz. Meclisin arkasından dolanarak Anayasa'yı açıkça ihlal ediyor, teröriste imtiyaz için millî iradeye darbe yapıyorsunuz. Kendinizi hiç kandırmayın, PKK kadroları af maf istemiyor; "Af suç işleyenler için yapılır."la başlayıp da "Bizde pişman olmuş bir hâl var mı?"yla bugüne getirdiğiniz bu süreç PKK'yı terör örgütünden tarafa dönüştürmek, insanlık suçlarını haklı siyasal şiddete dönüştürmek içindir. Aylardır bu kürsüde tekrarlanan ve çok yazık ki kendisini cumhuriyetle özdeşleştiren partilerin de ortak olduğu "yüz yıllık inkâr" "asimilasyon" "yüz yıllık sorun" ifadeleri bunun temel atma törenidir, aranan statü budur. Israrlı bir şekilde "çatışma" dedi az önce iktidar temsilcisi bu kürsüde, devleti terörün değil de iki taraflı çatışmanın muhatabı kılmak Türkiye'nin uluslararası hukuk masasında bölünmesi için gerekçe oluşturmak demektir. Bunu nasıl yapabilirsiniz? Bundan daha hâlâ Sevr mi olur Allah aşkına? Sevr'e kadar mıydı sizin tek milletçiliğiniz, tek devletçiliğiniz, tek bayrakçılığınız; Sevr'e kadar mıydı cumhuriyetçiliğiniz; Sevr'e kadar mıydı Atatürkçülüğünüz?

Barış kâğıt üzerinde çok romantik geliyor olabilir bazı arkadaşlarımıza. Unutmayın, Mondros da barıştı, silahları susturacaktı; imzacılarına sorsanız devletimizin istiklal ve saltanatın hukuku kurtarılmıştı Mondros'la ama Osmanlı bu barışla yıkıldı, Anadolu bu barışla işgal edildi, kahraman Türk evlatları Kaymakam Kemal Bey, Nusret Bey bu barış sürecinde idam edildi. Mehmet Emin Yurdakul, Yunus Nadi; aydınları bu ülkenin, bu barış sürecinde hapsedildi. "Ayşe, Fatma isteriz." diye gezen işgalcilerce evlatlarımız bu barış sürecinde iğfal edildi İstanbul sokaklarında ve Türk milleti çok manidardır ki bu barış sürecinde kurtuluş mücadelesine girişmek zorunda kaldı çünkü "barış" diye gelen esaretti. Akıbetinize dair fikir verir belki; o barışın imzacıları ve onaylayan Saltanat Şurası bu yüce Meclis eliyle vatan haini ilan edildi. Hangi yasayı, kaç imzayla çıkarırsanız çıkarın, hangi dağdan indirir, hangi inden getirir, hangi delikten çıkarırsanız çıkarın, birisini bile -Genel Başkanımız defaatle söyledi- cesedimizi çiğnemeden bu kapıdan sokamayacaksınız ama bugünün konusu bizim cesedimiz, bizim cesaretimiz değildir, bugünün konusu sizlerin şahsiyetidir. Yüz binlerce şühedanın kanı pahasına kazandığımız bağımsızlık yerine teslimiyet ikame ediliyor. Hem de kime? Yüz yıl önce emsalsiz bir mağlubiyete uğrattığımız emperyalistlerin maşası olmaktan başka hiçbir şey olmayan, Kürt'le alakası olmayan, halkla alakası olmayan bir terör örgütüne.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

SELCAN TAŞCI (Devamla) - Mahmud Şevket Paşa'nın Hareket Ordusu'na hitabı geliyor benim böyle zamanlarda aklıma. "Kardaşlar, millet bizden imdat bekliyor, ne duruyorsunuz? Bizde cesaret, bizde hamiyet yok mu?" Ya, sizde arkadaşlar, sizde cesaret, sizde hamiyet yok mu? Yıllarca binalarınıza astınız, nutuklarınızı süslediniz, mevzubahis vatansa gerisi teferruat diye. Mevzubahis vatansa partileriniz, grup kararlarınız, vekil olmak, bakan olmak, Cumhurbaşkanı olmak teferruattır. Egemen olamadığın vatanda ne olursan ol vasfın kuklalıktır ve bir gün mutlaka bindirilirsin o Malaya zırhlısına. Şantaj mı var arkadaşlar? Boyun eğmeyin, hiçbir ayıp, hiçbir suç, hiçbir hata vatana ihanetten daha ağır değildir. Bugün 106'ncı yılında ikinci Sevr ihanetine ortak olmayın. (İYİ Parti sıralarından alkışlar)

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

SELCAN TAŞCI (Devamla) - Kurtuluş Savaşı'nı bile silmeye kalkıştığınız o ders kitapları var ya eğer bu ihanete ortak olursanız, gizli anlaşmalarla kürdistan teşkiline engel olmama garantisi veren mütareke mebusları gibi anılırsınız.

?BAŞKAN - ?Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmemiştir.

SELCAN TAŞCI (Devamla) - Damat Feritleri olarak geçeceksiniz işte o ders kitaplarına, torunlarınıza bu utancı yaşatmayın.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)