GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:125
Tarih:10.08.2026

ŞENOL SUNAT (Manisa) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri, aziz Türk milleti; burası Gazi Meclis, şehitler bizi izliyor, cumhuriyetin banisi Büyük Önder'imiz Mustafa Kemal Atatürk bizi izliyor, tarih bizi izliyor, aziz Türk milleti dikkatlice bizleri dinliyor, elinizi kaldırmadan önce "evet"in Türkiye'ye maliyetini hatırlatmak isterim.

Bu teklife "evet" derseniz kırk iki yıldır bu devlete silah doğrultmuş, binlerce masumu katletmiş PKK terör örgütünün askerî yenilgisini siyasi bir kazanıma dönüştürme fırsatı verirsiniz. "Evet" derseniz teröristin silah bırakmasını, zaten yerine getirmesi gerekeni kayıtsız şartsız teslimiyet olmaktan çıkarıp karşılığında bu hainleri ödüllendirmiş olursunuz. "Evet" derseniz bugünün teröristine af, yarının teröristine umut vermiş olursunuz. Elbette, değerli milletvekilleri, kan akmasın, bizden daha fazla kim isteyebilir bunu? Ancak aziz Türk milletinin "Kan akmasın." duasını terör örgütünün siyasi sermayesine çevirmeye kimin hakkı var?

Sayın milletvekilleri, PKK, Türkiye Cumhuriyeti'nin kararlı mücadelesi karşısında hareket kabiliyeti daraldığı için yeni bir stratejik alan arıyordu zaten. Bu hainlere siyaseten ve hukuken yeni bir nefes alanı açmanın sonuçlarını iyi hesaplamak zorundayız çünkü terör örgütleri yalnızca silahla yaşamaz, propagandayla yaşar, finansmanla yaşar, uluslararası bağlantılarla yaşar, siyasi meşruiyet arayışıyla yaşar ve en önemlisi, zaman kazanarak yaşar. O nedenle, "Evet." derseniz bu örgütün Irak ve Suriye'deki silahlı varlığını ve siyasi kapasitesini görmezden gelmiş olursunuz. Silahı konuşurken parayı, propagandayı, lojistiği ve uyuşturucu ağlarını unutmuş olursunuz. "Evet." derseniz terörü tasfiye etmek yerine, terörün şekil değiştirerek yaşamasına fırsat verirsiniz.

Asıl soruya gelelim: Bu kanuna "Evet." derseniz bundan sonrası nerede duracak sayın milletvekilleri? Bugün PKK üyelerinin hukuki durumuna ilişkin düzenleme, ceza hukukunda istisna, binlerce teröriste Anayasa ihlal edilerek getirilen özel af; peki, yarın ne? Vatandaşlık tanımı mı, eğitim dili mi, yerel yönetimlere yeni statü mü, konfederalizm mi, üniter devlet yapımızı tartışmaya açacak yeni idare modelleri mi? İktidara soruyorum: Bütün bunlar koltuğunuzu korumak ve yeniden seçilmek için mi? Büyük Orta Doğu Projesi'ni yürütebilmek için mi? Türkiye Cumhuriyeti devleti sizin siyasi ikbalinizin de, küresel projelerin de pazarlık konusu asla olmamalı, olamaz.

Sayın milletvekilleri, şimdi size siyasi değil, vicdani bir soru soracağım. "Evet" derseniz bir şehit çocuğu size "Babam neden öldü?" diye sorduğunda, gözlerinin içine bakarak ne söyleyeceksiniz? "Evet" derseniz bu kararın yalnız bugünkü siyasi sonuçlarının değil, yarınki siyasi ve sosyal sonuçlarının tarihî sorumluluğunu taşımaya hazır mısınız? O nedenle, elinizi kaldırmadan önce grubunuza değil sayın milletvekilleri, vicdanınıza bakın; genel merkezinize değil sayın milletvekilleri, milletin hassasiyetine bakın; bugünün siyasi hesabına değil yarının Türkiye'sine bakın. Tarih yüzlerce sayfa yazmaz sayın milletvekilleri, bazen tek bir soru sorar "O gün Meclisteydin, neye taraf oldun?" diye sorar. 1 Mart tezkeresini sizlere hatırlatmak isterim. (İYİ Parti sıralarından alkışlar)

Biz bu ihanet yasasına "hayır" diyoruz. Buradan milletimizin huzurunda bir kez daha ilan ediyoruz: Bu ihanet sürecine sonuna kadar karşıyız ve mücadele edeceğiz. Bu ihanet projesinin ağababaları, sahipleri emellerine asla ulaşamayacak, başaramayacaksınız! Bu devlet projesi falan da değil sayın milletvekilleri, bu iktidarın koltuk projesidir. Türkiye Cumhuriyeti hiçbir terör örgütünün hedeflerine göre yeniden tarif edilemeyecek. Biz çocuklarımıza pazarlıklarla ayakta duran bir ülke değil, başı dik bir cumhuriyet bırakacağız Allah'ın izniyle! (İYİ Parti sıralarından alkışlar) Ne diyor Mehmet Akif: "Tarihi tekerrür diye tarif ediyorlar. Hiç ibret alınsa tekerrür eder miydi?" diyor, saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti sıralarından alkışlar)