| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 125 |
| Tarih: | 10.08.2026 |
CEVAHİR ASUMAN YAZMACI (Şanlıurfa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, aziz milletimiz; bugün kırk yıla yayılmış bir acının milletimizin kararlı iradesiyle çözümüne şahitlik ediyoruz. Türkiye'nin uzun yıllar sonra önüne açılan yeni bir ufku, çocuklarımıza nasıl bir ülke bırakacağımızı, yarınlarımızı korkunun mu, umudun mu şekillendireceğini konuşuyoruz. Bizler tarihi sadece yaşayan değil tarihi yazan ve istikbale yön veren bir milletin evlatlarıyız. Bazı günler vardır, takvimlerden gelip geçer, bazı günler ise milletin hafızasına kazınır, bugün Gazi Meclisimizin hafızasına kazınacak günlerden biri.
Değerli milletvekilleri, ben bu kürsüye Güneydoğu Anadolu'nun hafızasıyla çıkıyorum. Şanlıurfa'nın bir evladı, Güneydoğulu bir iş insanı, Kürt bir kadın olarak söylüyorum. Bu topraklar çok acı gördü, Türkiye kırk yılı aşkın bir süre boyunca enerjisini, gücünü, farkındalığını tam da Türkiye'nin ilerlemesini istemeyen karanlık güçlerin istediği şekilde boşa harcadı. Şehitler verdik, gazilerimiz oldu ama hiçbir zaman vatanımızdan, bayrağımızdan, birliğimizden, kardeşliğimizden vazgeçmedik. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın yıllar önce ifade ettiği gibi, insanımızın canını yakan, enerjimizi ve imkânlarımızı heba eden bu meseleler Türkiye'nin kaderi değil. Acılarımız geçmişimizin bir parçası olabilir fakat çocuklarımızın kaderi olmayacak. Bizim arzumuz, her bir vatandaşımızın kendisini bu ülkenin eşit ve onurlu bir ferdi olarak gördüğü bir Türkiye'dir. Üyesi olmaktan gurur duyduğum Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu tam da bu sorumluluk anlayışıyla, yaklaşık yüzde 95'lik bir temsil gücüyle yani bu milletin neredeyse tamamının iradesiyle çalıştı, Komisyonumuzda farklı siyasi düşünceler aynı masa etrafında buluştu. Devletimizin kurumlarından akademisyenlere, hukukçulardan sivil toplum kuruluşlarına, şehit ve gazi temsilcilerine kadar toplumun farklı kesimlerinin sözü bu çatı altında karşılık buldu, binlerce sayfalık tutanak tutuldu, konuşuldu, dinlenildi, tartışıldı, farklı düşünüldü ama bütün bu farklılıkların üzerinde bir hakikati birlikte aradık: Türkiye'nin huzuru, milletimizin birliği, çocuklarımızın geleceği. Biz başka ülkelerin reçetelerine ihtiyaç duyan bir devlet değiliz. Terörle mücadelede kırk yılı aşkın tecrübesi, devlet aklı, millet iradesi ve demokratik birikimiyle kendi meselesini kendi hukuk düzeni içerisinde çözebilecek kudrete sahip bir Türkiye'yiz.
Değerli milletvekilleri, biz dağlarında çocukların sesinin yankılandığı bir Türkiye istiyoruz. Gençlerin enerjisini teknolojiye, sanata ve üretime verdiği bir Türkiye istiyoruz. Kaynaklarını fabrikalara, üniversitelere, hastanelere, tarıma ve kalkınmaya ayıran bir Türkiye istiyoruz. Edirne'den, Hakkâri'ye, Sinop'tan Hatay'a, Şanlıurfa'dan İstanbul'a kadar her vatandaşımızın aynı güvenle "Bu vatan benim vatanım, bu devlet benim devletim, bu gelecek benim geleceğim." diyebildiği bir Türkiye istiyoruz. Cumhuriyetimizin 2'nci yüzyılına yakışan Türkiye budur. Daha güçlü bir demokrasi, daha güçlü bir hukuk devleti, daha büyük bir kalkınma, daha sağlam bir kardeşlik. Biz yüzyıllardır ne zaman büyük bir imtihanla karşı karşıya gelsek omuz omuza verdik, aynı istikamete yürüdük, aynı geleceği savunduk. O yürüyüşte kaderlerimiz hiç ayrışmadı. Bizim mayamız kardeşliktir, bizim harcımız dayanışmadır, bizim ortak çatımız Türkiye Cumhuriyeti'dir. Şimdi önümüzde yeni bir sayfa var. Bu sayfaya ne yazılacağına biz karar vereceğiz. Geçmişin karanlığını mı büyüteceğiz, geleceğin ışığını mı? Türkiye'nin dününü acılar yazmış olabilir ama Türkiye'nin yarınını bizler yazacağız, birlikte yazacağız, kardeşlikle yazacağız; hukukla, demokrasiyle, milletimizin iradesiyle yazacağız ve o yarının adı terörsüz Türkiye olacak.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
CEVAHİR ASUMAN YAZMACI (Devamla) - Bu süreçle ilgili Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanımız Sayın Numan Kurtulmuş'a da özellikle teşekkür etmek istiyorum. Sayın Başkanımız kuşatıcı yaklaşımı ve ortak zemini güçlendiren yönetimiyle komisyonumuza yön vermiş, farklı siyasi görüşlerin aynı hedef etrafında konuşabilmesine önemli katkılar sunmuştur.
Bu duygularla, kanun teklifinin ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum.
Bu tarihî süreci başlatan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli başta olmak üzere sürece katkı sunan herkese şükranlarımı sunuyor, Genel Kurulu ve aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ ve MHP sıralarından alkışlar)