| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 125 |
| Tarih: | 10.08.2026 |
CHP GRUBU ADINA İNAN AKGÜN ALP (Kars) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin geneli üzerinde Cumhuriyet Halk Partimizin görüşlerini arz etmek üzere huzurlarınızdayım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Sayın milletvekilleri, Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizler tarihsel bir tutarlılık içerisinde siyasetin silahlardan arındırılmasını, bu yolda güvenli bir toplumsal ve siyasal ortamın sağlanmasını, giderek demokrasinin eksiksiz işleyebilmesini ve kurumsallaşmasını, bu yolla başta Kürt sorunu olmak üzere toplumsal sorunların barışçıl yöntemlerle çözülmesine yönelik çabaları her zaman destekledik ve bugün de bu çabaları tereddütsüz olarak destekliyoruz.
Sayın milletvekilleri, Kürt sorununun demokratik çözümü amacıyla yürütülen çabalar yeni bir cesaret, bilgelik ve uzlaşma isteği gerektiren, ülkemizin, bölgemizin ve dahi dünyanın çok ihtiyaç duyduğu yeni bir dönemdir. Yakın tarihte Orta Doğu'da ve bölgemizde yaşanan gelişmeler bize bir kez daha göstermiştir ki emperyalist güçlerin manevralarına karşı halkların ve ülkelerin de kendilerinin yeniden örgütlenmeleri gereken bir dönemdeyiz. Bu örgütleme halklar arasında yeni siyasi birlikler oluşturma doğrultusunda güçlü adımlar atılmasını da gerektirmektedir.
Sayın milletvekilleri, yaşanan gelişmeler göstermektedir ki Türkiye ve çevresinde büyük riskler var ama aynı zamanda yeni ufuklar açılıyor. İnanıyoruz ki görüşülmekte olan bu yasa bir başlangıç olacak ve biz de ülke olarak yeni bir gelecek inşa edeceğiz. Bu yeni gelecek, ellerini eski ayrılıkların ötesine uzatabilenlere aittir. Bu yeni gelecek, şiddet ve zor yoluyla siyaset yapmayı ve geçmişin dogmatizmini reddedenlere aittir. Gelecek, demokratik yolları izleme cesaretini gösterenlere aittir. Bu demokratik yolların her bireye ve her etnik gruba ortak yaşam için yeni sorumluluk vereceğini de öngörüyoruz. Türkiye'de bu yasa vesilesiyle yeni bir siyasi kültür gelişecektir. Bu kültür eski sorunları demokrasi ruhuyla ele alıp çözmeye de olanak taşıyacaktır.
Değerli milletvekilleri, yeni sürece dâhil olan herkese içtenlikle başarı ve sabır diliyoruz. Emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz. Yeni dönemde gelişen birlikte yaşama anlayışı kronikleşmiş krizlere ve kan dökülmesine son verebilir; bunun sürdürülebilir olmasını umut ediyoruz. Bilinmelidir ki barış ve refah iklimi ancak özgür bir ülkede yeşerir. İnşallah ülkemiz silah ve şiddetin gölgesinden kurtulacak, barış ve refah içerisinde olacaktır. Görüşülmekte olan yasanın barış ikliminin oluşmasına vesile olacağını umut ediyoruz. Bu umudu bugüne kadar canlı tutan, adalet, özgürlük ve hakikat arayışından asla vazgeçmeyen, onurlu bir barış için bedel ödeyen herkesi saygıyla anıyorum. Hayatını kaybeden tüm şehitlerimizi minnet ve saygıyla anıyor, onlara Allah'tan gani gani rahmet diliyorum. Vatan, kahraman şehit ve gazilerimize minnettardır.
Sayın milletvekilleri, ülkemizde on yıllardır devam eden çatışmalı ortam çok sayıda insanımızın ölümüne yol açtı, devletimize büyük zararlar verdiği gibi çatışmanın içinde bulunan halkımıza da çok zararlar verdi. Bu nedenle artık ölümleri durduracak, herkes için daha iyi bir durum yaratacak barışçıl bir çözüme ulaşabileceğimizi umut ediyoruz.
Partimiz bu sürece sorumluluk anlayışıyla, devletin kurucu partisi olma tarihsel misyonuyla ve devleti yaşatma perspektifiyle yaklaşmaktadır. Cumhuriyetin 2'nci yüzyılında ülkemizin üniter yapısından, demokratik hukuk devletinden taviz vermeden bu ülkede yaşayan herkesin kendisini eşit, özgür ve güvende hissedebileceği bir Türkiye inşa edeceğiz. Hiç kimsenin şüphesi olmasın ki cumhuriyetin kurucu iradesi 2'nci yüzyılda da toplumsal barışın ve ortak geleceğin kurucu iradesi olacaktır.
Sayın milletvekilleri, bizim bu yasa konusundaki ilkesel tutumumuz, Türkiye Büyük Millet Meclisi Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun hazırladığı raporda belirtilen çerçevede hukuki ve yasal sürecin başlaması, bu yolla çatışma ve silahların tamamen devreden çıkarılması çabalarına öncü olmaktır. Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak tarihin omuzlarımıza yüklediği sorumluluğun bir gereği olarak bu tarihî süreçte yalnızca destek veren değil, sorumluluk alan, öncülük eden ve doğru istikameti gösteren bir anlayışla hareket edeceğiz. Bu süreç bir bölünme, parçalanma veya ayrışma süreci değil, tam tersine yaraları sarma, kardeşliği güçlendirme ve milletçe yeniden kenetlenme sürecidir.
Yasaya dayanak teşkil eden Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu çalışmaları Türkiye Büyük Millet Meclisinin temsil gücü ve demokratik meşruiyeti içerisinde yürütülen toplumsal barışın, birliğin ve millî dayanışmanın güçlenmesine yönelik tarihî sorumluluğun bir yansıması olarak kabul edilmelidir.
Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda ele alınan hedefler dönemsel söylem ya da konjonktürel birer hamle değil, birer devlet politikasıdır; biz bu politikaya tereddütsüz katkı vereceğiz. Ayrıca, ülkemizde önce bir siyasi kriz, sonra da sokakları ve linç kültürünü harekete geçirerek bir güvenlik krizi çıkarma yoluyla etnik ve mezhepsel bir iç karışıklık, ayrışma ve çatışma zemini oluşturma amacıyla yeniden örgütlenen ve sinsice sürece yönelik toplumsal tepki yaratmaya çalışan ve demokrasi uğruna nice bedeller ödeyenlerin mağduriyet ve meşruiyetini devşirmeye çalışan yapılara da asla geçit vermeyeceğiz.
Sayın milletvekilleri, konuşmamın bu bölümünde, görüşülmekte olan yasa teklifine ilişkin, Adalet Komisyonu üyesi bir milletvekili olarak bazı teknik izahatlar da yapmak istiyorum. Bu yolla yürütülen tartışmalara katkı sunacağımıza inanıyorum.
Yasa gündeme geldiğinden beri yürüyen tartışmaların önemli bir bölümü, Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Raporu'nun 6'ncı bölümü kapsamında hazırlanan bu yasanın Rapor'un 7'nci bölümünde ifadesini bulan demokratikleşmeyle ilgili önerileri kapsamadığı, bu nedenle, görüşülmekte olan kanunun beklentileri tam olarak karşılamadığı yönündedir; oysa, Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Raporu'nun 6'ncı bölümünde tanımlanan ve örgütün tüm unsurlarıyla silah bıraktığının güvenlik birimlerince tespit ve teyidini ifade eden kritik eşiğin Rapor'un 7'nci bölümünde yer alan adımlar bakımından bir başlangıç noktası oluşturduğunu tüm partiler Komisyon aşamasında kabul etmişlerdir. Bugün bu yasayla, işte, bu başlangıcı yapıyoruz. 2015 yılında süreci akamete uğratan tecrübe karşısında bugün yürüyen sürecin özgün yanının silahların en başta bırakılması olduğu ve sürecin barış inşası, geçiş dönemi adaleti ve kalkınmayı kapsayacak şekilde yürütülmesi gerektiğini biz, Adalet Komisyonu görüşmelerinde ifade etmiştik. Önemine binaen bir kez de burada ifade ediyoruz. Çözüm mimarisinin bir gereği olarak silahların devreden çıkarılması, güvenli bir siyasal ortamın oluşması için atılması gereken ilk adımdır. İşte bugün bu ilk adımı atıyoruz.
Sayın milletvekilleri, yürümekte olan bir diğer tartışma da teklifin bir genel veya özel af niteliği taşıyıp taşımadığıdır. Bilindiği üzere, genel af, kamu davasını ve kesinleşmiş mahkûmiyeti bütün cezalarıyla ortadan kaldırmaktadır. Özel af ise kesinleşmiş cezanın infazından tamamen veya kısmen vazgeçilmesi ya da cezanın daha hafif bir türe çevrilmesi sonucunu doğurmaktadır. Oysa bu teklifte suçun hukuki niteliğinin, mahkûmiyet hükmünün ve ceza sorumluluğunun korunduğunu görmekteyiz. Anayasa Mahkemesi 2020 yılı tarihli kararlarında cezanın miktarını ve türünü değiştirmeyip, yalnızca infazın şekli ve rejimini düzenleyen hükümlerin özel af sayılmayacağını kabul etmiştir. Görüşülmekte olan düzenleme, daha önce yürürlüğe giren 4616 ve 4758 sayılı Kanunlardan da farklı olarak sadece örgütün feshine bağlı geçici, sınırlı ve kendine özgü bir erteleme rejimi oluşturmaktadır. Ceza ve infaz politikalarının belirlenmesi, Anayasa’nın çizdiği sınırlar çerçevesinde her zaman Türkiye Büyük Millet Meclisinin takdir yetkisi kapsamındadır. Toplumsal şartların değişmesi, güvenlik politikalarının ulaştığı seviye ve kamu düzeninin ihtiyaçları dikkate alınarak ceza adalet sisteminde yeni düzenlemeler yapılması yasama organının anayasal görevlerinden biridir. Görüşülmekte olan bu teklif, bu yetkinin kullanılmasının somut bir örneğini oluşturmaktadır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
İNAN AKGÜN ALP (Devamla) - Teşekkür ederim Başkanım.
Sözlerime son verirken ifade etmek istiyorum ki silahlar susarsa kardeşlik güçlenir, kardeşlik güçlenirse Türkiye güçlenir, Türkiye güçlenirse milletimiz kazanır, birlik varsa gelecek de vardır. Bu topraklar ayrılığın değil, birliğin düşmanlığın değil, kardeşliğin yurdudur. Bu yasada bir teslimiyet veya mağlubiyet yoktur. Barış, onurlu bir barıştır. Herkes kazanacaktır, halkımız müsterih olsun Türkiye kazanacaktır.
Bu duygu ve düşüncelerle, teklife Cumhuriyet Halk Partisi olarak "evet" oyu vereceğimizi belirtiyor, hayırlı olmasını temenni ediyorum. Beni dinlediğiniz ve dikkatiniz için teşekkür ediyorum. (CHP, DEM PARTİ ve MHP sıralarından alkışlar)