GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:125
Tarih:10.08.2026

AK PARTİ GRUBU ADINA ADEM ÇALKIN (Kars) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu ve aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum.

Bugün Gazi Meclisimizde farklı siyasi partilerden 360 milletvekilinin imzasıyla ortaya çıkan geniş bir mutabakatın ve tarihî bir dönüm noktasının eşiğindeyiz. Bu düzenleme, Türkiye'yle birlikte bölgemizin huzuru ve geleceği bakımından da büyük önem taşımaktadır. Millet olarak yaklaşık yarım asırdır ayağımıza pranga olan ve enerjimizi sömüren terör belasından artık bütünüyle kurtulmak zorundayız.

Değerli milletvekilleri, ülkemizde Türk ile Kürt arasında kurulan bin yıllık kardeşlik sayesinde, Allah'a hamdolsun, milletimiz teröre, ırkçılığa fırsat vermedi. Bu, dinimizin bize emrettiği "İyiliği emret, kötülükten nehyet." hakikatinin en bariz yansımasıdır. Bunca acıya, bunca tahrike ve bunca provokasyona rağmen Türk ile Kürt birbirine düşmanlık yapmadı. Bin yıllık can kardeşliğini, birlik ve beraberliğini her zaman korudu çünkü biz aynı vatanın evlatlarıyız. Bizim ortak düşmanımız, kardeşi kardeşe düşürmeye çalışan terördür, ırkçılıktır ve bölücülüktür, bu nedenle terörsüz Türkiye'nin gerçek kahramanlarını arıyorsak önce bu aziz millete bakacağız, şehitlerimize, gazilerimize bakacağız. Evladını kaybetmesine rağmen kardeşliğinden vazgeçmeyen annelerimize bakacağız. Acısını yüreğine gömüp komşusuna düşman olmayan, fitneye fırsat vermeyen insanımıza bakacağız. Buradan açıkça ifade ediyorum. Bizde vatan sevgisinin Türk'ü, Kürt'ü olmaz, bunun en bariz örneğini serhat şehrimiz Kars'ımızdan vermek istiyorum. 10 Temmuz günü, geçen ay Digorlu Millî aşiretinden şehidimiz Abdulbaki Kurçak'ın babası Efo Kurçak'ı Hakk'a uğurladık. Efo amcamız Digorluydu ve bir Kürt'tü evladını bu vatan uğruna şehit verdi. Bu aziz vatan için dökülen kan, şehitlerimizin ortak kanıdır. Arkadaşlar, aynı şehitlikte aynı bayrağa sarılan şehitlerimiz aynı vatan uğruna yan yana yatmaktadır.

Değerli milletvekilleri, 12 Eylülde ve 1990'lı yıllarda ortaya çıkan siyasi akıl, dolayısıyla baskıcı, hukuk tanımaz, özgürlükleri yok sayan bir anlayış ülkemize hâkim oldu. Bu örgütün işine yaradı, Kürtler siyasette varlık gösteremediler, buna müsaade edilmedi. O dönemde terörle değil, Kürtlerle mücadele edildi. Siyaset terörün insafına ve vesayetine terk edildi. Siyonistler ve emperyalistler bu durumu sonuna kadar kullandılar. Bu olaylar birtakım çevrelerin de işine geldi, artık bunlar geride kaldı. Bugünkü siyasi duruş ve devlet aklıyla bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Ülkemizde ve bölgemizde kurulmak istenen kanlı ve sinsi tezgâhı bozan irade Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'nin güçlü ve sarsılmaz iradesidir.

Değerli milletvekilleri, bugün, bazı çevreler çıkıp bu düzenlemeyi af diye nitelendiriyor, "Devlet teslim oluyor." diyorlar, buradan soruyorum: Bir terör örgütünün silah bırakması devletin teslimiyeti midir? Kendisini feshetmesi devletin teslimiyeti midir? Hayır, Türkiye teröre teslim olmuyor, Türkiye terörü teslim alıyor. Çıkarılan kanunla, hukuki mekanizmaların işlemesinin şartı örgütün fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolündeki bütün silahları teslim ettiğinin devletimizin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi kuralına bağlanmıştır.

Değerli milletvekilleri, bizim terörsüz Türkiye anlayışımızın üç temel sütunu vardır; güvenlik, hukuk, sarsılmaz ve yıkılmaz kardeşlik. Terörsüz Türkiye aynı zamanda bir demokrasi, özgürlük, hukuk devleti, çoğulculuk ve toplumsal barış projesidir. Şu hakikatin altını çizmek istiyorum, biz Kürtler dün olduğu gibi bugün de yarın da millî birlikten, beraberlikten ve kardeşlikten asla ayrılmayacağız. Türkiye bizim ana vatanımızdır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti Türklerin de Kürtlerin de devletidir. Tüm cihan bilsin ki biz 86 milyon tek milletiz ve birbirimize yeteriz. Güçlü ve büyük Türkiye'yiz diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)